Küresel soğuma…

30.11.2018
Hilal ALTIN

Ne güzel günlerdi hatırlıyorum da…

Arkadaşlarımızla ‘kim en erken kalkıp sokağa çıkacak’ oyunu oynardık.

Evde dayımla gürültü yapar teyzemi kızdırırdık.

Yüzük saklamaca oynardık.

Dedem sobamızı yakardı.

Sobanın üzerine elma kabuğu koyardı ‘ melekler severmiş’ derdi.

Evde ne kadar giysi varsa üzerimize giyer giysileri gizlice dışarı çıkarırdık.

Dışarıda onları kostüm olarak kullanırdık. Ve tiyatro sergiler para kazanırdık kendi çapımızda.

Kıyafetlerin dışarı çıktığını farkedince annem bana terlik fırlatırdı ben de müthiş fizik bilgimle geliş hızını ve yönünü hesaplayarak yan tarafa kayardım.

Tabi her zaman bu kadar şanslı olmuyordum.

Terlik değiyordu ve bu kadar şefkat bir terlikte o hızda nasıl olabiliyordu şu an ki fizik bilgimle de çözemiyorum doğrusu.

Günümüzde “onu hemen bırakıyorsun tatlım” “ tamam her şey senin istediğin gibi olsun ancak unutma ki sonuçlarına tek başına katlanacaksın” gibi gayet kibar ve karşıdakinin fikirlerine oldukça saygılı! bu iki (vb) cümlede neden o terliğin muhteşem şefkati yok?

Ne kadar da az samimiyiz.

Ne kadar da terliksiz ama yalnızız.

Öncelikle o terliğin fırlaması için o gücü uygulayacak birine ihtiyaç var.(bu güne kadar ki terlik fiziği tecrübelerime dayanarak) işte asıl o kişi yok  şimdi!

Annemiz nerde?

Yani bir yerin ısınması için gereken bazı şartlar vardır onları yapınca bulunduğun yeri ısıtırsın, ya da tersini yaparsan o yer soğur.

Peki nasıl oluyor da bir kişinin yokluğu evi soğutabiliyor?

İşte tüm bilimi alt üst eden tuhaf bir durum.

Bunu duygular hariç hiçbir bilimle izah edemezsin.

Ve hiç bir Bilgiden geçmez bunun açıklaması.

Henüz hiç bir bilgi kirletmemiştir bu duyguyu.

  • büyüyünce ne olacaksın  kızım?
  • Ev olacağım öğretmenim
  • Nasıl?
  • Sıcak öğretmenim!?

Artık hiç kimsenin Bilgi ve birikiminin çocuğuna fayda vermediği bir çağdayız.

Ya kreşte ki öğretmen ya evde ki bakıcı ya da yaşlı babaanne eğitiyor çocuğumuzu.

Doktorumuzun,mühendisimizin,C.başkanımızın,başka öğretmenlerin,pedegogların,herkesin herkesin…

Hepimiz başkalarına yardım ediyoruz. Bi başkası da bize. Kimsenin kendine hayrı yok diyesim geliyor neden?

Evet hayrımız olmayabilir ama ev de olmadığımız her anın telafisinin peşindeyiz.

Ne olursak olalım öyle aşılmaz bir hilkatimiz bir fıtratımız mevcut ki…

İlla fıtratımızı doyuracağız!

Eee ne yapsak?

Bâri saygıda kusur etmeyelim çocuğa.

Yeterki psikolojisi bozulmasın.

Öfke kontrolünü sağlasın.

Okulda başarılı olsun.

Dikkati dağılmasın…

Evler soğuk evler buz tuttu hanımlar. Kalem elden düşüyor.dikkatim dağılıyor, psikolojim bozuluyor, öfkeleniyorum Anne!

Zulme ya dur denir ya izlenir ya kılıf bulunur. Dün izledim yine (zulmün izlenme tipine ör.)bir yuva(!) da 1 yaşlarında bir çocuğun ağzını kapatarak susturmaya çalışıldığını.

Çocuk çırpınıyordu. Bu çırpınmaya kadın(!) bağırtısıyla  eşlik ediyordu.

Zulmü yapan sadece bu kadın mı?

Yavrunu vahşi bir hayvanın eline verirsen parçalar. 

Bilemem belki de parçalamaz merhamet vahşi hayvanlara da verilmiş bir nüvedir.

Ama biz esfel —i Safilin olursak her şey yapmamız mümkün. O halde yavruları esfel-i safilin  eline verirsek biz daha suçluyuz.

Ama hayat pahalı öyle değil mi?

O çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak geleceğini garanti altına almak! zorundayız, tam da bu şekilde.

Eziyetle ve asıl ihtiyacı olan şeyi temel ihtiyacını elinden alarak.

Diğer lüzumu daha az olanları karşılama çabasına gireriz.

Evlerimiz soğuk yuva(!)lar sıcak. Ağlama sesinden şiddetin yüksekliğinden. Dünya ise buz tutmak üzere.

Eleştirmek kolaydır biliyorum.

Düzeltmek zordur.

Ben de konuşuyorum işte susmamak için düzeltemediğim için…

Saygıda kusur ettiysem affola.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları