Kolayı Var Allah’a Havale Et Rahat Et

21.03.2020
Mustafa YILDIZ

Mustafa YILDIZ / Kolayı Var Allah’a Havale Et Rahat Et

İçinde bulunduğumuz ve tarihe şahitlik ettiğimiz şu müstesne günlerde vatandaşlardan, özelde de şuurlu müslümandan beklenen, telaşa kapılmadan sakin bir kafa ile etraflıca düşünerek, fikir üretme, sağlıklı yorumlar yapma, toplumun sinir uçlarıyla oynama yerine, sükunete davet etme şeklinde tercihimiz olmalıdır.Bizlerin tevafuken denk geldiği bu olağanüstü günlerde, bir umut ve ümit babından küçük çaplı da olsa kendi ölçeğimizde çözümler üretme/üretebilme cabası göstermeyi dinimizin gereği, insanlık yararına olacak şekilde fikirler serdetmek için gayret sarf etmeyi de bir vatandaşlık ve insanlık görevi sayıp çabalar sarf edilmelidir.

Toplumsal tezahürün bu yönde seyretmesi beklenirken, tam aksine toplumda endişe ve kuşkuya mahal veren, tansiyon yükselten haberler servis etme, adeta ortamın kaotik boyut kazanması için benzinle yangına gidilmesi, insanları ümitsizliğe ve karamsarlığa sevk edecek ifadeler kullanılarak toplumu germe vs.gibi alanlara kaydırıldı. Bu tutum ve davranışlar nedeniyle muhtemel doğabilecek olumsuz görüntülerden kimse beri kılamayacağı gibi, üstelik sebepleri oluşturmada pay sahibi olanlara ileriki zamanlarda vicdan azabı çekmekden başka bir şey de kazandırmaz. Ayrıca sosyal medya kanalıyla yayılan bol “bühtanlı” haberlerin de katkısıyla pompalanan, empoze edilen bu asılsız, ilgisiz ve tutarsız haber ve yorumların süzgeçten geçirilmeden dolaşıma sokulması, maalesef müslümanların da destek vermesi, vaziyeti daha “buhran”lı bir hale getirdiği / getireceği de unutulmamalıdır.

Modern zamanların savaş taktikleri yalnız sahada yapılmayla kalmayıp çok yönlü olduğu/olacağı, topluma korku ve endişe pompalamanın da aslında bir soğuk savaş takdiği olarak her dönem kullanıldığı bilinmelidir.Sanal dünyada yayılan bu tür haberlerin aslında dış kaynaklı olduğu bilindiği halde yine de dostlar tarafından itibar görmesi ve dostların eliyle yayılması gerçekten üzüntü verici olmaktadır.Üsttelik vucut direncimizi korunmaya en fazla ihtiyaç duyduğu şu günlerde. 

İnsanın en zayıf olduğu anı karar veremediği ve zihni bulanıklık yaşandığı anlarıdır.İnsan o hale girince duyduğu, işittiği ve söylenen her şeye “Acaba” demeye başlar, her şeye flu bakma moduna gireriz.Çünkü zihin bulanmıştır artık.Bu psikolojiden çabuk çıkmazsanız/çıkamazsanız şayet “Rüzgar Gülü” olmaya başlamışsınız demektir.Savrulmaya müsait hale gelmiş olursunuz ki, Kim ne dedi? Kimler neler söylüyor? Diye merakda eklenince artık konrolü tamamiyle ortamı oluşturanlara teslim etmiş olursunuz ki istenilen de budur zaten.Halbuki ferasetimiz art niyetli kişilere bu fırsat vermemelidir.

Büyüklerin tabiriyle “gavur gavurluğunu yapacak” tabi. Tamam bunu anlıyoruz. Peki “bu bize Allah’ın bir belasıdır” diye söze başlayan bir müslüman, neden bu olanlar için “Kendi ellerimizle yapıp ettiklerimizdendir” demez? Çünkü bunu söyleyen kimse demek ki benimde suçum var demiş olur ki, suçluluk psikolojisiyle sesini çıkarmaz üzerine düşeni yapması gerektiğini bilir. Ama giriş öyle başlatılmaz. Haşa suçu Allah’ın üzerine isnat edersiniz sonra da “Nasıl verdiyse öyle de alsın” der, bir şey yapmayı gerek görmezsiniz. Gerek ferdi ve gerekse toplu dua seanları ile yapmanız gereken görevide birilerine havalede etmişseniz eğer, görevi yapmanın verdiği huzurla rahat edersiniz. Boş vakitte çok olduğundan hata ve eksik bulmayı dini görev zanndersiniz artık. Yıllarca hep eksikleri saydık hangi sorunumuzu çözüldü.?

Düşmana karşılık hazırlıklar yapılması tavsiyesi ihmallerle tehir edile edile bizlere kadar geldi.Bin küsür yıldır bu bilindiği halde, acaba bu uğurda ne gibi gayretler gösterildi.? önerilerimizle birlikte nerede hala eksik yapıyoruz? diye sorabiliriz. Mesela; savunma sanayimizin ordumuza kazandırdığı bazı silahlarla cepheden başarı haberleri gelince nasıl yürekten dua etmeye başladık.Çünkü bundan sonra yapılması gereken işlem buydu.

Yıllardır sıcak savaşların zamanla yerini biyolojik savaşa bırakacağı dillendiriliyordu.Yani bu durum daha öncedende tarihi süreçlerde kimi zaman yaşandığı için sürpriz olmaması gerekirdi.İmkanlarımız el vermemiş olabilir.Ancak bu gün bireysel bazda yapabileceklerimizi bari yapalım.Bence  buda vatandaş olarak gölge etmeyelim yeter.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş