Talip Özçelik / Kiminle İşbirliği ?
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Kiminle İşbirliği ?

25.12.2017

Talip Özçelik/Kiminle İşbirliği ? Talip Özçelik

İslam işbirliği Teşkilatı-İİT-25 Eylül 1969 tarihinde kurulmuş bir örgüttür.

 

Mescidi Aksa'nın 21 Ağustos 1969'da Siyonist rejim tarafından yakılmasının ortaya çıkardığı tepki-infial sebebiyle, İslam konferansı örgütü' (İKÖ)’nün aldığı kararla Eylül 1969'da Fas'ın Rabat kentinde kurulmuştur.

 

İslam işbirliği teşkilatının kuruluş amacı, İslam dünyasının hak ve çıkarlarını korumak, üye ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi ve dayanışmadır. İsimleri ve kuruluş amaçları itibarıyla güzel çağrışımlar yapsa da, bu ve benzeri teşkilatların dünya Müslümanlarının hiçbir problemine kalıcı çözüm bulmak gibi bir işlevleri olmamıştır; önümüzdeki yıllarda da böyle bir beklenti, çok iyi niyetli ama boş bir beklenti olacaktır.

 

2 milyara yakın nüfusuyla ABD ve Batı'nın ötekileştirerek düşman ilan ettiği bir dünya..İslam dünyası.

 

Büyük bir potansiyele sahip ama, bu dünyanın sahip olduğu güç ve imkanlar başlarındaki işbirlikçi rejimler sebebiyle hiçbir anlam ifade etmemektedir. Müslüman halkların sahip olduğu heyecan ve duydukları acı birkaç istisna hariç tutulursa ne yazık ki başlarındaki işbirlikçi rejimlerde yoktur. En fazla yaptıkları toplantı düzenlemek ve problemi de birleşmiş milletlere götürüp hiçbir etkisi olmayan kararlar aldırmaktır.

 

BM’nin aldığı kararlar ise ABD  ve Siyonistler için "kim takar yalova kaymakamını" kabilindendir. Merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde bulunan İslam İşbirliği Teşkilatının Kudüs veya Filistin için aldığı kararın ne etkisi olabilir ki?

 

Son aylarda İsrail'le yakın işbirliği adına açıklamalar yapıp, muhalif ses çıkarabilecek isimleri tutuklayan Suud rejimi mi Müslüman halkların hakkını savunacak ?

 

1000 gündür -yani yaklaşık üç yıldır- Yemen'i bombalayıp yakıp/yıkan Suud ve Ona destek veren ülkeler mi ?

 

Suriye'yi yakıp yıkan, Irak Libya ve Afganistan'a sessiz kalan ülkeler mi İslam'ın ve Müslümanların hukukunu savunacak?

 

Son birkaç gündür medyada yer alan yaldızlı cümlelerle Müslüman halklar sadece kandırılmaktadır. 1969'da Mescidi Aksa yakıldığı zaman  dönemin Başbakanı , eski terörist Golda Meir: "O gece sabaha kadar uyuyamadım. Zannediyordum ki Müslümanlar dört bir yandan İsrail'e girecekler, lakin korkulan olmadı; o zaman anladım ki biz dilediğimizi yapabiliriz. Zira bu Ümmet uyuyan bir Ümmettir" demiştir.

 

Kimi uyanış ve tepkilere rağmen yaygın olarak, bugün de ümmetin uyuduğu söylenebilir, ancak Müslüman halkların başlarındaki işbirlikçi rejimler, işbirlikçi ulema ve aydınlardan daha uyanık ve samimi olduğu görülmektedir. Müslüman ülkelerde yapılan gösteri ve kampanyalar bir ümit ışığı olduğunu gösteriyor.

 

Evet, teşkilatın adı İslam işbirliği Teşkilatı ancak, bu işbirliği İslam ve Müslümanlarla mı yoksa ABD ve Siyonist İsrail rejimi ile mi… Kiminle işbirliği.?

 

Öncelikle şunun bilinmesi gerekir; İslam dünyasındaki bütün işgal ve sömürüler önce zihinlerimizin / bilinçlerimizin işgali ve sömürüsüyle başlamıştır.

 

Bir toplumda işgal ve sömürü önce bilinçlerden başlar, arkasından fiziki işgal ve sömürü gelir. Önce zihinler işgale hazır hale getirilir.

 

İslam dünyasının en az son iki yüzyılının değerlendirilmesinin bu pencereden yapılması gerekiyor.

 

Zihinleri batının kelimeleriyle işgal altında olan aydınlardan, siyasilerden, hükümetlerden, rejimlerden, İslam topraklarının hangi parçasının işgaline son verebileceğini bekleyebiliriz ki?

 

Varlıklarını ve meşruiyetlerini - kabul görmesi anlamında -  ABD ve batıya borçlu olan hangi yönetim ve hükümet, politikacı veya rejim bunlardan bağımsız kararlar alabilir ki? Hangi İslam ülkesi gerçek anlamda bağımsız ki, bağımsız kararlar alabilsin? Birkaç İslam ülkesi hariç tutulabilir belki ama, Venezüella, Arjantin ve benzeri ülke temsilcilerinin İsrail’e karşı gösterdiği tavrı hangi İslam ülkesi gösterebilir.?

 

Uluslararası sularda Mavi Marmara gemisine saldırarak terör ve cinayet işleyen Siyonist rejim vatandaşlarını sınır dışı edip elçiliklerini kapatan Arjantin ve Venezüella’nın gösterdiği tavrı bu işbirlikçi ülkelerden hangisi gösterebildi?

 

On kardeşimizin-vatandaşımızın- şehit edilmesine, onlarcasının yaralanmasına rağmen Türkiye bile zillet dolu bir anlaşmaya imza atmıştır.

 

Arjantin, İsrail vatandaşları ülkelerine geldiği taktirde, savaş suçlusu olarak mahkemeye çıkaracağını ilan etmişti.

 

Müslüman halkın heyecanını dindirme ya da politik çıkar gözeterek yapılan heyecanlı, duygusal birkaç açıklama dışında başka tavır koyan bile olmadı.

 

Sözlü açıklamalar, heyecanla nutuklar söylense bile ne olacak?

 

İşgalci Siyonistlerin fiili cinayetlerine sözlü açıklamalarla karşı konulabilir mi?

 

1948'den bu yana işgal ettikleri Filistin topraklarında yaptıklarına baktığımızda bu apaçık ortada değil mi?

 

Büyük propaganda ve medya çalışmalarıyla reklam edilen "İslam Ordusu" ne iş yapacak?

 

İslam ülkeleri siyonist işgale karşı tavır koymak istiyorlarsa eğer, Venezüella’nın yaptığını yapsınlar. Siyonist elçiliği kapatıp tüm ilişkilerini kessinler. Ya da İslam işbirliği Teşkilatı üyeliğini iptal edip üyelikten atarak, zalim - kafir ilan ettikleri Suriye rejiminin yaptığı kadarını yapsınlar.

İsrail'e karşı savaşan tüm direniş örgütlerine başkentlerinde büro açıp siyasi ve maddi destekte bulunsunlar.

 

Bunları yapmayacaklarını/ yapamayacaklarını biliyoruz

 

En azından Müslüman halkları ikiyüzlülükleriyle kandırmasınlar.  ABD, batı ve İsrail'den dost olmaz.

 

Müslüman politikacılar /  yöneticiler şunu iyi anlamalıdırlar; ruhunuzu tamamen şeytana satmadan size asla güvenmezler ;veya onların dinine girmeden...

 

İslam topraklarının kurtuluşu ve bağımsızlığı, batılı kelimelerden zihnimizi bağımsızlaştırmak ve tamamen kendi kelimelerimizle düşünüp konuşmaktan ve o kelimelerle dünyayı yeniden inşa etmekten geçiyor.

 

Ahiretteki kurtuluş da aslında tam da buradan geçiyor... Vesselam

Yorum Ekle
Yorumlar
serkan

19.01.2018

"Müslüman politikacılar / yöneticiler şunu iyi anlamalıdırlar; ruhunuzu tamamen şeytana satmadan size asla güvenmezler ;veya onların dinine girmeden..." talip bey teşekkür ederiz... güzel bir yazı
Muhammed Emin Camalanoğlu

25.12.2017

Ellerinize yüreğinize sağlık üstadım. Rabbim bütün kanaat önderleri ve siyasi liderlere ümmetin Vahdet’i noktasında basiret ve feraset versin.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları
Kaya Giyim / Kalitede öncü giyim dünyası
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05