Kendin Olmak

14.08.2018
Ali KADERCAN

Çocuklarımız “kendi olma” imkânlarını neden kullanmaktan vazgeçerler? Yaptıkları gözlemler, yaşadıkları olaylar onlara kendi olmamayı öğretmektedir.

Sorunsuz ve mutlu yaşamak adına çocuklarımız kendinde olanı ortaya koymamayı çok çabuk öğrenir. Çünkü çocuklarımız kendinde olanı, her ortaya koymak istediğinde tepki almaktan ya yorulmuştur ya da artık tepkilerle uğraşacak gücü kendinde bulamamaktadır.

“Ne der, ne derler?” endişesine kapılan çocuklarımız, söyleyecekleri sözü zihin dünyasında çevire çevire terlemeye başlarlar. Ellerini sıkarlar, hafiften kızarırlar, gözlerini kaçırırlar, düz duruştan yan duruşa geçerler… Tüm bunlar kendini anlatabilmek için yapılan ritüellere dönüşür. Böyle bir baskılanmadan çıkacak cümleler; söylenmek isteneni ne kadar, olduğu gibi, karşıya aktarma gücüne sahiptir tartışılır.

Bu nedenle her haliyle çocuğumuzu kabul edebilmeliyiz. Yaptıkları yanlışlarına karşılık onlara anlayışla yaklaşma sıcaklığı gösterebilmeliyiz. Eğer şiddet yelpazesi açılıp kaş gözle, sözle, el hareketleriyle küçük düşürülürlerse kişilik ve karakterleri tahrip olacağından kendi olmalarının önüne geçilmiş olabilir.

Küçük yürekler ne ise, o olmaları için imkân oluşturulmalıdır. Başkası olmasına çalışılmamalıdır. Kendisi olmasının önüne geçilen çocukta, kişilik karmaşası olur. O çocuk ikiyüzlü olma aşamasına gelir. Sahte benlik, içi dışa yansıtamamak olduğundan burada yaşanan kendi olmamanın karşılığında istediğini elde edebiliyor olmayı öğrenmektir.

İstenileni yaptığında çevresi ondan hoşnuttur. Fakat çocuğun burada ödediği bir bedel vardır. Bu bedel, kendi olamamaktır. Kendi olamamanın karşılığı olarak alkışlanmaktadır. Kandırmaya kendisinden başlatmıştır bir kere. Kendisini kandıran, başkasına da rahatlıkla kandırır. İnsan ruhunun tabiatı, kendisini zorlayana karşı dışlama hissetmesidir. Yaşadığını yaşatır çocuk. Problem çıkmasın diye duygularını bastıran çocuk; huzurlu gibi görünse de, gerçekte kâbusun üzerinin örtüldüğü bilinmelidir. Sorunsuz bir çocuk sahibi olunduğu düşünülürken, gerçekte olan ise “kendi gibi olamayan” çocuğun yetiştiğidir. Bu çocuk, neler biriktirir neler... Büyüdüğünde öyle kaygılara kapılır ki bir şeyler yolunda gitmeyecek gibi olsa doğru tepkiyi “kaybetmek korkusuyla” bir türlü veremez.

Bir örnek üzerinden söylediklerimizi somutlaştırmaya çalışalım. Evde yaşanan anne baba kavgalarına şahit olan küçük yürek, huzursuzluğunu bastırmak için kafasını yastığına koyduğunda uyuma süreleri gecikmeye başlar. Bu durum devam edince de içindeki yaşam sevinci yavaş yavaş kaybolur. Ailesine karşı sessizliğe bürünürken çevresine olan ilgisini de kaybeder. Sorunun bir parçası olmamak için denileni yapmaya karar verir. Artık eleştiri yapmayacak, yanlış bulduğunu sineye çekecektir. Bu büyük bir karardır. Kendisi olmaktan vazgeçmenin kararıdır. İstenilen ne ise kendi iraden olmaksızın o yöne akmaktır. İtaate sorgulamaksızın boyun eğer hale kendini getirmektir. Sorun çıkmaması adına, ailenin mutluluğu için kendini feda etmek, mutluluk zannı oluştursa da aslında çok büyük acıların birikimi için oluşturulmuş bir baraja dönüşmektir. Bu barajda her gün kendi olamamanın acıları birikerek, başka acılara neden olacak duygular çoğalır. Çoğalan bu duygular, yaşamın olanaklarını kurutacak tufana, kaynaklık yapacaktır.

Bu barajın sularını çoğaltan sadece ailede yaşanan sorunlar değildir. Çünkü çocuğun aile dışında da sürdürdüğü iletişimleri olacaktır. Küçük yürek büyüdüğünde, birçok çevre edinecek ve yine sorun çıkmaması adına, mutlu(!) olabilmek için hislerini gizleyecektir. Karşı için elinden geleni yaparken kendi taleplerini bir kenara bırakabilecektir. Evlilik ilişkisinde de durum yine aynı olacaktır. Kendi duygularını yaşamayı erteleyerek, kendisine duyulan sevgiyi kaybetmemek adına istenileni yapan durumundan çıkamayacaktır.

Küçük yürek ebeveyn olduğunda ise barajın kapakları açılır. Artık kendi çocuğu kendisi gibi olmamayı barajın sularında yüzerek ve yine barajın sularından içerek öğrenecektir. Bir küçük yürek daha kendi olamamanın zincirine bir halka olarak eklenecektir.


 

Yorum Ekle
Yorumlar
Mehmet Ali Onar

17.08.2018

okuyan herkesin kendisinden bir şey bulduğu harika bir yazi olmuş ellerinize yüreğinize sağlık Ali bey
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye