KARA BİR LEKE ÇERKES SÜRGÜNÜ

23.05.2019
Ahmet TAŞ

Çarlık Rusya’sının güneye inme politikası sonucu Kafkasya’yı işgal ederek buradaki toplumları baş eğdirme politikasına karşı durarak ülkelerini yiğitçe savunan, yüz yıldan fazla bir süre güçlü Rus Ordularına karşı yiğitçe direnen Kafkas halkları ezici düşman gücü karşısında yenilgiye uğramışlar ve sürgünle cezalandırılmışlardır. Rusların bu mezalimi 21 Mayıs 1864’te uygulanan Çerkes sürgünü ile doruğa ulaştı.

Ormanları yakarak köyleri, kasabaları yerle bir ederek baş eğdirmeye çalıştığı Çerkes toplumunu toptan sürgüne göndererek onlardan kurtulmak isteyen Çarlık Rusya’sı 1 milyon 500 bin Çerkes’i Karadeniz kıyısındaki Soçi’den gemilere bindirerek Osmanlı topraklarına sürgüne göndermiştir.

21 Mayıs 1864 tarihinde yaşanan 1 milyon 500 bin insanın yola çıktığı Çerkesler Karadeniz sahillerinde Trabzon, Samsun ve Sinop’ta karaya ayak bastılar. Bunların 500 bin’i soğuk, açlık, tifo vb. sebeplerle hayatını kaybetti. Geri kalanları Karadeniz sahillerinden başlayarak Orta Anadolu, Marmara ovaları, Çukurova, Hatay Ovası, Lübnan ve Suriye’nin muhtelif bölgelerinde iskân edildiler.

Çarlık Rusya’sına karşı İmam Şamil ve diğer yiğitlerin önderliğinde ülkelerini korumak için yaptıkları şanlı direnişin sonunda yaşanan mağlubiyet ve devamında yaşanan sürgün ve acılar İslam ve Çerkes tarihi açısından asla unutulmayan zulüm sahneleridir. 155 yıl önce yaşanan bu olay insanlık ve Çarlık Rusya’sının da utanç belgeleridir.

Anadolu’ya gelmenin ardından kısa sürede iskân edildikleri toprakları imar ederek bayındır hale getiren, o günden bu güne yetiştirdikleri ilim, fikir, idareci ve siyasi şahsiyetlerle Türkiye toplumuna büyük hizmetler yapıp değer katan Çerkes toplumunu tebrik ediyorum. Sürgünün yıldönümünde çileli yolculukta hayatını kaybeden mazlumları hayırla anıyor, rahmet diliyorum.

STALİN’İN ZULMÜ KIRIM SÜRGÜNÜ

Tarih boyunca büyük başarılara imza atan Tatar Müslümanlarının kurduğu Kırım Hanlığı 1780’ler de Rusların saldırılarıyla Osmanlıdan alınarak ortadan kaldırılmıştı. O tarihte yaşanan Rus işgalinde büyük zulümler gören Kırım Tatarlarının önemli bir kısmı Romanya ve Bulgaristan üzerinden Osmanlı’ya sığınmış geride kalanları da Kırım’da yaşamaya devam etmişti.

2. Dünya savaşı sırasında Kırım’ın Almanlar tarafından işgal edilip daha sonra Almanların Ruslara yenilerek Kırım’dan ayrılmasının ardından bölgeye yeniden hâkim olan Bolşevik Rusya’nın lideri Stalin, Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kırım Tatarları için sürgün kararı verdi.

Stalin’in emri ile 2 saat içinde evlerinden ayrılarak trenlere ve gemilere doldurulan Tatarlardan 20 binden fazlası zorla bindirildikleri gemilerin Azak Denizinde batırılmasıyla soğuk sulara gömüldüler. Geri kalanları da bindirildikleri trenlerde haftalarca süren ve ölenlerin trenden atıldığı çileli bir yolculuktan sonra Orta Asya’ya ulaştılar. Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Sibirya eteklerine bırakıldılar. Çileli yolculukları sırasında ne kadar Tatar Müslümanın telef olduğu ise ne yazık ki bilinemiyor.

1990’lar da Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla Orta Asya’da yaşayan Kırım Tatarlarının anavatana dönmelerine onay çıktı. Vatan hasretiyle yanan Kırım Tatarlarının önemli bir kısmı Kırım’a dönerek anavatanlarında hayata tutunmanın ve vatanlarını imar etmenin gayretine düştüler.

18 Mayıs 1944’te yaşanan Kırım zulmünün üzerinden 85 yıl geçti, bu sürgünde 1864’te yaşanan ve üzerinden 155 yıl geçen Çerkes sürgünü gibi insanlık ve Rusya tarihinin kara lekesi olan zulüm günleridir. Bu katliamların, soykırımların tarihi olan bu günleri asla unutmamak, unutturmamak, gelecek nesillere aktarmak bizim için bir insanlık ve vicdan borcudur. Sürgünün 85. yılında yollarda ve denizlerde Rus mezaliminde hayatını kaybeden tüm Tatar mazlumlarına Allahtan rahmet, torunlarına başsağlığı diliyor ruhlarına Fatiha gönderiyorum.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye