25 Ağustos 2019 Pazar •

KALBİMİN SESLERİ-2

03.08.2019
Mehmet Yavuz AY

KALBİMİN SESLERİ-2 / Mehmet Yavuz AY

 

Uzak doğudan uzak batıya ceset kaynıyor dört bir yanımız

Kalbi susmuş cesetler yürüyor şimdi yeryüzünün yollarında patikalarında

Tatmin olmaz mutlu olmaz geçmişe bakmaz gelecekten endişe etmez

Neye inanır neye karşıdır bilinmez gidip gidip gelen dikey cesetler

İnsan kendini niçin kaybeder niçin silinir yeryüzü sahnelerinden

Koyu siyah perdelerin ardında kaybolmak nasıl anlatılır

 

Cesetler arasında dolanıyorum yalnızım hüzün ve acı yakıyor genzimi

Erdeme kendini hatırlamaya cesetlerden insan çıkarmaya dair sözü olan var mı

Dünya susuyor silahlar konuşuyor hayatın anlamı yok

Kime baksam karamsar kime yönelsem gözlerinde umutsuzluğun karanlığı

Yollar hızlı tirenler gökdelenler devasa havaalanları ışıkhızı iletişim zincirleri

İnsan ayağı değmemiş dağbaşları yaylalar derin vadiler uçsuz bozkırlar çöller kadar yalnız

Hiçliğe boşluğa ayarlı kendinden habersiz kendini unutmuş soru soramayan insancıklar

 

Bakıyorum şafak vakti uyuyan kentin tektük ışıkları açık pencerelerine

Ya sonra? sorusunu sormayan endişesiz kayıtsız kıyametsiz kişilerin vurdumduymazlığına

Büyük kıyametten önce sayısız küçük kıyametler yaşayan ama farketmeyen insan yüzlerine

Bakıyorum büyük oyun ve oyuncak alanına dönüşmüş dünyaya ve soruyorum “Ya sonra?”

İnsanı küçülten gök uru gökdelenlere, ışıklı neonlara kadın etiyle pazarlanan ürün panolarına

Durmaksızın akan araç ırmaklarına korna seslerine ardı arkası kesilmeyen ayak tıkırtılarına

Bağsız ve anlamsız annelere babalara gençlere ve soruyorum “Ya sonra?”

Hissediyorum oyun alanı aynı anda çukur ve bataklık haykırıyor altta kalma kimseye acıma

Dünyanın dışına itilmekten korkan pürtelâş kadınlar biraz erkeksi erkekler biraz kadınsı

Mırıldanıyorum “İnsan dünyaya mı ait?”

Boşlukta duran dünyadan niçin korkmuyorlar?

Depreme dayanıklı yüksek güvenlikli evler nükleer sığınaklar kameralar alarm sirenleri güvenlikçiler jiletli tel çitler kıyamete engel mi?

Ölmemek için sağlık programları diyetler yürüyüşler

Kayıtsız hayat sürmek  mümkün müdür?

Kayıtsız mıdır üstünlük taslamak yasak meyveyi tatmak kardeş öldürmek kul hakkı yemek

Üstünlük müdür koltukla kasayla türünün kanına ekmek banmak

Kayıtsız mıdır yalanlar hileler yolsuzluklar arsızlıklar kibirler güç gösterileri

 

Gün ağarıyor güneş uzatıyor başını kuşlar yiyecek bulmaya kanat çırpıyor

Her doğan gün yeni fırsat olarak önümüze konuyor

Boş ve yeni sayfayı doldurmamız gerekiyor

Her olan bitenin bizde karşılığının olduğunu fısıldıyorum kalbime

İnsan neyi istiyorsa ona ulaşması kolaylaşıyor kime adım atıyorsa onda karşılık buluyor

Aslında olağan dışı bir şey olmuyor insan yapıp ettiklerinin karşılığını alıyor

Kirlenmeye direnmediğimizde umutlarımız sönüyor çaresizlik sarmalıyor bizi

Sevgiyi merhameti kağıttan kalbe indirdiğimizde

Utanan bir yüze titreyen bir kalbe  güçlüyken adalet duygusuna sahip olduğumuzda

Şartlar ne olursa olsun doğruları dile getirdiğimizde

Karanlıkların dağıldığını göreceğiz

Kendi içimizde kendi evimizde kendi kapı önümüzde başlayacağız temizliğe arınmaya

Despotik ve emperyal güç bizim kirliliğimizle büyüyor

Seferden sorumluyuz zaferden değil

Bize düşen inanmak yaşamak ve çalışmak çalışmak çalışmak

Sonrasında yolumuzu aydınlatacak ışıklı levhalar görmeye başlayacağız

“ Çokluğu önemseyip de kendini zayıf hissetme” (74/6)

 

03.08.2019, Kardelen/Ankara

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Mehmet Yıldız

06.08.2019

Çok güzel eline kalemine sağlık. Selamlar.
Gülsüm Topal

06.08.2019

Teşekkür ederim
Nevin Karaaslan

05.08.2019

Allah islah etsin herkesi, belki her donemde boyleydi bizim yasamadigimiz, biz de bu donemin duyarlilari olarak tarihte yerimizi aliyoruz, surekli ayni devinim, cozumsuz sanki, insan medenilesemiyor bir turlu
Nevin Karaaslan

05.08.2019

Teşekkürler çok güzel
Aydın Yalçın

05.08.2019

Teşekkürler kaleminize sağlık
Hidayet ÇELİK

05.08.2019

"Sevgiyi, merhameti kağıttan kalbe indirdiğimizde; Utanan bir yüze, titreyen bir kalbe, güçlüyken adalet duygusuna sahip olduğumuzda; Şartlar ne olursa olsun, doğruları dile getirdiğimizde Karanlıkların dağıldığını göreceğiz" Evet, Dinimizin hedefi diye düşündüğüm bu özellikleri taşıyan bir topluma en kısa sürede ulaşırız inşallah. Hakikaten içeriği oldukça sarsıcı ifade tarzı oldukça güçlü bir yazı. emeklerinize teşekkürler...
y karakan

04.08.2019

teşekkürler. bindiğimiz deveye oturduğumuz eve yediğimiz yemeğe dikkat edersek
Adil büyükçolak

03.08.2019

Kuyu dibinden gökyüzüne bakıyoruz gibi aslında minare şerefesinden bakmalıyız aleme yüreğine sağlık abi
Mehmet Yıldız

03.08.2019

Tebrikler. Selam ve sevgiler.
Nazife ASLAN

03.08.2019

Kalemine ve yüreğine sağlık abicim. Uzun zamandır okuduğum ve çok etkilendiğim yazılarından biri. Rabbim bizleri dikey ceset olmaktan muhafaza eylesin. Selam ve sevgilerimle
Sami ÖZ

03.08.2019

Üstadım, okurken kelimeler boğazımızda düğümleniyor fakat Allah razı olsun, uzerinde tefekkür edilecek harika bir yazı olmuş.
Yılmaz Taşova

03.08.2019

Hislerimize tercüman olmuş kalemine sağlık. Her birimiz ilahi emir ve tavsiyelere uymalı asla ümitsiz olmamalıyız.
Necmettin keleş

03.08.2019

Malesef bu gidiş gidiş değil bu hal iyi bir hal değil rabbim şuur versin yüreğinize sağlık abim
Hanefi Terzi

03.08.2019

Çok derinlerde kalmış duygularımıza tercüman, küllenmiş közlerin parlamasına bir üfleme olur inşallah! Yüreğinize sağlık !
remzi güler

03.08.2019

Akıl kalp ile dengelenmediği zaman insanın kıyameti yaklaşıyor demektir
Dürümiye / Lezzete Davetiye