Ahmet Gürbüz / İslam takvimi
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

İslam takvimi

19.09.2017

Ahmet Gürbüz/İslam takvimi Ahmet Gürbüz

Sahi siz hiç Hicri yılbaşı kutladınız mı?

 

Yoklar korosunu duyar gibiyim.

 

Umarım miladi yılbaşı da kutlamamışsınızdır.

 

Hicri yılbaşı kutlamakta nerden çıktı, hem nasıl kutlanır diyebilirsiniz.

 

Ama hepinizin ‘Tala al Bedrü’ye eşlik ettiğiniz olmuştur, hatta nakaratı hala hafızalarımızdadır, belki de şuanda mırıldanmaya bile başladınız.

 

“Ay doğdu üzerimize  / Veda tepelerinden”.

 

Peki ‘Tala al Bedrü’ nerden çıktı.

 

Meşhur kavle göre; Arapların Neşid diye tabir ettiği bu ezginin orijinali, kâinatın güneşi efendimiz (sav)’in Medine semalarında görülmesiyle, cahiliye karanlığından kurtuluşun ışığını gören Ensar’ın hep birlikte doğaçlama söylediği şiirdir.

 

Her ne kadar Murat Bardakçı besteyle ilgili şerhini düşse de.

 

Ümmü Khulsum ve Yusuf İslam gibi dünyanın en güçlü sesleri tarafından söylendikten ve Çağrı gibi Hicreti konu edinen efsane yapıta film müziği olduktan sonra hak ettiği şöhrete ulaştı ve yüzyıllardır dünyanın her köşesinde Müslüman dillere ve gönüllere tercüman olmaya devam etmektedir.

 

Çok iddialı olacak belki ama herhalde İslam coğrafyasında selamdan sonra en yaygın parola ‘Tala al Bedrü’dür.

 

Size sorsam İslam tarihinin en önemli olayı nedir, diye ne dersiniz?

 

Bedir mi, Uhud mu yoksa hendek ya da Huneyn mi?

 

Elbette hepsi çok önemli ama bence hepsinin ağırlığı bir tarafa Hicret bir tarafa.

 

İslam’ın makus talihinin kırıldığı, kurtuluş müjdesinin evrenselleşme yolunda ki ilk ve en büyük adımdır Hicret.

 

‘Allah beni Kur an ı kerimle üç kere tasdik etti’ diye haklı olarak iftihar eden Halife Ömer ül Faruk (ra)’ta bunu böyle tesbit ediyor.

 

Ve hicreti tarihin akışını değiştirmek için İslam Takvimine milad yapıyor.

 

Takvimin günlük hayattaki yeri tartışılmaz elbette.

 

Vaktin Nakitten kıymetli olduğu bir dönemde zamanı yönetme metodudur takvim.

 

Temelde yeryüzünde uygulanan takvimler güneş takvim/şemsi ve ay takvimi/kameri olarak tanzim edilmiştir. Güneşin hareketlerini esas alanlara Şemsi, ayın hareketlerini esas alanlara Kameri demişler. Bununla beraber toplumlar kendi tarihleri için önemli saydıkları olaylarıda takvime milat olarak kabul etmişlerdir.

 

Bizim şuanda kullanmakta olduğumuz miladi takvimde hz İsa’nın doğumunu esas alan güneş takvimidir.1926 yılında yapılan kanuni bir düzenleme ile hicri takvimi kaldırarak yerine bugünkü takvim kabul edilmiş.

 

Her ne kadar Hicri takvimi resmi olarak yürürlükten kaldırmış isek te fiili olarak kullanılmaya devam etmişiz. Çünkü bizim bütün dini yaşantımız, ibadetlerimiz buna göre düzenlenmiştir.

 

Beş vakit namazlarımızın vakitlerinin her gün birkaç dakika kayması ondandır. Haram aylar, üç aylar, Ramazanın başlangıcı ve bayramı hep ay takvimine göredir.

 

Kulakları çınlasın Reha Muhtar’ın, her

sene Haccın Kurban Bayramına tesadüf etmesi de hep ondandır.

Hicri Takvimin önemine dair şu ayet ve hadisleri de dikkatinize arz etmek isterim.

 

 “(Resulüm!) Sana hilâl halindeki (yeni doğan) ayları sorarlar. De ki: “Onlar, insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleridir”. (2/189)

 

 “Şüphesiz gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah katında ayların sayısı, Allah’ın kitabında on iki aydır. Onlardan dördü (olan Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb) haram olan (hürmet gereken ay)’lardır. İşte dosdoğru din (hesap) budur”.(9/36)

 

“Aya gelince; biz ona (dünyanın etrafında günlük devri ve seyri için) birtakım menziller tayin ettik ki (her aylık devrinin) sonunda o, (kurumuş) eski hurma salkımının eğri çöpüne döner (son ve ilk hilâl şeklini alır)”.(36/39)

 

Ebû Hüreyre (ra)’ın rivayetde Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

 

Ramazan hilâlini görünce oruç tutunuz. Şevval hilâlini görünce de oruca son veriniz. Ramazanın başlangıcı bulutlu bir güne rastlarsa, şâbanı otuza tamamlayınız.”(M.Aleyh)

 

Başka söze hacet yok herhalde hicri takvimin önemini anlatmak için.

 

Peki, nerden başlamalıyız ve neler yapmalıyız çalınan medeniyetimizi yeniden inşa etmek için.

 

Bu iş bu kadar önemli mi diyen arkadaş; miladi yılbaşında ki ülke çapındaki heyecanla bugünleri bir kıyasla istersen.

 

Yarın 21 Eylül/1Muharrem, Hicri yılbaşı

 

Muharrem oruçları ve aşure milli birlik ve ümmet bilinci için bulunmaz fırsat.

 

Bütün bir sivil toplum olarak farkındalık oluşturacak faaliyetler planlayabiliriz.

 

İkramlarımızı çoğaltıp, toplumun her kesimini sevgi ve şefkatle kucaklayarak bir

muhabbet seferberliği başlatabiliriz.

 

Dostlarımızla bu vesileyle hediyeleşebiliriz.

 

Önemli gün ve randevularımıza Hicri Takvimi de ekleyebiliriz.

 

Sevdiklerimizin önemli günlerini, çocuklarımızın doğum günlerini bu şekilde kutlayabiliriz.

Önemli bir ipucu vereyim mi size..

 

Hicri takvime göre yaşayanlar miladi takvime göre yaşayanlardan daha çok yaşıyor…

 

Yorum Ekle
Yorumlar
sevilay GÜRBÜZ

29.09.2017

yüreğinize kalemize sağlık.hicri yılınızı kutlarım
hikmet Kara

25.09.2017

Hocam kalemine sağlık
Ahmet Gürbüz

21.09.2017

Teşekkürler,
Dualarınızı beklerim sayın hocalarım
Tabi mühendisler hemen hesap yapmaya başladılar
Ahmet Gürbüz

21.09.2017

Teşekkürler,
Dualarınızı beklerim sayın hocalarım
Tabi mühendisler hemen hesap yapmaya başladılar
Ahmet Gürbüz

21.09.2017

Teşekkürler,
Dualarınızı beklerim sayın hocalarım
Tabi mühendisler hemen hesap yapmaya başladılar
Zeki TOKAT

20.09.2017

Ahmet kardeşim, "Hicri takvime göre yaşayanlar miladi takvime göre yaşayanlardan daha çok yaşıyor…" sözünüzü, bir kenara not ediyorum.....
Halil hoca

20.09.2017

Allah razı olsun. Ne güzel ve orjinal tesbit ve teklifler. Kaleminiz hakta daim olsun.
Sabri Şenocak

20.09.2017

Yazar Ahmet Bey kardeşime teşekkür ediyoruz gaflet uykusundan uyandırmaya çalıştığı için. Hicr-i Yılbaşı İslam Ummetinin dirilişine, İnsan Aleminin hidayetine vesile olsun İnşallah.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kaya Giyim / Kalitede öncü giyim dünyası
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05