Ramazan KAYAN / İlkeli Siyaset
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

İlkeli Siyaset

16.06.2018
Ramazan KAYAN

Tüm zamanların en sihirli ve sorunlu kavramlarından biri de siyasettir. Kuşkusuz siyasi alanın öznesi insandır. Ancak bu öznelik insanı ‘homo politicus’ yani onu sadece politik bir varlık kılmamalıdır. Özneliğin özünü ahlak oluşturuyorsa, işte o zaman anlamlı siyasetlerin önü açılır…

Siyaset insanın ideali, ahlak insanın gerçeğidir.

Ahlak dışı bir siyaset seviyesizlik ve ötekine saygısızlık demektir. Siyaseti ahlaktan soyutlarsanız geriye ne kalır? İhtiras, intikam, imtiyaz, istismar ve isyan…

Burada siyasetin ahlakı kuşatması değil, ahlakın siyasete önceliği üzerinde durmamız gerekiyor…Yani ahlakı siyasetin merkezine oturtmak, işte olması gereken budur…

Gayet tabi siyaset ve ahlakı bir arada tutmak kolay değil..Siyasetin genetiğinde rekabet, mücadele ve iktidar olma arzusu vardır..Bu arzuyu dizginleyen, olumlu bir mecraya taşıyan ahlaktır…

Siyaset toplumsal bir olgu, ahlak ise toplumsal varoluşun özü…Ahlak olmasaydı toplumsal hayattan bahsedebilir miydik. Siyasetin önceliği menfaat, ahlakın önceliği ise vazifedir…

Menfaat yaşamak içindir, ahlak yaşatmak içindir… Siyasetin limanı ahlak olursa, toplumların ıslahı için o zaman siyaset bir adres oluverir…

Ahlakın siyasette iz düşümü üç şekilde ortaya çıkar; şahsi idealler, toplumsal çıkarlar ve ilahi emirler…

Siyasete ayar, ahlak üzerinden gelir…

Siyaset adaletle istikamet kazanır…

İşte o vakit, siyaset yükselmek için değil, değerleri yükseltmek içindir… Hizmet ettirme aracı olmaktan çıkar, hizmet etme alanına dönüşür…

Siyasi gayretler, ulvi gayretlere yönelir…

Siyasiler iktidarın imtiyazına değil, insan olmanın ihtişamına talip olurlar…

Aslında özü itibarı ile siyaset kötü değildir; onu kötü kılan uygulayıcılarıdır…

Siyaset hak edene hak ettiğini vermek ve adaleti tesis etme imkânı iken, bugün daha çok şu üç kurama çağrışım yapıyor; makyevalizm, pragmatizm, oportünizm…

Siyasi gücünü mutlaklaştıranlar ahlaka ihtiyaç duymaz, hiçbir değer ve doğru tanımaz olurlar…Siyasetin doğasında bunlar olabilir ancak bunu durdurmanın yolu; ahlaki değerlerin ve vahyin doğrularını devreye koymaktan geçer…

Biliyoruz ki siyaset sıradan bir iş değil, sıradan insanların da işi değil; liyakat, ehliyet, adalet, istişare, ahlak, basiret ve cesaret gerektirir…

Aslında siyasetin kudsiyeti ve masumiyeti yoktur. Siyaseti meşru ve makbul kılan ilkeler ve değerler vardır…

Değer merkezli bir siyaset hayatın düzen ve dengesi demektir…

Dinin, değerlerin, doğruların araçsallaştırıldığı bir siyasi sistem de yozlaşmanın, yolsuzlukların, yoldan çıkmaların önünü almak mümkün değil. Dokunulmazlık zırhına bürünen siyasi aktörler ayrımcılık, kayırmacılık, çıkarcılık, fırsatçılık kulvarında kasıp kavurur, saçıp savururlar…Siyaset alanını ‘arpalık’ görürler…Ahlaksızlığa alışmakla kalmaz, toplumu da aşılarlar…Sefaletle savaşmak yerine kendi sömürü sistemlerini kurarlar…Onların gözleri midelerinden büyüktür..Küçük dağları biz yarattık havasındadırlar…Muhalif olan herkesi ötekileştirmek, öcüleştirmek çabasındadırlar…

Evet kinli, kanlı, kirli kapalı, karanlık bir siyasetin karşısında durmalı; adalet, ahlak, erdem eksenli bir siyasetin inşacısı ve sorumlusu biz olmalıyız…

Yeni bir tarzı siyasetle, hattı hareketle İslami ve insani yükümlülüklerimizi kuşanmalıyız.

Siyasetteki ayak oyunlarına fırsat vermeden, ümmete oynanan oyunları boşa çıkaracak atak aklı, siyaset dilini, vakur duruşu netleştirmeliyiz…

Acılarımızı dünyaya duyurmak yerine bu acıları aşmanın siyasi iradesini oluşturmamız gerekiyor…

‘Doğası gereği her iktidar yozlaştırır’ algısını aşacak bir örneklik sunabilmeliyiz…

Kısır siyasetlerin kıskacına düşmeden siyasette kemali, ulvi olanı hedeflemeliyiz…

Bugün siyasette bir isyan ahlakına, erdem devrimine ihtiyaç duyuluyor…

Bunun için sadece ses vermek değil, yeni bir nefes lazım…

Erdemli eylem ve emeklerle daha güzel yarınlara yürümek gerekiyor…

Bu konuda nebevi siyasetin ne dediğine kulak vermeliyiz..

Ahlaki hassasiyetimizi ahlaki hamasetin üstünde tutmalıyız…

Netice ahlakını, niyet ahlakının önüne geçirmeliyiz…

Yoksa içi boşaltılmış bir siyaset ve ahlak, toplumun hüsranı demektir…

Tabi ki önerimiz ve önceliğimiz global etik değil, yüce ahlaktır…

Habis politikalar değil, halis bir siyasettir…

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye