Mustafa YILDIZ / İBADETLER KOLAY VE ANLAŞILIR OLURLARSA DAHA FAZLA AMELE DÖNÜŞÜRLER
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

İBADETLER KOLAY VE ANLAŞILIR OLURLARSA DAHA FAZLA AMELE DÖNÜŞÜRLER

25.11.2017

Mustafa YILDIZ/İBADETLER KOLAY VE ANLAŞILIR OLURLARSA DAHA FAZLA AMELE DÖNÜŞÜRLER Mustafa YILDIZ


Herhangi bir ibadetin mükellef tarafından gönül rahatlığı ile yerine getirilmesi için, yaptığı/yapacağı ibadet’e önce inanması, sonra hakkında malumat sahibi olması (Şuur) ve o ibadeti yapan kişinin gücünün dahilinde olması gerekir.Yani;ibadetin yapılabilir olması gerekir.Zira, yapılması imkan dahilinde olmayan ibadet’te bizlerden zaten istenmez, istenmemiştir de.


İnsan fıtratı gereği daima kolaylığa meyyaldir.Bu nedenledir ki, yapılması zorunlu olan ibadetlerin tamamı kolaylık üzerine kurgulanmıştır.Bir nevi kişinin ibadetini gönül hoşluğu ile yapması tasarlanmıştır.Dolayısıyla yapılacak ibadet ve teatin istismar edilmemek kaydıyla, herkes tarafından anlaşılır, kolay ve yalın olması gerekir.Aksi takdirde; anlaşılmayan, yapılması zor olan, muğlak, kişiyi mütmain etmeyen, hayatın gerçekleri ile örtüşmeyen, bilimsel gerçeklerin gerisinde kalan her türlü ibadet, mükellefler tarafından zamanla ya savsaklanır ya ertelenir ya da hiç bir şekilde gündeme getirilmez.Üstü örtülür.Bunların başında da “Zekat”ı ve “Faiz”i gösterebiliriz.


İnsanımızın kahir ekseriyetini yakından ilgilendiren, kuran’da 30 dan fazla yerde tekrarlanan, hem de bir çok ayette ısrarla da namaz’la birlikte anılan “Zekat”ın günümüzde çokta net bir şekilde anlatıldığı ve anlaşıldığı kanaatinde değilim.Belki; günümüzde bu konuyu gündem yapmanın mahsurları olabilir, kabül ederiz ama Zekat’ı vermek isteyen birinin de zekat’ını verirken kalben de rahat etmesi, mütmain olması için doyurucu bazı bilgilere de ulaşması gerekir.


Zekat: Artma, fazlalaşma anlamında anlaşıldığı gibi, arınma, temizlenme anlamlarında da kullanılmaktadır. Bu tanımlara uygun olarak, genelde ilahiyatçılarımız tarafından söyle tanımlanır.Zekat: “Kişinin sahib olduğu maddi imkanlardan ihtiyaçtan fazlasının nisap miktarını bulması, ve üzerinden bir yıl geçmesi durumunda; malını temizlemek, artmasını önlemek için Allah’ın emri gereği zekat’ını vermesi gerekir.” Aşağı-yukarı insanımız tarafından zekattan anlaşılan da budur.Sorun da bu anlaşılmalar neticesinden kaynaklanıyor.


Zekatın farziyetinde zaten bir sorun da yoktur.Çünkü kuran ile sabittir.Sorun; peygamber döneminden itibaren uygulanan tatbikatın bu gün halen aynı minval üzere tatbik ediliyor olması, güncellenme yapılmaması ya da yapılamaması nedeniyle bazı sıkıntıların günümüzde yaşanıyor olmasıdır.Mesela; faiz’le ilgili uygulama biçimi şöyle bir seyir izledi, kriterleri ilk zamanlarda altın ve gümüş iken, zamanla eşyaların kalemi artıkça, tanımı ve kapsama alanı da genişletilerek, “Cinsleri aynı olup, tartılabilen, ölçülebilen, içinde emek olmayan, sayılabilen her türlü eşyanın artması veya eksilmesi“ şeklinde tanımlanarak, çerçevesi oldukça genişletilerek bir nevi kısmende olsa güncellemesi zaman zaman yapılmasına rağmen, bu gün dahi bu tanımlamalar bazı hususlarda yine de yetersiz ve kifayetsiz kalmaktadır


Adalet’in en temel öncelik olması hasebiyle bazı sosyal boyutlu olan ibadetler (Zekat,Kurban,Faiz.Hac v.s.gibi) kişinin konumu ile birebir ilişgili oldukları için, kişinin içinde bulunduğu şartlar ve ekonomik durumu belirleyici faktörler olduğundan insiyatif kullanması için şahsın durumuna göre dizayn edilmesi için O’na haraket alanı açılmıştır.Mesela; “Allah’ı çokça zikredin” ayeti de bizim için yapılması gereken bir emirdir.Ancak; sayısı ve miktarı belirtilmemiştir.Demek ki burası bizim serbest alanımızdır.Kişinin bilgisi, biyolojik gücü ve zikirden anladığı nispette yapması gereken bir ibadettir.Bu nedenle sayı, zaman ve miktar verilmemiştir. Keza; “mallarınızla infak edin” denilirken de, herhangi bir miktar belirtilmemiş, kişinin insiyatifine, takvasına bırakılmıştır.Yani bu gibi ibadetlerde sınır, “gücünüzün yettiği kadar” dır.Miktar belirlemek doğru değildir.


Halbuki; Zekat: Sosyal bir kurum olması hasebiyle belli oranda ki gelir düzeyine sahip insanların, adil bir şekilde yapacakları fedekarlıklar ile bu kurumun hayatiyetinin sağlanması zorunlu olduğundan, büyük önem taşımaktadır.Bu nedenledir ki, peygamberimizin vefatından sonra bir takım kabileler, “Zekatı ancak peygambere veririz, O (a.s.) olmadığına göre zekatı başkasına vermeyiz” diyerek, zekat vermemeleri üzerine, Hz.Ebubekir arkadaşlarından bazılarının itirazlarına rağmen onlarla savaşmıştır. “Namazla ile zekatın arasını açma”yı savaş nedeni saymıştır.Bu da zekatın ne kadar önemli bir ibadet olduğunu gösterir.


Ülkemizde zekatın pratik uygulaması genellikle “Şafii” ve “Hanefi” içtihatlarına göre yapılır.Genelde de tatbikat şöyledir.


80.18 gr.altın, 561 gr. Gümüşten 40 ta 1 (Şafii’lerde takı için kullanılan ziynet eşyasından zekat verilmez)


Doğal suyla sulanan toprak mahsüllerinden 10/1 (653 kğ.)


Suya ücret ödeniyorsa 20/1


Deve’den 5 ten 9 a kadardan, 1 ad.Koyun,                     36 dan   45 e kadar     1 adet  3 yaşında deve.
               10 dan 14 e   “           2  “       “                          46    “     60        “         1    “    4        “          “
                15   “    19     “           3   “      “                          61    “     75        “         1    “    5        “          “
                20   “    24     “           4   “      “                          76    “     90        “         2    “    3        “          “
                25   “    35     “           1   “   2 yaşında deve.     91    “   120        “         2    “    5        “          “


—————————————————————————————————————————————————————————
Büyükbaş hayvandan  30 dan 40 a kadar 2 yaşında 1 ad. dişi buzağı
                                    40     “  60         “    3        “      1   “     “        “
                                    60  dan sonrası için her 30 adette  1 ad. dana.
—————————————————————————————————————————————————————————
Küçükbaş hayvandan  40 dan  120 ye kadar   1 ad. Koyun.
                                   121     “  200         “        2     “       “
                                   200     “  399         “        3     “       “
                                   400     “  500         “        4     “       “
—————————————————————————————————————————————————————————

 

yukarıda belirtilenlere ek olarak,1952 yılında Şam’da yapılan zekatla ilgili toplantıda tahvil ve hisse senedi gibi şeylerin de zekata tabi olması gerekir denilmiştir.Ancak topluma teferruatlı bilgi sunulmamıştır.1965 te Kahire’de bu minval üzere yapılan toplantıda; ticaret için alınıp satılan tahvil ve senetlerden % 2,5, parasını değerlendirmek için işlem yaptıranlardan % 10 zekat olarak alınmalı şeklinde kararlar alınmıştır.1984 yılında Küveyt’te yapılan  1.Zekat Kongresinde ise hisse senetlerinin toplandığı şirket, gelirinden zekat veriyorsa hisse sahibinin zekat vermesi gerekmez, görüşü benimsenmiştir.Hisse sahibi ticaret için işlem yapıyorsa % 2,5 Şirketin yalnız kazancına ortak olmuşsa, diğer gelirleri ile beraber zekatını verir, diye görüşler ileri sürülmüştür.
Şubat 1988 de Cidde’de 4.Dönem yapılan toplantıda ise; Şirketin bulunduğu Ülke’de şirketin zekat vermesi yasa gereği ise veya Şirketin tüzüğünde zekat vermek şirket’e aitse üye zekat vermez.Bunların hiçbiri yoksa, şirket üyelerin zekat miktarını üyeye bildirmesi gerekir.Denilmiştir.
Yukarıda sayılan kalemlerin dışında kalan ancak maddi değerleri bir hayli yüksek olan Atlardan; peygamberimizin “Sizi atlardan ve kölenin zekatından muaf kıldım” hadisi adeta kalkan yapılarak hiç bir islam bilgini bu hususa değinmemiştir.Oysa bu gün bazı atlar fiat olarak binlerce dolar ederken, kapıların önünde binlerce dolara alınan lüks arabalar ve evler de asli ihtiyaç sayıldıklarından olsa gerek, onlarda muaf sayılarak bahse konu bile edilmemişlerdir.


Günümüz itibariyle yukarıda sayılan kalemler arasında değer olarak büyük farklar oluşarak istismara müsait hale gelinmiştir. Hz. Ömer zamanında gümüşün, altın karşısında değer kazanması üzerine, Hz.Ömer nasıl müdahelede bulunmuş ise, (Devalüasyon) bu günde her kalem zekata tabi eşyadan zekatı verilirken, maddi karşılıkları birbirlerine yakın olması akla en yakın olanıdır.Halbuki bu gün geçim indeksi hesabını yapan kurumlar pekala fiat hesabını yapabilirler.Yoksa; hala 653 kğ. buğdaydan ısrarla zekatını ver! derseniz, insanları bu ibadetlerden soğutmuş olursunuz.
Bu nedenle, doğru karar verebilmek için artık bir kişinin değil! Ekonominin işleyişini bilen, iktisat bilgisine sahip, dünyadaki paranın seyir hareketlerine vakıf ve ilahiyat eğitimi almış uzman bir ekibin ortak çalışma yapması ile mümkün olabilir.Böyle bir çalışma helalinden akademik çalışma olur.Ve her türlü ünvanı da almayı hak etmiş olur.
 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kaya Giyim / Kalitede öncü giyim dünyası
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05