HİCRİ TAKVİM VE İSLAM BİRLİĞİ

09.09.2018
Ahmet GÜRBÜZ

HİCRİ TAKVİM VE İSLAM BİRLİĞİ

Hiç şüphe yok ki bugün Müslümanların en büyük sorunu tefrikadır. Ekonomik ve kültürel bölünmüşlük siyasal bölünmüşlüğün hem sebebi hem de sonucudur. Siyasal birlikteliğin sağlanamaması sömürünün, katliamların, terörün beslenmesine zemin hazırlamaktadır. Bundan dolayıdır ki, stratejik ortaklarımız eliyle, NATO müttefiklerimiz marifetiyle, Avrupalı dostlarımızın desteğiyle, Kuzey ve güney komşularımızın bilgileri dâhilinde operasyon üstüne operasyon yemeye devam edip duruyoruz maalesef.

Maide suresinin şu üç ayetini sağduyulu irfanınıza arz ediyorum.

54. Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, o zaman Allah, (sizin yerinize) kendisinin onları, onların da kendisini sevdiği, mü’minlere karşı gayet alçak gönüllü/yumuşak, kâfirlere karşı da oldukça onurlu ve sert bir toplum getirir ki onlar (her türlü gücüyle) Allah yolunda cihad ederler, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu Allah’ın lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, (her şeyi) bilendir.

55. Sizin gerçek dost ve yardımcınız ancak Allah ve O’nun Resûlü’dür; bir de (Allah’ın emirlerine) boyun eğerek namazı dosdoğru kılan ve zekât veren mü’minlerdir.

56. Kim Allah’ı, Resûlü’nü ve mü’minleri velî (ve dost) edinirse, işte Allah taraftarı onlardır; mutlaka galip geleceklerdir.

Burada dinden dönmeyi sadece Allah’ı inkâr ya da İslam’ı reddetmek olarak değil,  onun indirdiklerini dikkate almayıp, ahkâmını rafa kaldırmak olarak düşünmek lazım. Takip eden ayetler ise gerçek dostlarımızı ve zaferin yol işaretlerini gösteriyor bizlere.

Peki, bu birliği sağlamak mümkün mü, ya da bu nasıl olacak. Akif’in şu mısraları zihnimi gıdıklayıp duruyor, önce onu yazayım şuraya da rahatlasın.

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; 
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez/1913

Aslında şiirin tamamını alsam da yeridir buraya. Akif’in en temiz Türkçe ile yazdığı nadir şiirlerden ve tamda konumuzla örtüşüyor. Sevenlerine öneririm.

Önce düştüğünü anlaması lazım insanın kalkması için. Biz büyük bir medeniyetin enkazı üzerine oturuyoruz. Bugüne kadar bize Osmanlının defektleri ezberletildi sanki bir düşmandan bahseder gibi. Oysa yeryüzünün son irfan ve ahlak medeniyetiydi. Buna mukabil düşmanlarının da meziyetleri anlatıldı büyük bir gıpta ile. Elbette tarih ibret içindir. Varsayalım bunların hepsi hakikat. Ama ben bir karşılık bulamıyorum lügatte; atasına küfredene, geçmişini inkar edene..

Osmanlıyı çöküşe götüren faktörlerin hepsinin objektif olarak değerlendirilmesi kadar onun dünyaya bıraktığı medeniyet mirasının ve arkasındaki dinamiklerinde değerlendirilmesi lazım. Cumhuriyetin kazanımlarıyla beraber bugün geldiğimiz noktada kayıplarımızı da konuşmamız lazım. Biz dünya sahnesinde bir rol alacaksak; bütün bu değerleri harmanlayarak, güçlü taraflarımızı öne çıkararak, tarihimizle, kültürümüzle, medeniyetimizle, değerlerimizle barışarak yapabiliriz bunu, ancak öyle dinletebiliriz sözümüzü.

Yüzyıl savaşlarından, mezhepçilikten, ırkçılıktan çıkıp gelen Avrupa kavimleri, Avrupa Birliği/AET etrafında sınırları kaldırarak, ortak para birimi ve hukuk sistemi etrafında bütünleşerek bunu başarabildiyse; inanç olarak daha sahih, coğrafya ve kültür olarak daha yakın, tarih olarak daha taze İslam toplumları bunu haydi haydi yapabilir.

Bütün Müslümanların şeksiz şüphesiz ittifak ve iman ettiği Kuran ı Kerim bizi kardeş ilan ediyor ve aramızdaki sorunları sulh/ıslah etmeyi emrediyor. Müminleri kurşundan bir binanın tuğlalarına benzetiyor. Peygamberimiz (sav) birbirimizi sevmemizi imanın şartı ve cennetin anahtarı olarak tarif ediyor.

Biz hala ramazanın başlangıcında bir araya gelemiyoruz doğru, ama onu hallettiğimiz zaman zaten büyük bir eşik aşılmış olacak.

Ortak takvim, Hicri Takvim. Çift takvim kullanabiliriz. Aslında kullanıyoruz da. Ramazanlar, Haclar, dini bayramlar, bütün ibadetler ona göre tanzim ediliyor. Takvim yapraklarında Hicri takvimde zikrediliyor, bir farkla ki miladi takvim esas alınarak.

Takvim, zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur. İnsanlar zamanı ölçerken, ölçü aracı olarak güneşi ve ayı kullanmışlardır. Hicri takvim ayın hareketlerini, miladi takvim ise güneşin hareketlerini esas alarak tanzim edilmiştir. İlk güneş takvimini Mısırlılar, ay takvimini ise Sümerler oluşturmuşlardır. Bugün kullandığımız miladi takvimin başlangıcı Hz. İsa’nın doğumu, Hicri takvimin başlangıcı ise Peygamber efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti olarak kabul edilmiştir. Hicri takvimde gün akşamla başlamaktadır.

10 eylül 2018 akşamı 1440.hicri yılbaşı. Muharrem ayı ve aşure günü o gün başlıyor. Peygamber efendimiz (sav) Muharrem ayını Allah’ın ayı olarak tavsif ediyor ve ramazandan sonra tutulan oruçların en sevaplısı bu ayda tutulandır diye müjdeliyor.

İbadet hayatımızı düzenleyen hicri yılımızı bir farkındalığa dönüştürerek, tebrikleşerek, hediyeleşerek, aşurelerle, oruçlarla karşılayarak işe başlayabiliriz.

Ümmetin bölünmüşlüğüne bir çare, katledilmesine, sömürülmesine ve Kerbela’ların tekrarlanmamasına vesile olması niyazıyla;

Hicri yılbaşınızı tebrik ediyorum.

Yorum Ekle
Yorumlar
FARUK ERDOĞAN

15.09.2018

Güzel insanlar güzel bakar ve görür, hakikati ve doğruları konuşur. Hocam kalemine ve yüreğine sağlık. Teşekkürler
Ayşe Öktem

10.09.2018

Elinize sağlık. Toplumumuzun eksikliğini çok güzel dile getirip, yumuşak ama net bir şekilde örneklendirmiş, ayetlerle de kesinleştirmişsiniz. Hicri yılbaşımız hayırlara vesile olsun inşaALLAH...
Abdullah çalık

10.09.2018

Çok güzel
Ahmet Gürbüz

09.09.2018

Teşekkürler değerli dostlar
Hamza ÇELİK

09.09.2018

Dopdolu güzel bir yazı. Uyanış bilincine katkı sağlaması umuduyla... Yüreğine sağlık kardeşim
Sefer Aktaş

09.09.2018

Allah razı olsun. Ahmet hocam temennilerinize katılıyorum. Müslümanların birlik olma zamanı.
Hidayet ÇİNPOLAT

09.09.2018

Bütün olaylar dediğin gibi dayicim Allah hayırlara vesile etsin daha güzel haber yazılar paylaşmani dilerim
Muhammed Can

09.09.2018

Ülke gündeminin yoğunluğunun arasında böylesi bir gündemi ayetlerle şiirlerle anlatmış olmanız gerçekten çok güzel olmuş. Kaleminize sağlık.
Şerafettin

09.09.2018

Çok güzek ve önemli konular. Rabbim ümmeti Muhammed'e birlik ve beraberlik şuuru versin.
Hüseyin Gürbüz

09.09.2018

Fikrine ve yorumuna sağlık daha canalıcı konular yazmak dilegiyle
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları