Geleceğe yazılan mektub veya vasiyetname

16.07.2017
Nurullah D. Sarıhan

Cuma gün bir gazetede haber okudum…

 

Haber şöyleydi: Aniden ölen kızın odasından çıkan mektup aileyi şok etti!

 

- “2023’e kadar açmayın” yazan bir mektup.

 

Söz konusu kız çocuğu bu vatanın evladı veya bizim mahallenin insanı değil.

 

12 yaşında olan kız çocuğu kendi mektubunu yine kendisine yazmış, eşyalarının arasına bırakmış 2023 yılında açıp okumak üzere, neden bu tarih bilemiyorum, bu konu ile ilgili ayrıntı yok haberde.

 

Okuduğum zaman inancımızın gereği her bir müslüman’ın yapması, kendinden sonrakilere (çocuklarına, hanımına veya anne-babasına) bırakmak üzere hazırlaması fıkhen vacip olan “vasiyetname” geldi aklıma.  Evet, henüz vasiyetini hazırlamamış birisi olarak bu haber kendimi sorgulattı.

 

Neden hazırlamadım, acaba ölümü kendime yakıştırmadığımdan mı?

 

Yahut henüz hazırlamamış olan kardeşlerim neden vasiyetini yazmaz?

 

Ayrıca vasiyetname mutlaka muhafazalı bir yerde mi olmalı? Kişi bu hazırladığı belgeyi önceden herkesin bilgisine sunamaz mı?

 

Vasiyetname “irade beyanıdır”, bu beyan ile kişi bir işi birisine ısmarlar, bir malı veya malın bölüşümünü yaparak ölümünden sonra isteği doğrultusunda bağışlar.  Istılahi olarak da kelime anlamına yakın bir anlam verilmiştir vasiyetnameye.

 

Ömer Nasuhi Bilmen şöyle tarif eder: “Bir malı veya menfaati ölümünden sonraya bağlayarak bir şahsa veya bir hayır kurumuna karşılıksız olarak vermektir.” Veya “Bir kimsenin ölmeden önce mali işlerini yürütmekte veya tasarrufta bulunmak için birisini yetkili kılmasıdır.” Elbette inanan herkesin hayatta iken ödemekle yükümlü olduğu borçları veya insani hakların ödenebilmesini kendisinden sonrakilere yazılı olarak bırakması şarttır. Yazılan bilgi notları sadece borçlar veya ödenmesi gereken insani haklarla sınırlı olmayıp kişi; çocuklarına, ailesine, sevdiklerine kendisinden sonraki yaşam şekilleri, düşünce dünyaları ve insanı kamil olmalarını da-şer’i sınırlar içerisinde- tembihleyebilir. Aynı zamanda kişi bugüne kadarki yaşamı süresince düşüncesini şekillendiren hadiseleri yazarak o günleri, an itibari ile olayların anlatımı ve gelecek nesillere hayal ettiği yaşam biçimini de yazabilir.

 

1986 yılında Ptt 2000 senesinde ulaştırılmak üzere merhum Turgut Özal’ın teşviki ile mektup kampanyası başlatmıştı. Yazılan mektupların sahiplerine ulaşıp-ulaşmaması bu yazının konusu değil ama geleceğe yazılan o mektuplar da bir nevi “irade beyanı” idi.

 

Aile içi iletişimi güçlendirmek ve nesiller arası çatışmayı aza indirgemek için de benzeri bir yol takip edilebilir.

 

Aile ve sosyal yapıları hakkında uzman kişiler nasıl değerlendirir bilemem ama; 52 yaşını idrak etmeye çalışan biri olarak gelecek yaşlarda çocuklarıma karşı sorumluluğum ve onlarla iletişimim için sınırlar çizebilmenin yolu; yazmak ve yazılanlardan da onları haberdar etmek benim takip ettiğim bir yoldur mesela.

 

Topluma mal olmuş ve ümmetin takdirini kazanmış insanların da belli şahıslara, halka, yani ümmete yazmaları gereken bir vasiyetnameleri olmalıdır. Bu konuda en güzel örneklerden birisi de Merhum Şehid Ahmet Yasin’in vasiyetnamesidir…

 

Gelin bugünden yazılması vacip olan vasiyetnamelerimizi yazalım ama aynı zamanda kendimize veya belirleyeceğimiz kişilere vaktini belirleyeceğimiz bir zaman diliminde verilmesi için bir mektup bırakalım.

 

Gelecek o gün için bugünü yazalım. Sene-i devriyesi olan 15 Temmuz hadisesi ile ilgili olarak çocuklarımıza duygu, düşünce ve yaşadıklarını bir mektup olarak yazdıralım, kayıt altına aldıralım ki çocuklarımızın ve bizlerin yaşadıkları unutulmasın. Hafızalarımızdan silinip gitmesin.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye