19 Ekim 2019 Cumartesi •

Ekran Şehvetine Kapılmış, Şöhret Sarhoşu

28.07.2019
Ahmet GÜRBÜZ

Ekran Şehvetine Kapılmış, Şöhret Sarhoşu / Ahmet GÜRBÜZ

Gözlerinizi kapayın. Hem de sımsıkı kapayın. Şöyle biraz gerilere gidelim. Tarihin derinliklerine, karanlıklarına girelim, 610 senesi, Mekke’ye gidelim. Cahiliyyenin zulümatını düşünüp, o karanlığı iyice hissedelim.

Efendimiz (sav), gönlünü manevi fütuhatlara hazırlamak, rahmani nurlarla aydınlanmak için, diğer Hanifler gibi inzivaya çekilir ve Hira mağarasını yurt tutar. Güngörmüş, vefalı eş, tâhire kadın her zaman olduğu gibi yanındadır. Bazen bizzat, bazen hizmetçileri ile onu yoklar, ihtiyaçlarını giderirdi.

O inkılab günü geldiğinde, Muhammed (sav) Cebrail ile karşılaştığında, iliklerine kadar sarsıldığında, yine yanındadır ve en büyük sığınağıdır. “Ey Hatice, bana ne oluyor?” dediğinde, endişe ve korkularını aktardığında; “Hayır, Vallahi! Allah seni kesinlikle utandırmaz. Çünkü sen, akrabalık bağlarını sıkı tutar, doğru söz söyler, bakıma muhtaç olan kimselere yardım eder, elinde avucunda olmayana verir, misafiri ağırlar ve haksızlığa uğrayanlara destek olursun.” sözleriyle ilk şoku atlatmasına yardım eder, onu teskin eder ve bunun Allah’tan bir müjde olduğuna haber verir.

Müminlerin annesi Hatice tül Kübra’dan bahsediyorum; Mekke’nin en itibarlı ve zengin iş kadını, Efendimizin ilk eşi, altı çocuğunun annesi. Ömrünü ve tüm varlığını Allah ve Rasulü ’nün yoluna bezletmiş, İslam’ın ilk mümini ve Müslüman kadınların en güzel rehberi. Onun vefatını müminler ‘hüzün yılı’ olarak andılar ve tarihe böylece kayıt düştüler. Allah ondan razı olsun.

Allah Rasulü onun için şöyle buyurdu: “Yüce Allah bana Hatice'den daha hayırlı bir eş vermemiştir. Bütün insanlar bana inanmazken o bana inandı. Herkes beni yalanlarken o doğruladı. İnsanlar (yardımlarını) benden esirgediklerinde, o bana malıyla destek oldu. Yüce Allah bana başka kadınlardan değil, ondan çocuklar ihsan etti.” (Ahmed İbn Hanbel)

Başka bir rivayette Hz. Ali bin Ebu Talib, Rasulullah (sav) den şöyle dediğini nakletmiştir: “(Kendi döneminin) en hayırlı kadını Meryem’dir. Hatice’de (kendi döneminin) en hayırlı kadınıdır.”(Buhari)

Rasulullah efendimizin yanında Hz. Hatice validemizin yeri bu iken, aziz ve celil olan Allah onu bütün müminlere kıyamete kadar ‘Anne’ ilan ediyor ve onlar için ayrı bir hukuk ihdas ediyor. Ahzab suresinin başında; “O Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha evladır (yakındır). Onun zevceleri de (mü’minlerin) anneleridir.”(33/6)

Yine Ahzab suresinin takip eden ayetlerinde; Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi bir (kadın) gibi değilsiniz (32), eğer Allah ve Rasulüne itaat eder salih amel işlerseniz size mükâfatı iki kere veririz (31), ya da içinizden kim çirkinliği aşikâr bir günah işlerse, onun azabı iki kat artırılır (30) buyurulmaktadır.

Allah Rasulü‘nün evine davet edilmeden, vakitli vakitsiz girilemeyeceğini, davetten sonra lafa dalıp uzun uzun oturulamayacağını, onun eşlerinden herhangi bir şey istenecek olursa, bunun ancak perde arkasından olabileceğini, yine bu ayetler müminlere ikaz ediyor. Aynı şekilde onun eşleriyle müminlerin evlenmesi de kesinlikle haram kılınıyor.(53)

Peygamber efendimizin her evliliği bir hikmete mebnidir. İslam’ın aile modelini bize onlar aktardı. Hz. Hatice’nin Mekke dönemi ve o sıkıntılı günlerdeki fonksiyonunu, anneliğini, eşliğini nasıl anlatabiliriz. Hz Aişe’nin aile hayatıyla ilgili, eşler arası münasebetleri, hadis ve fıkıh ilmine katkılarını ne ile tartabiliriz. Keza Ümmü Seleme annemizin Mekke’nin fethinde, Hudeybiye anlaşmasındaki o kritik rolünü nasıl görmezden gelebiliriz.

Bütün bunlar gün ışığı gibi önümüzde dururken, Efendimizin Hz. Aişe hariç evlendiğinde bütün eşlerinin dul olduğu bilinirken, ekran şehvetine kapılmış, şöhret sarhoşu eblehin birinin kalkıp, mümin kadınların onuru, ilk Müslüman, iffet, izzet, nezahet, şefkat timsali Hz. Hatice validemize dil uzatmasını ne ile izah edeceğiz?

Zahidin her ne kadar ta’nı firavan olsa

Ana gam yemez idik zerrece irfan olsa

Sıdk ile mezheb-i İslâm’da pûyan olsa

Bize mülhid diyenin kendüde îman olsa

Dahleden dinimize bari müselman olsa.

(Şeyhülislam Mehmet Bahaî Efendi)

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Faruk Erdoğan

31.07.2019

Sayın hocam, yine aynı şekilde açık ve net olarak söylenmesi gerekenleri söylediniz. Yüreğinize, elinize ve kaleminize Allah güç kuvvet versin inşallah. Kesinlikle artık sizden kitaplar bekliyoruz. Sanırım daha fazla gecikmemeli. Selam ve saygı ile..
Mehmedali

29.07.2019

https://yazarumit.com/mustafa-islamoglu-ne-dedi-ne-demedi/
Hüseyin GÜŔBÜŹ

29.07.2019

Kalemine gönlüne fikirlerine sağlık
Kemal kerim

29.07.2019

S a ağzınıza sağlık üstadım bilginizi yorumla harmanlayıp bizi aydınlatmanız bizim için çok önemlidir. Geçmişini bilmeyen bir toplum olduk onun için değer(li)lerimize sahip çıkmak yerine haksız yere onları karalayanlara alkış tutuyoruz. Allah sizden razı olsun. Bilgi paylaşımlarınızın Devamını bekleriz...
Mustafa Marif

29.07.2019

Elinize, dilinize, gönlünüze, yüreğinize sağlık...
mustafa Demirtaş

28.07.2019

ahmet abi kalemine kuvvet meydani bos bulup peygamberimize saldirinin başka bir cesidi de bu sekilde ..once bu kadar hadis mi olur peygamber hic durmamis konusmus diyeceksin kendin vır vır zırvalayacaksın.bunlar proje din adami kisvesi altinda.haa arada bir dogru soyleyip beyinleri bulatacaklar
mehmet aldemir

28.07.2019

Allah razı olsun, kaleminize güç kuvvet versin.
Ahmet Gürbüz

28.07.2019

Yorumlarınız, tebrikleriniz, dualarınız ve ikazlarınız için TEŞEKKÜR EDERİM, MUHABBETLER
Ahmet Gürbüz

28.07.2019

Yazı gayet açık ve net. Gördüğüm kadarıyla herkeste gayet net anlamış. Ben yapılan çok büyük bir hakarete kendimce açıklama getirdim. Eğer Hz Hadice validemize yapılana hakaret demiyorsanız, tartışacak bir şeyde yok. Bu konuyla ilgili bir özür varsa bende düzelteyim. Hangi birimiz bir dul bayanla evlenmiş arkadaşıma bu ifadeyi kullanabilir. Burda ustaca islamın en büyük hanım değerlerinden birine bir hakaret var ve hakaret sahibi onun arkasında duruyor. Hemde ustaca rencide olanları tahkir ederek. Müslümanlat Allah için dininize ve değerlerine sahip çıkın altını oyanlara degil Daha sinemizdeki acılar tazeliğini korurken Vesselam
Selami k.

28.07.2019

Adı üstünde ekran şehvetine kapılmış, şöhret sarhoşu olmuş biri tabii ki ne dediğini bilmez. Ne beklenir ki! Rabbim hidayete tabii olanlardan eylesin. Amin
Yusuf Gök

28.07.2019

Manidar bir çalışma olmuş. Saygılar Ahmet Hocam.
Nermin gürbüz

28.07.2019

Rabbim lisanınıza yüreğinize kaleminize güç versin herdaim hakkı hakikati yazanlardan eylesin .
Hüseyin malkoç

28.07.2019

Allah razı olsun sayın hocam hislerimize tercüman oldunuz Rabbim izahatınıza ve İzanınıza bereket versin inşallah amin
Emre BAYTAK

28.07.2019

Müdürüm mükemmel bi yorumcusunuz ALLAH sizden razı olsun ellerinden öperiz bize bizi unutturmadiginiz için yüce ALLAH sizden razı olsun
NAim say

28.07.2019

Kimmiş hakaret eden? Zannediyorum önemli birisi ki eleştirmek için koca köşe yazısı yazmışsınız. Etik olarak hem hakaret ettiğini söylediğiniz kişinin sözlerini tam olarak aktarmalı sonra da kendi fikirlerinizi yazmalı değil misiniz? Müslümanlar olarak bir türlü eleştirme ahlakını öğrenemedik... Selametle kalın...
Mehmedali

28.07.2019

Eleştiri tamam da 'ebleh' filan da noluyor? Ayıp yaa.. Adam maksadı aşan bir laf etti, tamam..ama hakaret yersiz.
Abdullah

28.07.2019

Zahidin her ne kadar ta’nı firavan olsa Ana gam yemez idik zerrece irfan olsa Sıdk ile mezheb-i İslâm’da pûyan olsa Bize mülhid diyenin kendüde îman olsa Dahleden dinimize bari müselman olsa.
Dürümiye / Lezzete Davetiye