Doç. Dr. Enver ARPA / Diyanet neden hedefe konulmaktadır ?
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Diyanet neden hedefe konulmaktadır ?

31.05.2017
Doç. Dr. Enver ARPA

Bir medya grubunun öncülüğünde iki haftadır sürdürülen Diyanet teşkilatına ve onun başında bulunan Prof. Dr. Mehmet Görmez’e yönelik itibarsızlaştırma amaçlı insafsız ve mesnetsiz bir karalama kampanyasının yürütüldüğüne şahit olduk.

 

Sürdürülen bu karalama kampanyasının sebeplerini izah etmeden önce bu kampanyanın ters teptiğini ve adeta sahiplerinin elinde patladığını burada ifade etmek istiyorum. Zira toplumumuz neredeyse tüm kesimleriyle bu karalama kampanyasının bir amaca yönelik, samimiyetten uzak ve itibarsızlaştırma amaçlı olduğunu fark etmiş ve bu kampanyayı boşa çıkarmıştır. İdarecilerin eleştirilmesi ve varsa bir rahatsızlığın dile getirilmesi basının ve bireylerin elbette hakkıdır. Ancak eleştiri sınırlarını aşarak, iftira ve karalamaya varan mesnetsiz iddialarla insanların onur ve haysiyetiyle uğraşmak en azından, adına konuşulan İslam ahlak ve prensipleriyle asla bağdaşmamaktadır. Bu kampanyada da eleştiri sınırları aşılmış ve düşünceleri, yaşamı, sosyal çevresi ve FETÖ’den uzak geçmişiyle, yaklaşık 35 yıldır toplumun gözü önünde bulunan başkan Görmez, mesnetsiz bir şekilde bu örgüt ile ilişkilendirilerek itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Amaç bu kadar açık olunca bunun toplum tarafından kolaylıkla fark edilmesi zor olmamıştır. Kampanyayı yürütenler, adeta sert bir kayaya çarpmış ve bu heveslerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardır.

 

Peki o zaman bu kampanyayı başlatanlar neyi hedeflemektedirler, neden başkan Görmez’i bu denli nefret ve azimle hedefe koymuşlardır?

 

Doğrusu bunun irdelenmesi ve bu kirli amacın ortaya çıkarılması son derece önemlidir. Amacın Ülkemizi haince bir mecraya sürükleyen FETÖ örgütüyle mücadele olmadığı açıktır. Kampanyada başrollerde yer alan kimi şahısların bu anlamda pek de temiz bir geçmişe sahip olmadıkları bilinmektedir. Kanaatimize göre bu kampanyanın asıl amacı icraatlarından rahatsızlık duyulan Görmez’in günümüzde en etkili silah haline dönüşen FETÖ ithamıyla devre dışı bırakılmasıydı. Kampanyada bir kısım insanlar ise farkında olmadan bu amaç için bir maşa olarak kullanıldı.

 

Uzun bir dönemdir Diyanetin üst yönetiminde söz sahibi olan ve ortaya koyduğu icraatlarla gözle görülür bir tutum değişikliğine imza atan Görmez ve politikalarının bazı kesimler nezdinde derin bir rahatsızlık yarattığı anlaşılmaktadır. Diyanet’in son yıllardaki tutumunu, proje ve faaliyetlerini dikkatli bir incelemeye tabi tuttuğumuzda bu kampanyaya katılan kesimi rahatsız eden çeşitli düşüncelerin Diyanet tarafından dile getirildiğini, pek çok faaliyetin icra edildiğini ve bu düşünce ve faaliyetlerin onların düşünce dünyalarını üzerine inşa ettikleri tutum ve düşüncelerle çelişen bir çerçevede olduğunu görüyoruz. Diyanette yaşanan ve büyük bir rahatsızlık yaratan bu dönüşümü kısaca şu şekilde özetlememiz mümkündür:

 

  1. Diyanet teşkilatı, son yıllarda gerçekleştirdiği icraatlarla alışılagelmiş kabuğunu kırarak çok boyutlu bir yönetim tarzına geçmiş bulunmaktadır. Diyanet; artık sadece din hizmetlerini yürütmekte olan görevlilerin özlük haklarını düzenleyen, onları sevk ve idare eden, bunun için gerekli altyapıyı oluşturan bir kurum olmaktan çıkmış; bünyesinde barındırdığı görevlileri, önderlik üstlenmelerini sağlamak, toplumu yönlendirmelerine yardımcı olmak üzere bidat ve hurafelerden arındırılmış sahih dini bilgilerle eğitmeye, bilinçlendirmeye çalışan bir teşkilata dönüşmüş bulunmaktadır. Diyanet, bunun için kurslar açmakta ve farklı eğitim programları düzenlemektedir. Din görevlileri, her geçen gün itibar kazanmaya, daha fazla kabul görmeye başlamışlardır. Artık camilerde verilen vaazlarda gerçek dini bilgilere daha fazla yer verilmekte, bidat ve hurafeler fazla rağbet görmemektedir.

 

Diyanet, merkez ve taşra teşkilatlarıyla, yayınları ve etkinlikleriyle topluma gerçek dini bilgileri aktarmaya, sahih bilgiler ışığında yönlendirmelerde bulunmaya, toplumun gerçek sorunlarıyla ilgilenmeye başlayan bir teşkilat olmaya çalışmaktadır. Vaazlarda, hutbelerde artık aslı astarı olmayan menkıbelerden, hikayelerden ziyade; gerçek dini bilgiler verilmeye çalışılmaktadır. Başkan Görmez, hutbelere bizzat müdahalelerde bulunarak bunu sağlamaya çalışmaktadır. Artık lüzumsuz gün ve hafta kutlamalarına itibar edilmemekte; suya sabuna dokunmayan meseleler yerine toplumun gerçek sorunlarıyla ilgilenilmektedir. Orman haftası, diş sağılığı vb. bireysel sorumluluklarla ilgili meseleler yerine toplumsal ıslaha yönelik konulara ağırlık verilmektedir. Suni gündem yerine halkın gerçek gündemine odaklanılmakta ve onunla ilgili İslam’ın tutumu ortaya konulmaya çalışılmaktadır.

 

  1. Diyanet son yıllarda yayıncılık konusunda da devrim niteliğinde bir politika geliştirmiş bulunmaktadır. Yayınlanan kitapların türünden ve içeriğinden başlayarak pek çok değişikliğe gidilmiştir. Yayıncılıkta geniş bir yelpaze oluşturan Başkanlık, bastığı kitapları talep eden okullara ve öğrenci kuruluşlarına vermektedir. İslam ilim dünyasının önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen İslam Ansiklopedisini tamamlayarak internet üzerinden ücretsiz erişim imkânı sağlamıştır. Geniş ve ehil bir kadroyla hazırladığı “Hadislerle Müslümanlık” kitabını tamamlayarak piyasaya sürmüştür. Yine Türkiye’nin seçkin Tefsir hocalarının katıldığı geniş bir kadroyla yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim’i farklı bir tarzla tefsir ederek, halkın istifadesine sunmak için “Konulu Tefsir” projesi başlatmış bulunmaktadır. Öte yandan çağımızın gerekleri arasına giren medya aracılığıyla halkı yüce dinimizle buluşturmak için sesli ve görsel yayıncılık alanında da önemli faaliyetlere başlamış bulunmaktadır. Halka dinimizi öğretmek, sahih dini bilgiye erişimlerini sağlamak üzere Diyanet TV., Diyanet Radyo, Risalet Radyo gibi önemli icraatlara imza atmıştır.

 

  1. Camilerin Müslüman toplumlarda önemli bir fonksiyonu vardır. Onlar sadece namaz kılınan bir mekan olmayıp sosyal bir fonksiyonları da bulunmaktadır. Müslümanlar cami ve mülhakatı olan medrese, küttab, aşhane vb. sosyal tesislerinde bir araya gelerek sorunlarını konuşup birbirleriyle tecrübe paylaşımında bulunuyorlardı. Çocuklar, gençler; temel dini bilgilerini daha çok bu mekanlardan ediniyorlardı. Ne var ki son yüzyılda ülkemizde camiler bu fonksiyonundan giderek uzaklaştırılmış ve sadece namaz vakitlerinde hizmet veren bir mekana dönüştürülmüştür. Başkan Görmez, camilerin yeniden bu fonksiyonuna kavuşturulması ve bir külliyeye dönüştürülmesi için çeşitli projeler uygulamaya niyetlenmiş ve bunun için çalışmalar başlatmıştır. Camilerin bir cazibe merkezine dönüşmesi, çocukların ve gençlerin namaza yönlendirilmesi için çeşitli çabalar ortaya koymuştur.

 

  1. Bu Kampanya’da bahane olarak ileri sürülen Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin etkisini arttırmak ve Hz. Peygamberi daha ilmi ve sahih bilgilerle halka anlatmak için bu etkinliklere akademik bir boyut kazandırılmaya çalışılmıştır. Yapılan etkinliklerde İlahiyat hocalarının daha fazla katkı sunmaları sağlanmaya çalışılmaktadır. En son bazı kesimler tarafından ismi üzerinden bir spekülasyon yaratılarak FETÖ ile ilişkilendirilmeye çalışılması üzerine Din İşleri Yüksek İstişare Kurulu toplanarak bu etkinliklerin adını “Siyret Haftası” olarak değiştirmiştir.

 

 

  1. Diyanet İşleri Başkanı artık sadece imza atan, odasında oturarak kurumu yönetmeye çalışan bir memur gibi çalışmamaktadır. Hemen her hafta hutbe okuyarak, mihraba geçip namaz kıldırarak, fırsatını buldukça irşad faaliyetlerinde bulunarak bazı kesimlerin milleti uyuttuğu düşüncelerle mücadele etmekte ve onları sarsacak şekilde toplumu bilinçlendirmeye çalışmaktadır. Sabah namazlarında gençlerle cami buluşmaları düzenleyerek onları bilinçlendirmeye ve alışılmışın dışında bir başkanlık yapmaya gayret etmektedir.

 

  1. Diyanet’in dikkat çeken faaliyetlerinden biri de, daha çok doğu illerimizde bulunan medrese eğitimine yeniden bir düzen sağlamaya çalışmasıdır. Başkan Görmez, dışlanan, horlanan ve iyice itibarsızlaştırılan medreselere yeni bir ruh katarak onları etkin hale getirmeye çalışmıştır. Bu medreselerin klasik İslam düşüncesinin ortaya çıkarılmasında büyük önemi haiz oldukları şüphesizdir. Ancak eğitim programlarının yeniden gözden geçirilmesi, günümüzle uyumlu hale getirilmesi ve kayıt altına alınarak itibar kazandırılması önemlidir. Hükümetin de sağladığı desteği arkasına alan başkan Görmez, doğuda medrese hocası durumunda olan 1000 mollayı kadroya geçirerek resmi görevli haline getirmiştir.

 

 

  1. Ülkede varlığını sürdürmekte olan cemaatlerin veya düşünce gruplarının her biri kendi düşüncesine uygun davranan bir Diyanet istemektedir; herkes kendi düşüncelerinin Diyanet nezdinde kabul görmesini ve buna göre açıklamalar yapılmasını arzu etmektedir. Başkan Görmez ise mezhep, meşrep, tarikat ve ekol merkezli olmayan, sahih İslam’ı temel referans olarak alan, birliği, beraberliği öne çıkaran bir tutum sergilemekte; yaptığı konuşmalarda mezhep ve meşrep aidiyetinin bir kenara bırakılmasını dile getirmektedir. Onun bu tutumu gerçeği sadece kendi klik veya anlayışında gören kesimleri rahatsız etmektedir.

 

  1. Diyanet İşleri Başkanlığı bu dönemde yurt içinde önemli bir dönüşüme imza attığı gibi yurt dışına yönelik faaliyetlerde de önemli bir aşama katetmiş bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasının ardından ülkemizin İslam dünyasıyla ilişkileri iyice zayıflamış, pek çok İslam toplumuyla irtibatımız kopma noktasına gelmiştir. Ülkemizin son dönemlerde bu ülke ve topluluklarla yeniden ilişki tesis etmeye çalıştığı bu dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı da üzerine düşeni yapmaya, inanç ve gönül bağımız bulunan Müslüman ülke ve topluluklarla ilişkiler kurmaya çalışmaktadır. Bölgesel “İslam Alimleri Zirveleri” toplayarak sorunları masaya yatırmakta, bilgi alışverişinde bulunmakta, ülkemizin sahip olduğu tecrübeyi kendilerine aktarmaya çalışmaktadır. Başta Afrika kıtasında bulunan topluluklar olmak üzere bu toplulukların önemli bir bölümü dini hizmetlerini karşılamaya yetecek yetişmiş eleman ve maddi imkânlara sahip değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı, bir yandan onların din görevlilerini Türkiye’deki eğitim merkezlerinde eğitmeye öbür yandan Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla kendilerine gereken maddi desteği sağlamaya çalışmaktadır.

 

 

  1. Diyanet’in dikkat çeken önemli icraatlarından biri de Müslüman dünyaya yönelik bu tutumudur. Nerede bir sorun ve sıkıntı varsa Diyanet oraya yönelik adımlar atmakta; maddi ve manevi destekler sunmaya çalışmaktadır. Özellikle başkan Görmez, İslam dünyasının dini sorunlarıyla yakından ilgilenmekte, İslam dünyasını derin bir üzüntü ve ye’se sokan şiddet içerikli hareketlere, Müslümanlar arasında yaşanmakta olan iç savaşlara yönelik samimi bir mücadele sergilemektedir. Suriye, Irak ve diğer İslam coğrafyalarında yaşanan terör ve vahşete yönelik açıklamalarıyla sorunun giderilmesine katkı sunmaya, ümmetin birlik ve beraberliğini sağlamaya, kardeşlik duygularını pekiştirmeye çalışmaktadır.

 

 

 

  1. Başkanlık 2011 yılında gerçekleşen yeniden yapılanmasında Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Dairesini kurarak İslami topluluklara yönelik yayınlar hazırlayarak veya mevcut kitapları tercüme ederek ücretsiz dağıtmaktadır. İmkanı bulunmayan Müslüman toplulukların ihtiyaç duyduğu her türlü dini kitap, mushaf vb. yayınlar bu daire aracılığıyla basılarak hibe edilmektedir.

 

  1.  Türkiye Diyanet Vakfı da bu politikaya paralel faaliyetlerde bulunmaya, imkanlar ölçüsünde destek sunmaya çalışmaktadır. Diyanet Vakfı, Mütevelli Heyetinin de Başkanı olan sayın Görmez’in talimatıyla Diyanet teşkilatını destekleyen bir kuruluş olmaktan çıkarak uluslararası bir insani yardım teşkilatına dönüşmüş bulunmaktadır. Yurt İçinde çeşitli proje ve faaliyete imza attığı gibi yurt dışında da yüzlerce faaliyet icra etmektedir. Diyanet işleri Başkanlığıyla işbirliği içinde yurt dışında ihtiyaç tespit ettiği ülkelerde cami, Kur’an Kursu, eğitim merkezi gibi projeler yürütmektedir. Vakfın Diyanetle işbirliği halinde Afrika’da 30’a yakın ülkede dini kompleksler inşa ettiği, Dünya genelinde 102 ülkeyle işbirliği yaptığı bilinmektedir. Vakıf, yurt içinde ihtiyaç sahibi öğrencilere eğitim bursu sağladığı gibi yurt dışından da farklı ülkelerden seçtiği öğrencilere eğitim bursu sağlayarak ülkemizde dini eğitim görmelerini sağlamaktadır.

 

 

  1. Diyanet teşkilatı, geçmiş dönemlerde sahip olduğu konumla, resmi ideoloji doğrultusunda geliştirdiği tutum ve davranışlarla toplumun geniş kesimleri tarafından sürekli eleştiriliyordu, Müftüler, vaizler ve imamlar İslam’a mesafeli duran sistemin adamı olarak değerlendiriliyordu. 2000’li yıllardan itibaren Görmez’in üst düzey idareci olarak yer aldığı Diyanet İşleri Başkanlığı; yaptığı icraatlar, yürüttüğü proje ve faaliyetlerle teşkilata büyük bir itibar kazandırmıştır. Kürsüye çıkıp vaaz eden, sürekli sahih dini bilgiye atıfta bulunan, mezhep ve meşrebimizi dinimizin önüne geçirmememiz gerektiğini söyleyen, camide hutbe okuyan, namaz kıldıran, gençlerle camilerde bir araya gelen, toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede duran, toplumla iç içe yaşayan, etkinliklere katılan, şehit cenazelerine katılıp cenaze namazı kıldıran Başkan Görmez geniş halk kesimleri nezdinde büyük bir sempati yaratmış bulunmaktadır.

 

Bidat ve hurafelere dayalı, İslam’ın güzide önderlerini ötekileştiren, kendi hurafî bilgilerinin tehlikeye düştüğünü fark eden kesimlerin, yeni bir vizyona kavuşan Diyaneti ve onun başkanını hedefe koyması anlaşılır bir tutumdur. Ancak İslam adına konuştuğunu ima eden kişi veya kuruluşların tüm insanlığın kabul ettiği ahlaki değerlere bağlı olması gerekmiyor mu?

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye