Dikkat bağ(ım)lıyız !!!

19.05.2017
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Sağlam

Dünyaya geldiği ilk andan itibaren bir başkasının yardımına ihtiyaç duyan insan yavrusu, bu bağımlı yapısından zamanla kurtulur. Ancak bağlanma çocuk açısından en temel şeydir ve anne-çocuk arasında başlayan bu bağlanma süreci(fiziksel ve duygusal anlamda) sağlıklı olmadığı zaman ilerleyen süreçlerde kişi açısından ciddi problemler ortaya çıkacaktır. Duygusal olarak bu bağlanma ihtiyacını karşılamak isteyen bireyler istedikleri tatmini alamadıkları takdirde farklı şeylere yönelebilirler. Bu yönelimlerden beklide en önemlisi bugün dünyada ve ülkemizde “bağımlılık” diye her geçen gün büyüyen tehlikedir.

 

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi 2015 Dünya Raporuna (UNODC) göre Dünya genelinde 246 milyon kişi, 15- 64 yaş arası her 20 kişiden biri geçtiğimiz yıl en az bir kez madde kullanmıştır. Bu rakama göre kullanım oranı bir önceki yıla göre 3 milyon kişi artış olduğunu göstermektedir. Her 10 madde kullanıcıdan biri maddeye bağlı hastalıklara maruz kalıyor. 12 milyon kişi damar içi madde kullanıyor. 6 madde bağımlısından sadece 1’ i tedaviye ulaşabiliyor. Geçtiğimiz yıl Dünya genelinde yaklaşık 200 bin kişi madde nedeniyle can vermiş (Prof.Dr.Sevil Atasoy’un röportajından alınan bilgiler). Bu rakamlar ülkemizde de benzer şekilde, üstelik sigaraya ilişkin rakamları söyleme gereği dahi duymuyorum. Bununla beraber internet, sosyal medya, online oyunlar gibi farklı alanlarda teknoloji önemli bir bağımlılık türü olarak ortaya çıktı.

 

Uyuşturucu, alkol, sigara derken teknoloji ve alış-veriş gibi yeni bağımlılık türleri ile birlikte çocuklarımız için son derece tehlikeli bir ortamın içerisinde yaşadığımızın yeterince farkında değiliz. Bu farkındasızlık her alanda artan bağımlılık oranlarında fazlası ile görülmektedir. Ancak unutulmaması gereken bir durum var. Ebeveyn, öğretmen, çocuk, doktor, işçi, simitçi, polis, esnaf ya da her kim olursanız olun aslında bu dünyada bir arada yaşayan milyarlarca insandan biriyiz. Yeryüzündeki bütün insanlara ulaşmak ya da onları etkilemek elbette hayalperestlik olur. Ancak kendi evimizden başlayarak denizin ortasında bir dalga oluşturabiliriz. Evlerden ortaya çıkan bu dalgalar çoğaldıkça belki de bir gün denizin yüzeyi tamamen dalgalarla dolacaktır.

 

Çabamız önce kendi evlerinizde kendi çocuklarımızda bu değişimi başlatmak olmalıdır. Kendimizin inanmadığı ya da mücadele etmediği bir şeyle başkasının mücadele etmesini beklemek fazlaca iyimserlik olur. Yeryüzünde bize en çok benzeyen, bizi en çok önemseyen varlıklardır çocuklar ve biz onların rehberleriyiz. Bizim yapacağımız yanlış rehberlik onları karanlıklara, mutsuzluklara, umutsuzluklara sürüklerken doğru rehberlik onları sağlıklı, mutlu ve güvenli yarınlara hazırlayacaktır. Bu güne kadar ne yaptığımızın muhasebesini istediğimiz gibi yapalım ama bundan sonra ne yapmamız gerektiğini tekrar tekrar düşünmek zorundayız. Çocuklarımız sigara, alkol, uyuşturucu gibi maddelerin saldırısı altında iken bu saldırıya her geçen gün yenileri ekleniyor. Çocuklar için eğitici ve öğretici olarak sunduğumuz teknoloji yeni bir bağımlılık türü olarak ortaya çıktı. Sigara, uyuşturucu ve alkol kendilerine bilgisayar, internet, tablet, televizyon, cep telefonu gibi yeni arkadaşlar buluyor. Bir tarafta yalnız başına bir çocuk diğer tarafta sayısız tehlike. Aslında çocuklarımızı bu tehlikelere karşı yalnız bırakmamak bizim elimizde, onlara ayıracağımız düzenli ve kaliteli vakit bu yalnızlığı giderecektir. Bize güvenen ve istediği zaman gelip konuşan bir çocuk asla yalnız kalmayacaktır. İnanın mücadele etmek çok zor değil, biraz samimiyet biraz bilgi biraz da gayret bu tehlikeleri bertaraf etmeye yetecektir.

 

Sağlıcakla kalın ama yalnız kalmayın ve kimseyi yalnız bırakmayın, siz yalnız bırakırsanız başka şeyler bu yalnızlığa çare olmaya çalışacaktır, UNUTMAYIN!!!

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye