17 Kasım 2019 Pazar •

“DEVLET, KAPLUMBAĞA GİBİ” OLMAMALI

18.10.2019
Ahmet TAŞ

“DEVLET, KAPLUMBAĞA GİBİ” OLMAMALI / Ahmet TAŞ
 
Yıllar önceydi sivil toplum kuruluşları ile bir bakanımızın buluşması vardı. Konu devlet işlerinin yavaş işlediğinden açıldığında değerli bakanımız şöyle bir tabir kullanmıştı. “Devlet kaplumbağa gibidir. Yavaş gider ama; hedefe ulaşır”. Rahmetli şair Abdurrahim KARAKOÇ’UN hâkim Bey şiirinde de bu tabiri teyit eden bir bölüm vardır.
 
Yine tehir etme 3 ay öteye
Bu dava dedemden kaldı hâkim Bey
30 yılda babam düştü ardına 
Siz Sağ olun, oda öldü hâkim Bey
 
40 yıl önce yani babam ölünce
Kadılıklar hâkimliğe dönünce
Bizimkiler tarla takım bölünce
İrezillik beni buldu hâkim Bey
 
Sahi zamanında bitirilemeyen hizmetin, zamanında sağlanamayan adaletin kime ne faydası var. Anlamak ne mümkün. Faydasının olduğuna şahit bulamayız ama; zararının olduğuna binlerce mazlum ve mağdur şahit bulabiliriz.
 
Devletin kurumları sınav yapıyor. Halen görevde olan memurları sınava giriyor ve müdürlük, müdür yardımcılığı yada başka bir makamı sınavı kazanarak hak ediyor. Ardından başlıyor güvenlik soruşturması, bu fasıl aylarca sürüyor. Sınav kazanan aday nasıl olsa gideceğim diye işi yavaşlatmaya başlıyor halen görevde olanda nasıl olsa yakında biri gelecek görevi teslim edeceğim diye oda işleri yavaşlatmaya başlıyor böylece aksayan devletin işi ve vatandaşa ulaşamayan hizmet oluyor.
 
Bunu geçelim, sınav kazanan müdür, müdür yardımcısı yada bürokratın kararnamesi hazırlanıyor. İş yine bitmiyor son durumu bir daha incelensin diye emniyetten, savcılıktan bir soruşturma daha isteniyor. O da sürüyor aylarca. Oda bitti, kararname il yada ilçede en büyük mülki amir olan vali yada kaymakamın önüne geliyor, bu defa da uzun süre orada imza edilmeyi bekliyor. Kısacası tamda bakanımızın söylediği gibi kaplumbağa yürüyüşü. İlgili memurumuz sabredip hayatta kalırsa sonucu görebilir. Sabredemeyip hayatta kalamazsa sonucu evlatları yada torunları görür.
 
Peki bu uygulama hak mı, hukuk mu, adalet mi, devlete yakışıyor mu? Acaba devletin makamlarında olup bu işleri takip eden bürokratlarımız kendi özel işlerinde yıllarca sabrediyorlar mı, sonucu çocuklarının, torunlarının görmesine gönülleri razı oluyor mu . Hiç sanmıyorum. Asla razı olmazlar. Olacak olsalar eşleri çocukları buna müsaade etmezler.
 
Olması gereken devletin işinin kaplumbağa yürüyüşüne benzetilmesine razı olmamaktır. Sahi devlet halen görevde olan, güvenlik soruşturmasıyla bu makama gelen memurunu başka bir göreve geçeceği zaman yeniden soruşturma gereği duyarak, ona güvenmiyorsa neden onu görevde tutar, soruşturma neden aylarca sürer, hazırlanan görev yazısı neden aylarca valinin, kaymakamın onayını bekler? Gerçekten anlaşılması zor bir uygulama. Bir müdür gideceğim diye diğeri biri gelecek diye görevi yavaşlatır olan hizmet alan gariban vatandaşa olur.
 
Ne edip edip devleti “Kaplumbağa hızından kurtarmalı”. Valilerimiz, kaymakamlarımız, bürokratları ile sık sık bir araya gelir önce onları sabırla dinler onların dertlerini, sıkıntılarını, şikayetlerini, taleplerini dikkatle dinleyerek not alır, sonra empati yaparak kendisini bir onların yerine birde üst kimlik olarak devletin yerine koyarak aksayan devlet hizmetlerine hukuk ve adalet içinde çözüm bulmaya çalışırlar ise sanırım hizmetler daha kolay rayına oturur. Vatandaşın da devletin hizmet ve adaletine olan güveni tazelenir diye düşünüyorum.
 
Unutmayalım ki danışan dağlar aşıyor, danışmayıp her şeyi ben bilirim ben devletim hata yapmam diyen anlayış düz ovada şaşıp yanlışlar yaparak yıllarca bitmeyen hizmetlere, adaletsizliklere sebep olabiliyor. Hem mahkeme kadıya mülk olmadığı gibi hiç kimse de tartışılmaz her şeyin en iyisi ve itiraz edilemeyeni değildir.  
Tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızda hizmet eden yönetici ve memurlarımıza hak ve adalet içinde başarılı hizmetler diliyorum.
Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye