DEMİRLE DÖVERLER DEMİRİ

14.11.2018
Ayten DURMUŞ

Bir tek temiz yüz aradım, onca kirli yüz içinde

Nemrut ateşi yanardı, donuk kalmış göz içinde

Bana bir tek cümle bulun, şu yarama em olacak

Kaç zamandır dinlediğim, yığın yığın söz içinde

Gördüm, demiri demirle kor ateşte döverlerdi

Ben nasıl yanmayayım, gönlüm vardı köz içinde

Her insan; düşünme, tepki verme, gerçeği kabullenme ve yaşama açısından başkalarından farklıdır. Bu farklılık, insanda oluşmuş kişilik sebebiyledir. Aynı temel değerlerden beslense bile hiçbir kişilik(/şahsiyet) bir diğerinin aynı olamayacağından, bu durum, tavır ve davranış farklılığı olarak kendini gösterir.

Kişilik, insanı insan yapan değerlerin toplamıdır. İnsanın bu değerlerle ilişkisi, ‘yumurta-tavuk’ ilişkisi gibidir; değerler kişiyi insan yapar, insan değerleri yaşanır kılar yani ikisi de birbirini oluşturur ve üretir.

‘Kişi’ kelimesi -bilindiği kadarıyla- ilk yazılı kaynak olarak Orhun Yazıtlarında "insan, kimse" anlamında görülmektedir (735). Şöyle ki: ‘Öd teŋgri yaşar kişi oglı kop ölgeli törümiş./ Zaman tanrısı, yaşayan kişi oğlunu hep ölümlü yaratmış.’ Bu isim köküne getirilen ‘lik’ isimden isim yapım ekiyle kelime, soyut bir anlam kazanmıştır. ‘Benlik’, ‘Kendilik’ kelimeleri de bu kelime yerine kullanılmaktadır. Kişilik, çoğu kere ‘İnsanın beden ve ruh özelliklerinin bir araya gelmesinden oluşmuş, kişiyi öteki bireylerden ayıran; onu, kendisine özgü kılan özelliklerin tümüdür.’ şeklinde tanımlanır.

‘Kişilik’ kelimesinin yakın anlamlıları; Arapça ve Farsça ‘şahsiyet’, İngilizce ‘personality’, Fransızca ‘karakter’dir. Bu kelimelerin hepsi, olumlu ve olumsuz olarak soyut anlamlarda kullanılmaktadır. Aralarında farklılıklar bulunmasına rağmen günümüzde ‘kişilik, karakter, huy, mizaç, şahsiyet, benlik, kendilik’ kelimelerinin hepsi zaman zaman birbirinin yerine de kullanılmaktadır.

Kişiliği Oluşturan Unsurlar

Her insanın kişilik oluşumu, pek çok etkenin ortasında biçimlenir. Bunların en önemlileri şunlardır: ‘Kalıtım, aile, aile ortamı, ailenin ekonomik ve kültürel düzeyi, ailenin ve bireyin eğitim-öğretim düzeyi, çocukluk ve ergenlik sürecinde yaşadıkları, inanç altyapısı, akıl ve irade kullanımı, yaşadığı sosyokültürel çevre, kişinin fiziksel ve ruhsal özellikleri, karşılaşılan farklı kültürler, yaşadığı travmatik olaylar, beslenme biçimi, yetiştiği coğrafî çevre vs.’ etkilidir. Bunlara ek olarak şu hususlar da kişiliğin oluşumunu etkiler:

Yaşadığı zaman dilimi: Tarihin hangi döneminde, hangi şartlar altında yetişip yaşadığı da kişilerin şahsiyet oluşumunda önemli bir etkendir. Mesela; II. Dünya Savaşına veya ülkesinde bir savaşa tanık olanla, tanık olmayanın kişiliği farklılık arz eder. Bomba seslerini duymuş, evinin yıkılışına, sevdiklerinin, tanıdıklarının öldürülüşüne şahit olmuş kişi bunlardan etkilenir. Sevdiği birisinin ölümüne tanıklık eden kişinin, bir eşya kaybettiğinde gösterdiği tepki, başkalarından farklı olabilir.

Yüz yüze geldiği sorunlar: İnsanın hayatında bulduğu ve karşılaştığı sorunlar, bunlarla baş etme yol-yöntemleri veya baş edememesi yani çaresizliği de kişilik oluşumunda etkili olur. Duygusal kırılmalara sebep olan şahit olduğu ölüm, kaza, boşanma, âşık olup ayrılma, geçimsizlik, şiddet, engellilik veya engelli çocuğa sahip olma, küçükken öksüz veya yetim kalma, çaresiz bırakan yoksulluk, daimî hastalık da insanların kişiliklerini etkiler.

Psikolojik yapı: Bireyin psikolojik yapısı da onun kişiliğini oluşturmada etkili olur. Bu durumun ne kadarı genlerle ilgili ne kadarı sonradan kazanılmaktadır, tam olarak bilinemese de her insanın duyguları-düşünceleri onun kişiliğini oluşturan etkenlerdendir.

Kültürel değişim ve dönüşümler: Kişinin içinde bulunduğu toplumdaki kültürel değişimler ve dönüşümler de onun üzerinde etkilidir: Hızlı kültür değişmesi, normal olan ‘kuşak farklılığı’ yerine, ‘kuşak kopukluğu’ oluşturur. Bu, istenilen bir durum değildir ve insan üzerinde çok etkilidir. Kuşak kopukluğunu yaşamış kişiler, temelsiz bina gibi, arzu edilen sağlamlıkta kişiliğe sahip olamazlar.

Akıl ve zekâ: Kişinin akıl ve zekâ seviyesi de kişilik oluşumunu etkiler: Akıl, hammadde olarak bilgiyi kullanır. Bilgi; doğuştan sahip olunanlar ve sonradan edinilenler olmak üzere iki kaynak vasıtasıyla elde edilir. Bu bilgiler; beş duyu ile öğrenilenler, toplumda hazır bulunan bilgiler vasıtasıyla insana ulaşır. Güçlü akıl; dış dünyadaki varlıklar ve olaylardan yaptığı soyutlamalarla insan zihninde canlandırma yaparak düşünme yoluyla ‘teorik bilgi’ üretir. İşte bu sürecin sonucunda oluşan bilgiler de kişilik oluşumunda etkilidir.

Eğitimin içeriği ve süreci: İnsana verilen/onun aldığı örgün ve yaygın eğitimin içeriği ve süreci de kişiliğin oluşumu ve korunması için önemlidir. Mesela; verilen/alınan eğitimin içeriğinin sosyal hayattaki karşılığının ne olacağı nazarı dikkate alınmadan yapılan planlamalar, yakın bir gelecekte, bu süreci tamamlayanların işsizlikle ve işsizliğin getirdiği sorunlarla yüz yüze kalmasına sebep olur. Aynı şekilde, bu sürecin sadece girilecek sınavlarda başarılı olmayı sağlayacak bilgilerin depolanmasına yönelik olarak planlanması da insanları ruhsal tatminsizliğe sevk edecek, alınan puanların insanın saadeti için yetmediği yaşanarak öğrenilmek zorunda kalınacaktır.

Sevilen ve örnek alınan kişiler: İnsanların hayatında kişiliği oluşturmada çoğu kere en önemli unsur, örnek alınan kişiler olmaktadır. Örnek almak, çoğu kere hayranlık ve sevginin sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Başlangıçta aile bireyleri bu boşluğu doldururken, her insan için ilerleyen yıllarda başka kişiler bu anlamda etkili olur. Olumlu ya da olumsuz…

Etkilenilen yazar, şair, düşünürlerin kitapları: Bazı edebiyatçı ve düşünürlerin kitapları, insanları, hayatlarındaki diğer şeylerden çok daha fazla etkilemekte, insanlar, okudukları kitaplarda kendilerini etkileyen sözlerden hareketle kişiliklerini ve hayatlarının geri kalanını biçimlendirebilmektedirler.

Bir kısmını saymaya çalıştığımız ve yazı boyutu sebebiyle bir kısmını sayamadığımız kişiliği oluşturan bileşenlerin tümü; kişiyi, karşılaştığı ve yaşadığı, her olay ve durumu nasıl algılayacağı konusunda hiç farkına varmadan yönlendirir. Böylece kişilerin; hayata, ölüme, varlığa, insanlara, olaylara, sorunlara, başarıya, başarısızlığa, dünyaya, vatana, millete, dine bakışları şekillenir. İşte meydana gelen bu bakış, her insanın hayat yolunu da belirler. Çünkü her insan hayat yolunu hem yapar hem yürür, ömrü oldukça… ama iyi ama kötü.  Bu durumun bir sonucu olarak, belirli bir coğrafyada yaşayan insanların kişiliklerinin ortalaması da toplumsal kişiliği oluşturur. Bu sebeple, bireyi olduğu gibi toplumu da ailevî, dinî, siyasî, ekonomik, toplumsal, coğrafî hatta tarihî şartlarını dikkate almadan değerlendirmek hiçbir zaman isabetli olmaz. Yine bu sebeple uzun dönemdir sorunlar doğru tespit edilemediğinden, ‘bireyin iç âleminde, aile içinde, eğitim döneminde ve sosyal hayatta’ yaşanan sorunlara doğru, yeterli, gerekli ve anlamlı çözümler de üretilememektedir.

Yorum Ekle
Yorumlar
Nurperi

15.11.2018

Kaleminize sağlık Çok kapsamlı ve aydınlatıcı bir yazı. Yetişkinler için çok faydalı. Çocukların kişiliklerini oluşturan ve etkileyen değişkenleri göz önüne sermiş.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye