Deizm, Ateizm : Sahiden Tehlike Çanları Yeni mi Çalmaya Başladı ?

13.04.2018
Mehmet Yavuz AY

Geçtiğimiz haftalara, gençliğin dinden uzaklaştığı, Deizme/Ateizme kaydığı haberleri damgasını vurdu.

 

Eleştiri okulundan geçmiş Batı toplumları, eleştirmekten ve eleştirilmekten rahatsızlık duymaz.

 

Papazın önünde bile olsa günah çıkartma eylemi, o kişinin nesneler dünyasından kendi iç dünyasına dönebildiğini göstermesi açısından önemlidir.

 

Gelelim bize.

 

Sıhhat derecesi nedir bilinmez, bir ankette Kur’an meali okuyanların oranı % 15 civarındaydı.

 

Aşırı sol gelenekten gelen ilkokul öğretmeni hanım komşumuza ‘Kur’an Meali’ hediye ettiğimde sarfettiği cümle iç yakıcıydı: “Kur’an’ın Türkçesi olur mu?” Öğretmen hanım sınıf öğretmeni, din kültürü ve ahlâk bilgisi derslerine de giriyor…

 

Anadolu halkının, Alevî/ Sünnî fark etmez, Bektaşî meşrep bir yapısı olduğunu söyleyebiliriz.

 

Bütünlüklü bir Kur’an bakış açısı ile şekillenmiş zihin ve sahih sünnetin işaret taşlarıyla ete kemiğe bürünmüş hayat tarzı, tarihimizin küçük ve kısa arakesitlerinde neşvünema bulabildi.

 

Yüce Yaratıcımızın vahiy eksenli çağrısına uygun bir modeli dile getirip, hayata hakim kılma amacı güden okumuş Müslümanların çoğunun modern hayat, seküler/laik ideoloji karşısında ezilmeleri, esaslı bir duruşa sahip olamamaları, dilleri ile kalpleri arasına ikilik girmesine neden oldu.

 

Kitaptan ve sahih sünnetten uzak, geleneği/kültürü din edinmiş halkımız ise farklı bir yörüngede akıp durmada…

 

Tarih boyunca baskıcı sistemlerin saldırısına maruz kalmış Müslüman toplum öbekleri, kişilik kırılmasına uğramış, hak, kendini olduğu gibi ifade etme atmosferinde nefes alıp verme hürriyetine sahip olamamıştır.

 

Baskı altında bedel ödeyen kimi ekoller, yapılar, gücü ellerine geçirdiklerinde hak ve adâlet çizgisini tesis etmemişler, edememişlerdir.

 

Deizm ya da ateizm bağlamında gençlere fatura çıkarmadan önce aynaya bakmalıyız.

 

Varlık ve iktidar sahibi olmak, günlük lezzetlerle günübirlik yaşamayı tercih etmek, modernliğin insan içinde açtığı kara deliklere düşme korkusuyla uğuldayan/haykıran hayatın gürültülü, düzmece oyunlarına/ gösterilerine göz dikmek…

 

Çocuklarımıza rol-model olacak biz anne, baba, büyükanne ve büyükbabalar! Yüzleşme vaktidir!

 

Sahiden Allah’a inanıyor muyuz?

 

Sahiden ahirete inanıyor muyuz?

 

Sahiden Yüce Yaratıcımızın gönderdiği Kitabımıza hak ettiği değeri veriyor muyuz?

 

Sahiden Peygamber efendimiz bizim için ne anlam ifade ediyor?

 

Alemlerin efendisi Rabbimiz, Kitabımız, Peygamberimiz neyimiz oluyor?

 

Hüküm ve hikmet sahibi Rabbimizi, gönderdiği vahyi ve elçisini ne kadar ciddiye alıyoruz?

 

İman, ahlâk ve insanlığımız için bedel ödemeye razı mıyız?

 

Deistler, dünyayı yaratan sonra köşesine çekilen bir tanrıya, ‘Büyük Saat Ustası’na inanıyorlar; ya biz?

 

Günaha bitişik, batıla bulanmış bir hayata alıştık.

 

Rabbimizi hatırladığımız anların giderek küçüldüğü demlerdeyiz.

 

Yakın hayat adına ucuza kapatılmaya razı olduk.

 

Vahyin zorluklarla da dolu olsa diriltici rüzgârıyla üzerimizdeki ölü toprağını atamıyoruz.

 

Deistler dine, kitaba, elçiye inanmıyorlar? Ya biz?

 

Bütün sıfatlarıyla kadınlarımız ne haldeler? Sürülerinden sorumlu çobanlar/erkeklerimiz Büyük Gün’ün korkusunu taşıyorlar mı?

 

Rabbimizin mülkünde harami gibi yaşarken, ciddiye almadığımız Yaratıcımızdan boyumuzu aşan isteklerde bulunuyoruz.

 

Güvenemediğimiz, hüsni-zan edemediğimiz, hükmüne sabredemediğimiz kudreti sonsuz Rabbimize, Kitabımıza, Peygamberimize yapılan saldırıların karşısına, özgüven dolu bir karşı çıkışla dikilemiyoruz.

 

Sahiden İslâm, kucağımızda bulduğumuz ve ne yapacağımızı bilemediğimiz bir dert mi?

 

Müslümanız deyip deistler gibi yaşamak ne yaman çelişkidir.

 

 

Çocuklarımızı suçlamayalım! Anne babalarının ciddiye almadığı bir dini nasıl kabullensinler?

 

Büyüklerinin mehcur bıraktığı/terkettiği bir kitabın mesajlarını niçin merak etsinler?

 

Yaratıcıyı hayatına karıştırmayan, mesajının üstünü örten büyüklerinin içi boş peygamber sevgisini ne yapsınlar?

 

Ciddiye alınmayan, kudreti sınırlı bir tanrı derekesine indirgenen, kudreti sonsuz Rabbimizden yine de yardım istenmekte…

 

Büyük günahlarla mücadele etmek bir yana hayatımızı bitiştirmekte beis görmediğimiz bir din algısıyla, müminler eliyle intikam alan yaratıcıyı işe yaramaz hissettiren duygular, gençleri inançsızlığa itiyor.

 

Hayatın birçok anında yalan söyleyebilen, menfaatleri için ilke ve idealleri yıkabilen insanların müntesibi olduğu din, Allah’ın dini, töhmet altında bırakılacak, gençler güzel örnekler göremediği için dinden soğuyacaktır.

 

Bozulmuş yaratıcı algısı üzerine boca edilen sorular çocuklarımızı ateistleştiriyor: Tanrı kötülüklere niye müdahale etmiyor? Tanrı, kendisine inanan Müslümanlara niye yardım etmiyor? Batı niye dünyaya hâkim?

 

Allah’ın vaadi müminleredir. Allah’ın sünnetinde değişme olmaz. Her zorlukla beraber kolaylık vardır.

 

13.04.2018

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Hidayet ÇELİK

15.04.2018

--İnsanlar doğuştan bir yaratıcının varlığına inanmaya meyilli doğarlar. Fakat, daha sonraki süreçte farklı inanç yollarına da yönelebilirler. İşte ateizm ve deizm de insanların yönelebildikleri inanç biçimleridirler. İnsanlar bir yaradanın varlığına inanmaya meyilli doğdukları halde, neden daha sonra ateizm, deizm...gibi yollara yönelebiliyorlar.? İşte, bunun nedenlerini bu yazı ile yazarımızın çok iyi bir tahlil süzgecinde geçirdiği görülmekte. Son günlerde ülkemizde özellikle gençlerin bu yollara yöneldikleri sık sık ifade edilmekte. Eğer bu gözlem doğru ise, bunda özellikle son dönemlerde kendilerini olur olmaz her dini konuda yalan yanlış fetvalar veren "sözde din adamlarının" ve kendi makam ve mevkileri için dini araç olarak kullanan kişilerin de özellikle gençlere kötü model olmalarının katkısının da yatsınamayacağını düşünüyorum. Yeni yazılarınızı bekliyorum...
Hüseyin çolak

13.04.2018

Kaleminize sağlık okuduğum en güzel yazılarınızdan bir tanesi Allah razı olsun inşallah bu yazı bu millet için bir mirac olur
ahmet kılıc

13.04.2018

Allah razı olsun abi cok dogru tespitler çözümüde belli söylemişsiniz inşaallah toplumolarak anlayanlardan oluruz
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları