ÇÖP TOPLAYAN BELEDİYE

27.08.2018
Osman KAYAER

Kurban Bayramı’ndan hemen sonra televizyonlar İstanbul parkları ile ilgili bir haber yayınladılar. Haberde İstanbulluların piknik için gittikleri parkları adeta talan ettikleri ve çevreyi bir çeşit çöplüğe dönüştürdükleri anlatılıyordu. Bu haber, bana Star Gazetesi’nde yayınlanmış bir röportajı hatırlattı.

1973’de (o günlerin deyimiyle söyleyeyim) Karaoğlan Ecevit’in CHP’sinden aday olan Ahmet İsvan, % 64 oy alarak  İstanbul belediye başkanı seçildi. Yıllar sonra Ahmet İsvan’la Star Gazetesi yazarlarından Fadime Özkan 26. 11. 2007 günü yayınlanan bir röportaj yaptı. İsvan, röportajın bir yerinde şöyle diyor:  “Ecevit, elindeki gücü, hele de yerel yönetimlerdeki gücü değerlendiremedi. İstanbul dahil büyük şehirler bizdeydi. Buralarda  düzen değişikliğini becerebilen parti görüntüsü verebilseydik Türkiye’nin kaderi değişirdi. Ben kendi çapımda çok uğraştım. Ne yazık ki bunun önemini, gerekliliğini partime, başkanıma anlatamadım. İktidara böyle geldikten sonra çöp toplayan belediye görüntüsünde kaldık.”

Ahmet İsvan’ın bu sözlerinde, dikkat çeken bir çok husus vardır. Bunlardan bir kaçını sıralayacak olursak şunları söyleyebiliriz:

A) Değişim, insanın vazgeçemeyeceği bir tutkudur.

B) Halk desteğinin gücü, onun farkında olmayanlar için bir anlam ifade etmez.

C) Belediyecilik, sadece fen ve temizlik hizmetlerinden ibaret değildir.

D) Dünyada her şey gelip geçicidir.

E) İktidarlar kimse için ebedi değildir.

Evet, İsvan’ın itiraf ettiği gibi, geçmişte belediye başkanları ve siyasi partiler, belediyeleri sadece fen hizmetleri yürüten devlet kurumları olarak gördüler. Şehri fark etmediler. Şehirlerin tıpkı canlı varlıklar gibi canlı bir organizma olduğunu anlayamadılar. Bu nedenle onun ihtiyaçlarını fen hizmetlerinden ibaret zannettiler.

Halbuki şehirler, insanların kendilerini de içine katarak meydana getirdiği canlı birer organizmadırlar. Bu nedenle şehirler, tıpkı insan gibi  hem sosyal ve hem de psikolojik özelliklere sahiptirler. Şehirlerin ihtiyaçları kesinlikle sadece fen hizmetlerinden ibaret değildir. Tıpkı insan ihtiyacının sadece karın doymaktan ibaret olmadığı gibi.

Bugün dünyanın geldiği yer itibarı ile belediyecilik, bütün yönleriyle bir şehir inşa etmek anlamına gelmektedir. Bunu anlayabilen ve şehirde yaşayan insanların her türlü ihtiyacı ile ilgilenen belediye başkanları başarılı oluyor. Bunu kavrayamayan ve değişen dünyanın gereklerine ayak uyduramayanlar ise başarısızlığa ve yokluğa mahkum oluyorlar. Belediyelerini “çöp toplayan belediye” olmaktan kurtaran başkanlar, işin farkına varmış ve şehirlerini geleceğe hazırlama imtiyazı yakalamış başkanlardır.

Ancak bu söylediklerimizden temizlik hizmetlerinin önemli olmadığı, ihmal edilebileceği anlamı çıkarılmasın. Bilakis temizlik, bir şehrin medeniyet seviyesini gösteren en önemli alametlerden biridir.

Bazen belediyeler çöpleri bile toplamaktan aciz kalabilmektedirler. Ehliyetsiz ellerde çöp toplayamayan belediyelere bile şahit olduk biz. Öğrencilik yıllarımda bir dönem Ankara, sözünü ettiğim durum ile karşılaşmış, Kızılay Meydanı neredeyse “Çöp Meydanı”na dönmüştü.

Parkların kirletilmesiyle ilgili haberden anlaşılmaktadır ki şimdiki belediyeler çöpleri toplamakta aciz değiller, ancak onlar da hemşehrilerine çevreyi kirletmemeleri, bilakis temiz tutmaları gerektiği bilincini kazandıramamışlar. Halbuki şehri bir insan gibi düşünürsek eğer, hastalığın tedavi edilmesinde başarılı olmaktan çok hastalığa düçar olmamanın yolu öğretilmelidir halka. Yani belediyeler bir çeşit koruyucu hekimlik görevi ifa etmelidirler. Hemşehrilerine şehirli olma konusunda destek olmalıdırlar. Bu da sosyo-kültürel belediyeciliği zorunlu kılmaktadır.

Son söz: Artık belediyecilik sadece fen hizmetlerinden ibaret değildir, bir şehrin ve hemşehrilerin her şeyi ile ilgilenmektir.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları