Bu Ülkede Hiçbir Sorun Yok !

13.06.2018
Hüseyin SEVİM

BU ÜLKEDE HİÇBİR SORUN YOK !  (VARSA DA ÇOK AZ ! )

Bakmayın siz öyle dış mihraklarca beslenen bazı odakların sanki yolunda gitmeyen pek çok şey varmış gibi haince ve gayrı milli muhalefetlerine !

Belediyelerimizden başlayalım. Çok büyük hizmetler yapıyorlar. Demek ki rüşvet almadan, hırsızlık yapmadan, kayırma, iltimas olmadan, ihale bedellerinin bir türlü ödenmemesi yüzünden yüklenicileri batırmadan da belediyecilik yapılabiliyormuş.

Eğitim sistemimiz, pırıl pırıl, aklı ve vicdanı hür, donanımlı bilgili gençler yetiştiriyor. Her sene mufredat değişmesinden, sınav sistemlerinin( ve tabiatıyla isimlerinin) değişmesinden illallah demiştik. “Aynı sistemle başlayıp mezun olabilen ortaokullu, liseli genç bulunmuyor epey zamandır” diye dalga geçilir olmuştu.

Böyle şeyler yok artık çok şükür.

Diğer yandan, eğitimde fırsat eşitliği de gayet güzel sağlanmış durumda.

Bilgi seviyeleri, öğretmenlik becerileri yüksek, mesleğine aşık öğretmenlerimiz, yeni nesilleri dünya ile rekabet edebilecek yetkinlikte yetiştiriyorlar.

Diyanet teşkilatımız, imanlı halkımızı daha da şuurlandırmaya, bilinçlendirmeye devam ediyor. Hurafelerden, safsatalardan, yalanlardan arınmış Kur’ani bir din anlayışını insanımıza aktarabilmek için büyük bir çaba içindeler. Hele önceki başkan Prof. Dr. Mehmet Görmez’in halledilmesinden sonra bu süreç  daha da hızlandı.

Yüksek öğrenim de doğru yola girdi. Üniversitelerin özerk ve özgür yapıları güçlendi. Akademisyenlerimiz özgürce düşüncelerini ortaya koyabiliyor. Üniversiteli gençler de bu ortamı soluyarak bilim öğreniyor. Yüksek lisans, araştırma görevliliği, doktora ve benzeri akademik seviyelerin seçme kuralları son derece adil, bilgiye ve liyakata dayalı, en objektif kriterlere göre belirlenmiş vaziyette.

Yüzlerce yeni  imam hatip lisesi açıldı. Pop kültürün gençlerin içini boşaltan, basitleştiren, tepkisizleştiren, sıradanlaştıran saldırılarına karşı; imanlı, bilgili, sorgulayan, fedakar, cefakar, hürmetli gençler yetişiyor bu okullarda.

Başörtüsü artık serbest. Başörtülü bacılarımız, doktorluktan hakimliğe, polislikten pilotluğa her yerdeler .

Bir zamanlar eziliyorlardı, yasaklıydılar; artık tercih ediliyorlar, “diğerleri”nden daha avantajlılar.

Artık adalet dağıtan bir adalet sistemi ve yargımız var. Özellikle Fetöcüler temizlendikten sonra, haksızlık etmekten, masumların vebaline girmekten, cehennemden korkar gibi korkan, hiç kimseden –siyasi iktidardan bile – talimat almayan bağımsız bir yargımız var artık.

Avrupa standartlarının üzerinde özgür bir basınımız var. Hiçbir yazar kendini baskı altında hissetmiyor, fikirlerini özgürce ifade edebiliyor.

En ufak bürokratik hatadan Afrin Operasyonuna, Cumhurbaşkanına kadar her şeyi ve herkesi özgürce eleştirebiliyorlar.

Bürokrasimizde olmazsa olmaz ölçüt liyakat. Hemşehricilik, akrabacılık, parti yandaşlığı ve benzeri ilkelliklere asla tevessül edilmeden makamlar hak edenler, layık olanlarca dolduruluyor.

İşçilerin, emekçilerin hakları sonuna kadar korunuyor, emeklerinin karşılığını adil bir şekilde alıyorlar. Asgari ücret, kirayı ve sair giderleri karşılamaya yeterli; çocuk sayısı artınca AGİ de artıyor zaten…

Bir de inşaatlarda, madenlerde ve benzeri riskli alanlarda çalışan emekçilerimizin can güvenliği her şeyin üstünde tutuluyor; onların kılına zarar gelmemesi için hiçbir masraftan kaçınılmıyor. Ola ki bir ihmali olan olursa, bir işçimizin başına bir şey gelirse; kimin akrabası, kimin yandaşı olduğuna bakılmaksızın en ufak sorumluluğu olanlar en ağır cezaları alıyorlar. Caydırıcı olması için iyi oluyor böyle….

Basındaki fikir özgürlüğünden bahsetmiştik. Bu aslında genel olarak herkesin teneffüs ettiği fikir ve ifade özgürlüğünün doğal bir sonucu. İnsanlar ister sosyal medyada ister çeşitli gösteri ve toplantılarda her türlü düşüncelerini özgürce ifade edebiliyorlar.

Hiç kimse eleştirdiği ya da muhalefet ettiği şey, devletin ya da hükümetin hoşuna gitmiyor diye bir bedel ödemek zorunda kalmıyor.

Kürtler on yıllardır, belki de yüzyıllardır aradıkları özgürlük, huzur, adalet ve refah ortamına kavuştular sonunda. Hiç kimse sayın Cumhurbaşkanımızın daha başbakanken altını çizip önderlik ettiği üzere “oralar”a Kürdistan demekten çekinmiyor.

Kürtler Kürtçeyi eğitimden sanata her yerde ve her faaliyette özgürce kullanabiliyor. Asker, polis Kürt vatandaşlara en ufak bir zulüm, terbiyesizlik yapmıyor. Onlara son derece saygın T.C. vatandaşları gibi davranılıyor. İstisna da olsa yanlışı olan, halka zulmeden bir devlet görevlisi olursa hiç gözünün yaşına bakılmıyor, yapanın yanına kar kalmıyor. Onları böyle hadsizliklerinden, zalimliklerinden dolayı koruyan bir yasa filan yok ki; cesaret ister böyle yanlışlıklara tevessül etmeye….

Kısacası Kürt olmak otomatik olarak terörist ya da potansiyel terörist algısı oluşturmuyor devlet nazarında.

Çooooook uzun zaman önce Şemdinli’nin Şapatan köyünde olduğu gibi, yaklaşık kırk tanesi (biri de seksen yaşındaki Zekiye Nine) devlet doktorundan darp raporu almış yüz civarında köylü gece saatlerinden sabahlara kadar soğuk asfaltın üzerinde yarı çıplak bekletilip, dipçik ve demir çubuk darbeleriyle bayıltılana kadar dövülüp, bu esnada da karıları ve kızlarının önünde en alçakça, en namussuzca, en vicdansızca hakaretlere uğramıyorlar artık. O zamanlar neler olmuş, daha da detay merak edenler Mazlumder’in “Şapatan Raporu”nu inceleyebilirler. Epey eski bir rapor…

Bildiğiniz üzere darbeci generaller tarafından talimatla hapislere doldurulmuş ve pek çoğu boşu boşuna en az yirmi beş sene zindanlarda gençliklerini çürütmüş 28 Şubat’ın mazlum Müslüman mahpusları da artık özgür!..

En son devletin bu mazlumlara itibarlarını iade etmek ve özür dilemek anlamında ciddi bir niyeti olduğunu duymuştum.

Bu liste böyle uzaaar gider…..

Eee daha ne olsun ki!?

“Ötüken yolu yokuştur

Bunun böyle olmadığını söyleyen,

Ya haindir ya puşttur.”

Yorum Ekle
Yorumlar
Hüseyin Sevim

21.06.2018

Ünsal Ünlü'ye: Yorumunuz için teşekkür ederim. Yalanlardan bir kacını örnekleyebilir misiniz ?
vehbi varan

21.06.2018

Bu kadar yalanı zincirleme üst üste bu ülkede yazıp yayınlayaniliyorsan fena halde kinci ve yalancı olduğunun ikrarı değilse nedir bu yazı?
Hüseyin Sevim

21.06.2018

Vehbi Varan'a: Gercekleri tersten gosteren bir aynadan bakmak, hiciv, ironi diyebiliriz, ama şaka degil. Laf aramızda "dalga gecmişsin" diyenler de oldu...şimdi vicdanım hakkinda soylediklerinizi tekrar düşünürsünüz degil mi ? :))
Hüseyin Sevim

21.06.2018

Vehbi Varan'a
Ünsal Ünlü

16.06.2018

Bu kadar yalanı zincirleme üst üste bu ülkede yazıp yayınlayaniliyorsan fena halde kinci ve yalancı olduğunun ikrarı değilse nedir bu yazı?
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye