Ahmet Gürbüz / Bombalanan İslam Kardeşliği ve Fetö
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Bombalanan İslam Kardeşliği ve Fetö

13.08.2017
Ahmet Gürbüz

“Ey iman edenler!

 

Allah’ın emrine uygun yaşayın/aykırılıktan sakının,

 

 Ve ancak Müslümanlar olarak can verin.

 

 Hepiniz toptan Allah’ın ipine, Kur’an’a sımsıkı sarılın,

 

 Onu hayata hâkim kılın, ihtilaf ve tefrikaya düşüp, fert fert, grup grup parçalanıp ayrılmayın.

 

 Allah’ın üzerinizdeki İslâm nimetini hatırlayın:

 

Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de Allah kalplerinizi İslâm’da birleştirdi.

 

Onun İslâm nimetiyle kardeşler oldunuz.

 

 Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan sizi O kurtardı” (3/102-103)

 

İslam’ın düşmanları ilk günden beri İslam’ı yeryüzünden silmek, yayılmasını ve güçlenmesini durdurmak, Müslümanları yok etmek için, güçlerini artırarak, her metodu deneyerek yılmadan mücadeleye devam etmektedirler.

 

İslam’ın müdafileri ise bölük pörçük, birbirinden habersiz, cılız seslerle, hatta çoğu zaman birbirleriyle, ihanetlerle boğuşarak varoluş mücadelesi vermeye, ayakta kalmaya çalışmaktadırlar.

 

İslam düşmanları geçtiğimiz yüzyıla kadar gerçek niyet ve kimlikleriyle İslam’ın karşısına dikildikçe Müslümanların birleşmesine ve güçlenmesine vesile oldular.

 

Ne zaman ki gerçek niyetlerini gizleyip, barış gönüllüsü, eğitim gönüllüsü, sağlık gönüllüsü vs. gibi sivil maskelerle harimimize girip, ajanlık faaliyetleriyle nifak tohumları ekip, içimizdeki kanı bozukları satın alıp bize karşı kullanmaya başladılar; işte o zaman İslam iklimi tarumar oldu, kanama durdurulamaz oldu.

 

İslam’ın siyasi temsil makamı Hilafetin kaldırılması, İslam entelijansiyasında Arapça, Farsça ve Türkçenin yerini Frenk dillerinin alması, hatta İslam’ın son başkenti payitahtta, Kur’an alfabesinin yerini Latin harflerinin alması bu kanamayı kangrene çevirdi. 

 

Endülüs tufanını ve Moğol istilasını tarihçilere bırakırsak, son yüzyıl bu tablonun ibretlik bir levhasıdır.

 

Birinci kısma örnek, Ömer Muhtar’la bayraklaşan Kuzey Afrika Senusi şeyhlerinin destansı direnişi, Kafkas kartalı Şeyh Şamilin cihadı, Anadolu’muzun Kuvayı Milliye ruhu ve seksenlerde Sovyetler birliğinin dağılmasına kadar giden Afgan cihadı vd…

İkinci kısmın örneklerini siz benden daha iyi biliyorsunuz…

 

Prens Hüseyin’den Ali Suud’a, Kadirov’dan Karzai’ye, Talabani’den Sisi’ye…

 

Ama günümüzde ihanet şekil değiştirdi, örgütleşti, beynelmilel hüviyet kazandı.

 

Kaideyle, Talibanla, Şebapla, Daeşle, ihanet cehaletle birleşti ve globalleşti.

 

Sam amcanın emrinde İslam kanıyla vampirleşen Müslümanlar türedi.

 

Bunların son versiyonu ve uluslararası terörün cici çocuğu; FETÖ.

 

Tabi Türkün her şeyi kendine has olmalıydı, teröristi bile.

 

Kırk yıldır destekledikleri dağdakilerin başaramadığını bu sefer şehirlilerle deneyeceklerdi.

 

Hiçbir Müslüman topluma nasip olmayacak nitelikte bir  örgüttü, Fetö.

 

Beyaz yakalı, iyi eğitimli, hoşgörülü(!), inançlı(!), eline silah almamış, ama Silahlı Kuvvetler’i Mankurtlaştırabilecek kabiliyette global bir örgüt.

,

15 Temmuz Fetö ihaneti 1440 yıllık İslam tarihinde ne Emevilerde ne Selçukilerde ne de Osmanlı saraylarında görüldü.

 

249 şehidin içinde öğrencim dediğim, kardeşim dediğim, abim dediğim hatırladıkça göz pınarlarıma hâkim olamadığım canlarım vardı, aynı şekilde gazi olan onlarca dostum.

 

Meclisin bombalanması, Özel Kuvvetlerin bombalanması, halkın üzerine nişan alarak milletin silahlarıyla ateş edilmesi, kadınların, çocukların, yaşlıların kastederek öldürülmesi; darbenin güvenlik, diplomasi, ekonomi, askeri ve sivil bürokrasi, eğitim, sağlık ve sosyolojik alanlarda açtığı yaraların tarifi kabil şeyler değil elbette, verdiği zarar saymakla bitmez.

 

Devletin kararlılığı, milletin feraseti ve sağduyusu bu yaraları sarmaya yeter, geç olsa bile.

 

Ama maneviyat bahçemize dadanmış domuz sürülerinin, milletin sinesinde açmış olduğu zararı ölçmemiz bile mümkün değil.

 

15 Temmuz’da asıl bomba mümin kalplere düştü. En büyük yarayı kardeşliğimiz aldı. Asıl kırılma namaz saflarında oldu.

 

Çünkü bu hain güruhun kullandığı en tehlikeli maske dindarlık maskesiydi.

 

Bombaların yıktığı binalar, silahların açtığı yaralar er geç sarılır amma dini sahadaki yaraların tamiri belki birkaç kuşağa mâl olacak.

 

İstismarcılarında en çok medet umduğu nokta burası bence.

 

Peki nerden geldik buraya ve çıkış nerde?

 

Peygamber (SAV)in veda hutbesindeki  ümmetin vahdetinin sigortası mesabesindeki vasiyyeti; Kur’an ı Kerim ve Sünnet i Tahire.

 

Bunların yerine koyduğumuz kitaplardan ve liderlerden sıyrılıp, yeniden kur’ana ve sünnete döndüğümüzde, ilk adımı atmış olacağız kurtuluşa.

İkisinden biride tek başına yeterli değil.

 

Kur’an ve Sünnet beraber.

 

Ey mü’minler!

 

Siz, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılan ve ihtilafa düşenler gibi olmayın.

 

İşte onlar için kıyamette çok büyük bir azap vardır”.(3/105)

Yorum Ekle
Yorumlar
Ahmet Gürbüz

22.09.2017

Çok teşekkür ediyorum
Rabbim bizi her kavşakta, her kararda hakka hidayet etsin
Muhabbetle
Ahmet Gürbüz

22.09.2017

Çok teşekkür ediyorum
Rabbim bizi her kavşakta, her kararda hakka hidayet etsin
Muhabbetle
Müzeyyen Çanta

18.08.2017

Allah razı olsun kardeşim. Ümitsizlik yok mücadele etmekten yılmak yok.Ümmet için karınca misali uğraşıyoruz ve uğraşmaya devam edeceğiz.
Hamza ÇELİK

13.08.2017

Yüreğine sağlık kardeşim on numara tesbit ve tahliller...selam ve hürmet ederiz
İlhan yıldız

13.08.2017

ALLAH razı olsun ALLAH bu kanı bozuklarada fırsat vermesin inşaallah
Şevket BOZDOGAN

13.08.2017

Acı ama gerçek hakikatları dile getirilmiş yüreğine sağlık Allah idarecilerimizden basiret ve Feraseti eksik etmesin.Birliğimizi ve dirliğimizi daim eylesin
Bünyamin Aktaş

13.08.2017

Amiin. Ağzına, kalemine sağlık Güzel Insan.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye