22 Temmuz 2019 Pazartesi •

BİLGİ DİKTATÖRLÜĞÜ

17.03.2019
Vedat KAHYALAR

BİLGİ DİKTATÖRLÜĞÜ / Vedat KAHYALAR

Kulağa hoş gelen;
İnsan Hakları,
Kadın, çocuk  hakları,
Çevrecilik,
Organik tarım,
Endüstriyel gıda,
Demokrasi,
Çağdaş eğitim,
Serbest piyasa,
Kişisel gelişim,
Algı, propaganda usulleri...

Bütün bu kavramların kökeninde bilgi diktatörü olan emperyal güçler, kapitalizmin efendileri vardır. İslâm toplumları da, sürü halinde, sorgulamadan yukarıda bir kaç tanesi sayılan kavramları, ürünleri kullanırlar/uygularlar.

İslamın 21.nci yüzyılda, hayata dair çözümleri, önerileri yok denecek kadar azdır.

Bilgi diktatoryası alt kültür olarak nitelendirilen islam toplumlarının kendi bilgi kaynaklarını donatmalarını, geliştirmelerini istemez.

İstemekle kalmaz buna cüret eden ülkeleri cezalandırabilir.

Endülüs'teki kütüphaneleri kurmuş, dünya çapında filozoflar yetiştirmiş, tüm bilim alanlarında önemli tezler ve sonuçlar üretmiş olan  aziz islamın mensupları 14. yüzyıldan sonra düşünceyi, bilimi, sorgulamayı rafa kaldırıp, taklidi eğitime geçip, siyasal güç odaklarına tartışmasız itaat etmeye başladıklarında önce duraklamışlar, sonra da durup, gerilere düşmüşlerdir.

Durumu kurtarmak için "Sakın yahudileri ve hıristiyanları veliler edinmeyin" emrine rağmen; (bilgiye önem verip onu geliştiren, üretime, faydaya dönüştüren) yahudilere ve hıristiyanlara islam diyarında imtiyazlar vermeye başlamışlar sonra da islamın yasakladığı faizle para almaya başlamışlardır.

Bilgiyi, sorgulamayı, değişimi, gelişimi terk edip siyasal ve bürokratik erklere itaat ederek birlik oluşturduklarını zanneden islam toplumları, süreç içinde, bilgi diktatörlerinin/emperyal güçlerin elinde oyuncak olmuşlar  ve  küçülüp, düşünemez hale getirilmişlerdir.

Öyle ki dinlerini bile bilgiyi elinde tutan efendilerinin istediği kadar öğrenmişler ve öğretmişlerdir.

Sonuç olarak islam dünyası, elindeki kaynaklarda zaten zengin olarak var olan bilgiyi geliştirmeli, yeni ihtiyaçlara yeni çözümler üretebilmelidir.

İslamı, kurumlarıyla hayata hakim kılmanın en önemli farz olduğunu unutmamalıyız.

Bunun hesabının bize sorulacağının unutulmaması gerekir.

Yorum Ekle
Yorumlar
Halit biçer

19.03.2019

Islam nasil sorgulasin iman etmek körü körüne inanmaktir haydi sogulayalim cennette hurma zeyti n uzum incir var muz portakal vs neden yok en guzel ve dogru takvim denen hicri kakbime göre bayram ramazan on gun on ce de neden mubarek cuma gunu sabittir yuzkirk bin resul peygber nebi gelmis neden son din islsm oluyor zaman kinsan toplum değişiyor ona gore din peygamber geliyor ona gore şu son yirmi yilda bile bin peygamber ve din gelmeliydi soru bilimin yarisidir daha milyonlarca soru olur. Bunlari sorabilirsek toplumumuz gelisir emperyalizm muslumanlari boyle kullandi yeşil kusak ılımlı islam boyle yaratıldı
ALİ FAKILAR

18.03.2019

ÖRNEKLERLE DESTEKLENİRSE..DAHA KOLAY KAVRANIR..ÇOK BAŞARILI. TŞK
Hüseyin Şaşmaz*Uzun

18.03.2019

İslamı, kurumlarıyla hayata hakim kılmanın en önemli farz olduğunu unutmamalıyız. Bunun hesabının bize sorulacağının unutulmaması gerekir. https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=627595681025170&id=100013242319421
Uğur taner

17.03.2019

Çok güzel ve anlamamız için açıklayıcı bilgilerle dolu bir yazı olmuş evet kendimizi sorgulamalıyız yine ve yeniden
Akın bozkurt

17.03.2019

Çok dikkat çekici bir makale. Harika bir anlatım olmuş. Elinize emeğinize sağlık .
Dürümiye / Lezzete Davetiye