10 Aralık 2019 Salı •

İletişimin Doğru Başlangıcı: Evet!

15.11.2019
Ayten DURMUŞ

İletişimin Doğru Başlangıcı: Evet! / Ayten DURMUŞ

Her insan normal durumda bir aile içine doğar. Çekirdek ailesinden başlamak üzere insanlarla iletişimi genişleyerek ömür boyu devam eder. Kişinin yaşı, konumu, durumu değiştikçe iletişiminin biçim ve içerikleri de değişir.

Bu yazımızdan önce, ‘İLETİŞİMİN EKSİK BOYUTU: HAYIR!’ başlıklı yazımızda, ‘Bazı ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmemiz, bu konuda daha bilinçli kararlar almamız, kendimizi ve hayatımızı doğru yönetmemiz için bir zorunluluktur.’ demiştik. ‘İLETİŞİMİN DOĞRU BAŞLANGICI: EVET’ başlıklı bu yazımız ancak orada söz ettiğimiz bir alt yapının üzerinde değerlendirildiğinde anlamlı olacaktır. Çünkü her ilişkinin cinsine göre inşası gereken merhaleleri vardır. İnsanın kendi hayatını inşa etmesinin de mimarlık, mühendislik merhalelerinden geçen bir bina yapımından pek farkı yoktur.

Doğru bir iletişim için anne, baba, kardeş, eş, çocuk, yakın ve uzak akrabalar dâhil olmak üzere iletişimde bulunduğumuz herkesi dâhil ederek önce şunları söylemeliyiz: Kimse, kimse için yaratılmamıştır. Hiç kimse, kimsenin sahibi değildir. Kimse, kimseye kayıtsız şartsız itaat etmek zorunda değildir.

Aynı cümleleri şöyle de ifade edebiliriz: Yüce Yaratan, her insanı yalnızca ama yalnızca kendisine kulluk için yaratmıştır. Yaratıcı, her kişinin tek gerçek sahibidir. Herkes kayıtsız şartsız yalnızca Yaratan’a itaat etmek zorundadır.

İşte bu bilinçli ön kabullerden hareketle bizler, iletişimin HAYIR’larını öğrendiğimiz gibi, EVET’lerini de öğrenmek zorundayız. Çünkü EVET sözü, kişiler arası iletişimin en vaz geçilmez sözcüğüdür. Hatta çoğu kere iletişimin devamı için bir zorunluluktur.

Her birimiz; anne, baba, eş, çocuk, büyük, küçük, kadın, erkek olarak iletişimde bulunduğumuz kişilerin bazı tavır, söz ve durumları için hiçbir tedbir kararı koymadan ‘EVET’ demek durumundayız.

Bunlar nelerdir?

  • Tüm insanların olduğu gibi muhataplarımızın da her hususta bizden farklı düşünme hakkı vardır. Buna imkân vermediğimizde onların en doğal insanlık haklarını gasp etmiş oluruz. Bu yüzden diyoruz ki en yakın ve en uzak tüm muhataplarımızın bir sürü konuda bizden farklı düşünme ve yaşama hakkına, EVET dememiz gereklidir.  
  • Normal ortamlarda kişilerin yetişmesinde en çok emek sahibi olan insanlar anne-babalarıdır. Bunların yokluğunda da onların yerini dolduran kişilerdir. Her insanın kendisine emek veren kişilere, muhatap olduğu insanların saygısını isteme ve bekleme hakkı vardır. Buna evlilik başta olmak üzere tüm ilişkileri dahil edebiliriz. Sağlam ve sağlıklı iletişim için muhataplarımızın ailesine ve sevip saydığı yakınlarına saygı isteme hakkına, EVET dememiz gereklidir.  
  • İnsanların fiziksel özellikleri, birbirinden farklıdır ve asırlardır birbirinin aynısı insan hiç yaratılmamıştır. İnsanlardan hiç kimse kendisini tasarlamadığı gibi, hiç kimse anne-babasının tasarımı da değildir. Belki pek çok kişi de kendi fiziksel yapısının tamamından veya bir kısmından hoşnut olmayabilir. Fakat bu durum asla başka kişilerin o kişinin rahatsızlık duyduğu yanlarını dillerine dolayabilecekleri anlamına gelmez. Her insanın fiziksel özelliklerine saygı isteme hakkına, EVET dememiz gereklidir.  
  • Kişilerin hoşlanarak vakit geçirdikleri bazı uğraşları olabilir, bunlara hobi diyoruz. Bunlar zorunlu veya para kazanma gayesi olmayan uğraşlardır. Kimilerinin hobileri kimilerine anlamsız bir zaman kaybı gibi gelebilir. Sonuçta bu bir zevk meselesidir. Hiç kimse bu anlamda başkası adına karar veremez. Muhataplarımızın bizden çok farklı olabilen kişisel zevklerine, hobilerine saygı isteme hakkına, EVET dememiz gereklidir.  
  • Hayat tek düze değildir. Herkesin hayatında birbirinden farklı dönemler vardır. Bazen insanlar bırakın başka birileriyle birlikte olmayı, kendi kendilerine dahi fazla gelirler. Kafa, gönül alt üst olur; kişi, şöyle bir kenara çekilip düşünmek, kendine gelmek, iç dünyasını yeniden derleyip toparlamak ve düzenlemek ihtiyacı duyabilir. İnsanın kendisine bile katlanamaz olduğu bu durumlarında, kişinin birkaç gün, birkaç hafta yalnız kalarak kafasını dinlemek isteğine EVET dememiz gereklidir.
  • İnsanların akrabalık bağlarının dışında, iş arkadaşları gibi zorunlu olarak görüştükleri kişiler de vardır. Bu iki tür ilişkinin dışında insanların birlikte olmaktan mutluluk ve huzur duydukları kişiler de vardır. Her insan, iyi-kötü durumunda bu çevresinin yakınlarında olmasını ister. Çünkü bunlar, zorda iken çağırmadan gelen, darda iken istemeden veren, ağlarken gözyaşlarını silen, mutluluklarda mutlu olan kişilerdir. Çevremizdeki kişilerin, bu nitelikteki ilişkilerinin gerektirdiği fedakârlıklara -bu bize ister anlamlı ister anlamsız gelsin- EVET dememiz gereklidir.
  • Her insanın içinde yetiştiği aile çevresine karşı görev ve sorumlulukları vardır. Bunlar, şartlara göre içerik değiştirebilir ancak (din değiştirme de dâhil olmak üzere) hiçbir durumda iptal edilemezler. Sosyal şartlar, ilişkilerin yapısını, evlilik ve mekân değişikliğiyle birlikte belli oranda değiştirebilir. Fakat hiçbir durum kişiyi, anne-baba ve kardeşlerinden başlayarak genişleyen akrabalarına karşı sorumsuz kılamaz. Bu sebeple muhataplarımızın, kendi aile ve akrabalarına karşı görev ve sorumluluklarının gerektirdiği durumlar karşısında -surat asmadan ve doğrudan ya da dolaylı bedel ödetmeden- EVET dememiz gereklidir.

(Bedel ödetme örneği: Eşinin, anne-babası için para harcadığını gören diğer eşin tüm eşyaları değiştirmesi veya bu harcamaya engel olacak şekilde yeni harcamalar ve borçlar oluşturması gibi.)

  • ‘Yakınımızda yaşayanlar ancak bizim istediğimiz şekilde davranacaklardır.’ diye bir beklenti içinde olmak doğru değildir. Fıtratın farklılığı, geriye kalan her şeyi değiştirebilecek bir unsurdur. Bu sebeple bizim, özellikle yakınlarımızın onaylamadığımızı söylediğimiz isteklerine, kararlarına ve kararlarına saygı isteme haklarına EVET dememiz gereklidir. 
  • Bizim yakınlarımızdan ve muhataplarımızdan isteyebileceklerimizi onların da bizden isteme haklarına, uygun zamanlarda bizimle konuşmak, dertleşmek, bize danışmak, birlikte vakit geçirmek isteklerine -hatta bu vakitleri dolduran şeyler bize göre çok anlamlı şeyler olmasa bile- EVET dememiz gereklidir. 
  • Dünya üzerindeki hiç kimse kendisinde tespit ettiği tüm yanlışlarını düzelterek ve eksikliklerini tamamlayarak bu dünyadan ayrılmamıştır. Buna insan olmanın doğası izin ve imkân vermemektedir. Hayat, çok az sayıdaki kişiye insanı kâmil olacak zamanı veriyor. Bu sebeple yaşayanların her zaman çoğunluğu, hatalarıyla yaşayacaklardır. ‘Bir sürçmeyle at ayağı kesilmez.’ dizesinin ifade ettiği gibi; değil bir sürçmeyle bin sürçmeyle dahi kişi çöpe atılacak bir varlık değildir. İnsan hayatta olduğu sürece ne Yaratan onun kendisine döneceğinden umut keser ne de şeytan alleyhillane onu saptırmaktan. Bu durumu hatırda tutarak sevdiklerimiz için zararlı her şeye karşı sevgiden kaleler oluşturmaya çalışmalıyız. Bu sebeple hem tüm sevdiklerimizi hatalarıyla sevmeyi öğrenmemiz hem de onların tüm yanlışları ve eksikleriyle birlikte sevilmek isteğine EVET dememiz gereklidir.  

Esasında her birimiz de başkalarından bunları beklemekte değil miyiz?

-------------

NOT: EVET sözü dilimizde ‘onay’ anlamında kullanılır. Yakın anlamlı olarak ‘eh, he, hı, iyi, öyle, peki, tamam, olur’ gibi sözler de kullanılır. EVET sözü yazılı kaynak olarak ilk Divan-ı Lügatit-Türk’te geçer (1072). Kaşgarlı Mahmud’un açıklamaları şöyledir: ‘Evet, peki anlamındadır. Emet, yemet, evet olarak farklı Türk boylarında kullanılır.’ Bugün kullandığımız ‘evet’ sözcüğünün ‘yemet, emet’ sözlerinden evrildiği anlaşılmaktadır. (Evet, sözü Kıpçak ve Oğuzlarda ‘ancak’ anlamında; Azerbaycan ve Türkiye Türkçesinde ise ‘onay’ anlamında kullanılır.) 

Yorum Ekle
Yorumlar
Ramazan Şahin

17.11.2019

Emeğinize, elinize sağlık Ayten hocam. Allah razı olsun. Aktardıklarınız, düşünceleriniz tartışılamaz. Teşekkür ederiz.
Hilal Altın

15.11.2019

Çok teşekkürler Ayten hanım, sosyal ve psikolojik anlamda insana iyi gelecek, zamanla daha kolay anlar ve anlaşılıt birey olma yolunu açacak, temiz fıtratı nisbeten kirleten mizac ve duruşumuzu düzeltme anlamında yardımcı olacak bu yazı için...
Mumtehine inanır

15.11.2019

Hayır, evetle taclanmis.Güzel de olmuş. Ne zulmeden, ne de zulme ugrayanlardan olalım. Güzel dinimizin bizden istediği itidal üzre olalım. Kaleminize kuvvet versin rabbim Ayten Hanim...
Enti Halı / Makina halıcılığında ÖNCÜ