12 Aralık 2017 Salı

$ : 3.8401 • € : 4.5278 • A : 156.9300

Mehmet Yavuz AY /
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

"Allah Dürüstleri Sever"

05.12.2017

Mehmet Yavuz AY/ Mehmet Yavuz AY

Yıllar önce bir arkadaşım, “İnsanlar imkânları oranında günah işlerler” demişti. Seksenli yılların sonlarıydı.

 

İnsanlığın en kadim çıkmazı rüşvet, yolsuzluk, adam kayırmacılık, ‘yasal ama helâl olmayan’ cambazlıklar, emaneti ehline vermeme, bugün de ufkumuzu kirletiyor.

 

Şüyuû vukuundan beter bir dava ile, Reza Zarrab üzerinden bütün değerlerimiz alçaltılıyor. Ülkemize, geleceğimize, iki yüzyılı aşan izmihlâle başkaldırı umutlarımıza kumpas olduğu anlaşılan oyunun; kirli politikacıların uyanıklık ataklarıyla gerçeklik kazanması, asla kabul edilemez…

 

Küçük ve çıkarcı makam sahiplerinin ahlâkî zaafları not edilmeli, hesabı sorulmalı ve fakat emperyal kuşatmayı görmemizi engellememeli.  

 

Reza’nın rüşvet verdiğini iddia ettiği politikacılar neredeler, niçin konuşmuyorlar?

 

İddialar doğruysa; çukur zihniyetli, çıkarlarını kutsamış kirli yöneticilerin insanlığımızı ve Müslümanlığımızı rehin almasına sessiz kalamayız.

 

Aslında iktidarlar değişiyor ama hırsızlar değişmiyor. Hep kalıcı olan onlar. ‘Her devrin adamı olmak’ bir gerçeklik olarak kabul görüyorsa değerler, ideolojiler savunusu yapmak tam bir ikiyüzlülük değil mi?

 

28 Şubat’ın rövanşını, ihale almakla özdeşleştiren birisi, kararmış vicdanıyla haramı helâle çevirebiliyor.

 

Daha trajik olanı da şu : Hırsız var diye bağıran, sıra bana niye gelmiyor, demek istiyor.

 

Ne çok birbirimize benziyoruz. Üç tarz-ı siyasetin mensupları, değerlerini yemekte bir beis görmeyerek menfaat sofrasında bir araya gelebiliyor.

 

İnsan olmak en büyük şeref iken; yalanı, takiyeyi, hayata bulaştıranlar, bal tutan parmağını yalayanlar, gemisini kurtaran kaptanlar, adamlıklarını koltuklarından alanlar, sonradan görme anomalisi içinde kasa dolduranlar, tuzu kokutanlar, söylemi eylemi birbirini tutmayanlar!

 

Kendi aynamızda kendi açmazlarımıza bakıp, savunma mekanizması üretmeden kendimizi sorgulamalıyız.

 

Yalan, dört bir yanımızı kuşatıyor. Ruhsuz cesetlere dönüşüyoruz. Söylem boyalı suretlerimizin ardında ifritler cirit atıyor.

 

Yalanı, başarının yükselmenin iknanın çıkarın biricik yolu yapanlar! Yalanı renklendirenler!

 

Derdimiz birilerini küçük görmek, kınamak değil, biline!

 

Şapkamızı, takkemizi önümüze koyup düşünmek…

 

 “Filozoflar, sevginin adaletten daha üstün olduğunu söylerler. Çünkü sevgi tabiî birliğe, adalet sınaî birliğe benzer. Tabiî şey sınaî şeye nasıl benzer! Sevgi, birliği gerektirir ve ikiliği ortadan kaldırır. Adalet, ikiliğin ortaya çıkmasından sonra söz konusu olur. Zira adalet insaftır. İnsaf, sözlükte yarı anlamındaki “nısf” kelimesinden türemiştir. Yani kişinin bir şeyin yarısını kendisi alıp diğer yarısını ortağına vermesidir. Yarı, iki olan şeyde bulunur. Sevgi sayesinde esasların esası ve yakınlık ve vuslatın buluşma noktası olan birliğe ulaşınca ikiliğin dallarından olan hükümlere ne ihtiyaç duyulur ve ondan ne fayda sağlanır?” (Ahlâk-ı Alâî, Kınalızâde Ali Çelebi, Devlet Yönetimi Bölümü, s. 384-385, Fecr Yayınları, Ankara) 

 

Yeryüzünün eşi bulunmaz mücevheri, en güçlü silâhı, sevgi, adalet ve barışın biricik kaynağı dürüstlüktür.

 

Dürüstlük; sevgiyi doğuracak, besleyecek, insanın erdemli yanlarının yükselişine dair umutlarımızı filizlendirecektir.

 

Dürüstlük; sevginin ya da adaletin hayatımıza egemen olması için olmazsa olmazımızdır.

 

Takım, parti, örgüt, cemaat, mezhep, meşrep, etnik bağnazlıklar dürüstlükle asla bağdaşmaz.

 

Hakikati arayanlar, acıtıcı bile olsa yanlış kimden gelirse gelsin yanlıştır diyen dürüst insanlardır.

 

Dürüstlük yiğitçe bir tavırdır, ne ki çok az insanda bulunmakta…

 

Hatırlayalım, hepimiz öleceğiz!

 

Yerlerin ve göklerin Yaratıcısı hepimizi bekliyor!

 

Allah dürüstleri sever!

Yorum Ekle
Yorumlar
Ebubekir Arslan

07.12.2017

Abim ellerinden öperim Allahım razı olsun ne güzel anlatmışsın Arıza belli çözüm belli.Eğer Ahiret inancımız kalplerimizde tam yerleşmiş olsa bunların hiçbiri olmaz .Esas sıkıntı abim ;ahirete inanıyormuş gibi yapmamızda değilmi?

Selam ve dua ile ellerinden öperim iyiki sizi tanımışım. Allah’a emanet olun



Ebubekir Baş

07.12.2017

Dürüstlüğün aptallık ve çok üstün bir tavır olarak görüldüğü bir çağda yaşıyoruz. Bu sebeple sevginin toplum bazında artması mümkün gözüküyor mu , diyerek bir serzenişte bulummak istiyorum. Emrğinize sağlık sayın Abim , Çağlara seslenen bir yazı olmuş , Allah razı olsun.
Mustafa Kuş

07.12.2017

Elinize sağlık Yavuz Abi, insanin düşünüp de ifade edemediklerini yazmışsınız.
Seyfullah

07.12.2017

Değerli abim ne mutlu islamı paraya ranta değişmeyenlere. Ne mutlu Efendimize layık olanlara. Yazıklar olsun ülkemizi haram saat takıp zor duruma düşüren lere.

Murat Akçakıl

06.12.2017

Adaletin kaim olmadığı, Yer de, Gerçek Sevgi olmaz olamaz. Kadim ve yerleşik akıl adaleti, Güçlü de, Gücün Adaletli de olması gerektiğini deklare eder. Bizler bunun gerçekleşmesinin peşinde olmalıyız. Bir şeyi hak etmediği yere koyan anlayış ve düzenlerin düşmanları olarak..Yazınız için tebrik teşekkurlerimi sunarım, devamı dileklerimle.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kaya Giyim / Kalitede öncü giyim dünyası
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05