NEDİR BU YILBAŞI YORTUSU

30.12.2019
Ahmet GÜRBÜZ

Ahmet GÜRBÜZ / NEDİR BU YILBAŞI YORTUSU

Kapitalist sömürünün ve kültürel emperyalizmin geldiği son nokta. Müslüman ülkede hiçbir İslami güne verilmeyen bir kıymet veriliyor yılbaşına. Eğlence sektörünün pik yaptığı, alkol tüketiminin tavana vurduğu, buna bağlı olarak asayiş, taciz, gasp, trafik kazalarının zirveye oturduğu bir gece, yılbaşı.

İslami ve milli kültürde bir karşılığı olmadığı gibi, Hristiyan kaynaklarının da bilimsel olarak desteklemediği bir durum söz konusu. Ne miladi takvimin başlangıcı Hz. İsa’nın doğumudur, ne de noel dini bir referansa dayanır, safsatadan ibarettir.

Hiçbir tarihi vesika bulunmamaktadır Hz. İsa'nın doğumunu tespit eden. Sadece kanaatler vardır ki; onlarında ortak noktası, Hz. İsa’nın doğum tarihinin yıl olarak milattan dört ile altı yıl evvel olduğudur. Yıl olarak tespiti mümkün olmayan bir tarihin gününün tespiti muhaldir. Buna rağmen batıda bulunan kiliseler 25 Aralık gününü doğum tarihi olarak kabul edip kutlarlarken, Doğu kiliseleri bu tarihi 6 Ocak olarak kabul etmektedirler.

Türkçe ’de maksatlı olarak yılbaşı kutlamasıyla özdeşleştirilen Noel, Latince ’de “Tanrı’nın doğum günü” anlamına gelmektedir. Hz. İsa’nın doğum günü kutlamasını ifade eden dies natalis teriminin Fransızca karşılığıdır (noël). Bu terimin İngilizce karşılığı ise christmas şeklindedir.

Batı Hıristiyanlığı tarafından 25 Aralık’ta kutlanan Christmas’ın tarih ve kutlama olarak kökeni de eski Roma tarafından benimsenen güneş tanrısı Mithra’nın doğum günü kutlamasına (Natalis solis invicti) dayandırılır.

Bu satırları ve sizin nezih dimağınızı böyle mitolojik hurafelerle doldurmak istemem. Meraklıları Meydan Larousse, Yeni Rehber ve TDV İslam Ansiklopedisinden noel maddesini inceleyebilirler.

“Kim bir kavme benzerse, o onlardandır” (Ebu Davud, Hadis no: 4031)

Bizdeki kayıtlarda; Nizamü'l-Mülk’ün Siyasetname ve Kaşgarlı Mahmud’un Divân-ı Lügati't-Türk adlı eserlerinde Nevruz bayramından bahsedilir ve bunun yeni yılın başlangıcı olduğu belirtilir.

Osmanlı’da ilk defa miladi yılbaşı kutlaması, ciddi bir Hristiyan tebaa olmasına rağmen 1829’da kayıtlara girmiştir. İstanbul’da İngiliz elçisinin, Haliç’te bulunan bir gemide yılbaşı vesilesiyle verdiği baloya, devlet adamlarını davet etmesi ve bir kısım bürokratın da bu davete icabet etmesinden ibaret bir kutlamadır. 1856 yılında Sultan Abdülmecid’in Fransız elçisi tarafından düzenlenen bir baloya gittiği de rivayetler arasında yer almaktadır.

“Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez”. (Maide suresi ayet 51)

Cumhuriyet’in ilanından sonra 1926′da Hicri takvimin kaldırılıp Milâdî Takvimin kabul edilmesiyle, 1342 Ocak ayının 1. günü, 1926 yılının 1. günü olmuş ve böylece yılbaşı batı ülkelerindeki gibi Ocak ayı başına getirilmiştir. Yeni takvimin adındaki “miladi” kelimesi sözüm ona Hz. İsa’nın doğumuna işaret ettiği için böyledir, “Hicri” ise; İslam’ın özgürlüğünün, devletleşmesinin ve medeniyetin ilk adımı Hicret’i başlangıç kabul ettiği için İslami’dir.

Şimdi kalkıp birileri bu işe dini karıştırmayın, Noel ayrı yılbaşı ayrıdır, bunun Hristiyanlıkla ne alakası vardır diyecekler. Şöyle haklıdırlar, gerçeklerle ve gerçek Hristiyanlıkla alakası yoktur doğru. Hristiyanlık üzerinden hepimizi trollemişler moda tabirle. Kandan ve gözyaşından kurdukları medeniyete, sömürü düzenine,  noel kıyafeti giydirip dinimizi, kanımızı emmişler, iliğimizi kurutmuşlar.

Hz İsa toplam otuz üç yıl yaşamış ve bunun sadece son üç yılı peygamberlik yapmıştır. Kendisine inanan on bir kişiden birinin de onu ihbar ettiği mervidir. Kısacık ömrünü yokluk ve baskı altında yaşayana bir peygamberin doğumunu böyle israfla, ağaç ve hayvan keserek, alkolle, işretle kutlamak hangi kutsal hedefe hizmet etmektedir acaba.

Bu kutlama çerçevesinde kullanılan noel baba, çam ağacı vd figürlerin hiç biri rast gele değildir. Hepsi ayrı ayrı tarihi, manevi değerler yükledikleri ikonlardır.

“Sen onların dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hristiyanlar da senden asla razı olmayacaklardır”. (Bakara suresi 120)

Yılbaşı kutlamaları son yıllarda özel kanalların ve internet kullanımının artmasıyla iyice zıvanadan çıktı. Eskiden sadece TRT de ve sayılı birkaç mekânda kutlanırdı, şimdi bütün AVM’ler, özel tv kanalları, zincir mağaza ve marketler, karteller adeta bir biriyle yarışıyorlar. Devlet çekiliş adı altında, milli piyango diyerek milyonların ümidini paraya tahvil ediyor. Okullar, kamu kurumları özel eğlenceler düzenliyorlar. Doğudan batıya memleketin bütün meydanları dolup taşıyor. Bir sene boyunca tüketilen alkol bir gecede tüketiliyor. Taciz, tecavüz, çevre kirliliği, israf, isyan gırla gidiyor.
Fe eyne tezhebuun/ nereye gidiyorsunuz???

“Bir elde kadeh, bir elde Kuran; bir helaldir işimiz, bir haram.
Şu yarım yamalak dünyada ne tam kâfiriz, ne tam Müslüman. (Ömer Hayyam)

FIKRA: Rahibin Kargayla İmtihanı
Kilisenin çanına her gün bir karga gelir pislermiş. Rahip temizlemekten, karga kirletmekten bıkmamış. Bir gün rahip çanın yanına bir tas şarap koymuş. Karga beklenildiği gibi işini yaptıktan sonra şaraba dalmış ve oracıkta sızıp kalmış. Planı işleyen rahip kargayı kanatlarından yakalamış; “söyle bakalım kimsin sen, derdin ne? Müslüman desem şarap içmezsin, Hristiyan desem çana yapmazsın” demiş.

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Hüseyin Gürbüz

03.01.2020

Allahım şuurlu ve imanlı bir toplum eylesin Allahım razı olsun
Ahmet Gürbüz

31.12.2019

Teşekkür ederim Mehmet bey
Mehmet Aldemir

30.12.2019

Allah razı olsun müdürüm çok güzel yazmışın eline sağlık
Enti Halı / Makina halıcılığında ÖNCÜ