28 ŞUBAT DARBESİ - BİTMEYEN KARIN AĞRISI

28.02.2019
Ayten DURMUŞ

28 ŞUBAT DARBESİ - BİTMEYEN KARIN AĞRISI / Ayten DURMUŞ

28 Şubat Darbesi, Osmanlı Devletimizin son yüzyıllarından itibaren başlayan darbelerin bir halkasıdır. Bu darbede, seçilmiş bir hükümet devrildi ve yerine üç partinin katılımıyla ‘uyumsuzların zorunlu birlikteliği’ oluşturulup BÇG’nin verdiği talimatları uygulayacak bir kukla hükümet kurduruldu.

Bu darbenin uluslararası boyutları, arka planda planlayanları tabi ki vardı. Ülkemizde ve başka ülkelerde yapılan veya teşebbüs edilen tüm darbelerin iç unsurları kadar bunlardan çok daha etkili bir dış ayağı ‘dış beyni/beyinleri’ olduğu da herkesçe bilinmektedir.

Bizim fiilen yaşadığımız 28 Şubat darbesinin siyasi ayağından çok daha soysuz bir ticari ve medya ayağı da vardı. Darbe tellalları, o dönemde hep bir ağızdan: ‘Laiklik elden gidiyor, rejim elden gidiyor, bunlar İslamî düzen kuracaklar, demokrasi elden gidiyor, Atatürk ilke ve inkılapları elden gidiyor…’ diyerek bir kaos ortamı oluşturmaya çalıştılar. Zaman geçti görüldü ki bunların hiçbirisi elden gitmedi fakat bu milletin hazinesinden, darbecilerin görev aldıkları ve ortak oldukları 22 bankanın devleti dolandırmasıyla -o günkü parayla- 253 katrilyon ‘Darbe ekibinin’ kasasına gitti. Anladık ki meğer tüm iş tamamen duygusalmış?!

 Bunlardan daha da can yakıcı olanı ise her darbe gibi 28 Şubat darbesinin de bir askeri ayağı olmasıydı. Milleti koruması gereken silahlı güçler, düşmana çevrili olması gereken millete ait silahları, garip bir şekilde aklı bulandıkça milletimize doğrultuyordu. Neden? Görünürde eli ve beli silahlılar, yeni ve çok farklı bir yöntemle kendileri gibi yaşamayan ve düşünmeyenleri hizaya getiriyorlardı. Bu süreçte bu darbe, bu ülkenin Müslüman halkının üzerinden bir silindir gibi ezerek geçti. Darbecilerin inançlarına, düşüncelerine ve doğrularına göre hizayı bozanlara, akıllara ziyan cezalar verildi. Ör: 18 yaşına yeni girmiş bir gencin devlet düzenini değiştirmek isteme suçundan atıldığı hapishaneden 25 yıl sonra 43 yaşında çıkabilmesi gibi… 18 yaşında bir genç ateş olsa nereyi yakabilir? Hem bizim devletimiz öyle üç beş kişinin farklı düşüncesiyle yıkılacak kadar zayıf mı? Bunlar ve yapılanların gerçek sebepleri, uzun yıllar boyunca sorgulandı, araştırıldı ve herkes bu darbeyi gerçekleştirenlerin kimliğinden hareketle pek çok gerçeğe ulaştı.

Bugün ise tüm darbeciler gibi 28 Şubat Darbesinin de ‘politik, ekonomik, medyatik, bürokratik unsurları ve YÖK başta olmak üzere o gün eğitim sistemini dizayn edenlerin tamamı’ bu darbenin doğrudan ve dolaylı tüm mağdurları yani tüm milletimiz tarafından lanetle ve nefretle anılmaktadır.

Bu anlamda, halkın oyuyla seçilmiş ve iktidar olmuş 54. Türkiye Hükümeti’ni deviren ekibin lideri, dönemin genelkurmay başkanı İsmail Hakkı Karadayı, İslam’la mücadele için Batı Çalışma Gurubunu kuran Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, Batı Çalışma Gurubu için ‘Siyasal İslam’la Mücadele Analiz Raporu’nu hazırlayan Erdoğan Teziç, Çetin Doğan, DKK Oramiral Güven Erkaya (2000 de öldü), KKK Hüseyin Kıvrıkoğlu, HKK Ahmet Çörekçi, JKK Teoman Koman, Genelkurmay Başkanlığı sekreteri Erol Özkasnak, Sincan’da yürütülen tankların bağlı olduğu Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu komutanı Erdal Ceylanoğlu, dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral İlhan Kılıç, Doğu Aktulga (2004'te öldü)… Ve bunlara ilave olarak; üniversite kapılarına bekçiler dikerek başörtülü kızları kazandıkları okula almayan ve daha girişte başlarını açmaları için ikna odaları kurduran Nur Serter, YÖK Başkanı Kemal Gürüz, İÜ Rektörü Kemal Alemdaroğlu, aziz milletimizin hafızasında, herkesten daha fazla belli bir yerde durmaktadır.

Bunlar ‘Bin yıl sürecek!’ dedikleri bir duruma hazırlandılar. Bu büyük millet de bu büyük ihaneti, bin yıl değil binlerce yıl unutmamaya karar verdi.

Bu süreçte yaşananların bazıları:  

  • 1997-2001 tarihleri arasında görevine son verilen öğretmen sayısı: 3527
  • 1997-2001 yılları arasında istifa etmek zorunda kalan öğretmen sayısı: 11000 (yaklaşık)
  • 1997-2001 tarihleri arasında kılık-kıyafet/fişlemeler nedeniyle disiplin cezası alan öğretmen sayısı: 11890 (memurluktan çıkarma hariç).
  • 1997-2001 tarihleri arasında kılık-kıyafet/fişlemeler nedeniyle disiplin soruşturmasına uğrayan öğretmen sayısı: 33271
  • 1990-2011 yılları arasında “irtica” suçlamasıyla YAŞ kararlarıyla TSK’dan atılan personel sayısı. 1635
  • Bu süreçte tutuklanıp 10, 15, 20, 25 yıl hapis yatanlar var hala da var. Bu bir utanç sebebidir.
  • Sayısı tam bilinemeyecek kadar çok öğrencinin eğitim hayatı bitti veya sınav yasakları sebebiyle hiç başlatılamadı.
  • İmam-hatip liselerine ve diğer meslek liselerine senelerce katsayı zulmü uygulanarak üniversite eğitimleri engellendi.
  • MEB, yeni bir müfredat oluşturarak eğitimi ‘hiçbir milli ve manevi değer aktarımı yapamayacak hale getirdi.
  • Suçunun ne olduğunu bilmeyen pek çok kimse yıllarca zindan hayatına mahkûm edildi.
  • Ülke ekonomik olarak çöktü. …

Bu sürecin sembol malzemesi çalışan hanımların ve kız öğrencilerin başörtüsüydü. İslam’ın görünür bir şiarının, eğitimli kesimlerce yaşanır kılınmasıyla fark edilecek boyutlara ulaşmasından rahatsız olanlar vardı. bu yüzden darbecilerin ‘başörtüsü’ yasakları da uzun yıllar bu ülke kızlarına ve kadınlarına büyük bir zulüm olarak devam etti. Kadın haklarını savunduğunu – tıpkı çığırtkan tavuklar gibi bağırıp duran- o sözde feministler, bu durumdan sonuna kadar hoşnut olarak hemcinslerine uygulanan zulme gıklarını dahi çıkarmadılar. İlerleyen yıllarda ise 9 Şubat 2008’de TBMM’DE 411 milletvekilinin oyuyla başörtüsü konusuna çözüm getirildi.

28 ŞUBAT DARBECİLERİ İÇİN VERİLEN YARGI KARARI: 28 Şubat darbesini yapanlar, 2012’de tutuklandı ve bir süre sonra bırakılıp tutuksuz yargılanmaya başlandılar. Aralarında yukarıda adı geçenlerin de bulunduğu darbeciler, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi`nde yargılandı ve karar 2018 de açıklandı.

 28 Şubat 1997’de yapılan darbeden suçlu bulunan 103 sanığın "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren düşürmeye ve devirmeye iştirak" suçundan yargılandığı bu davada karar açıklandı. İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir ve Çetin Doğan'ın da arasında bulunduğu 21 sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı. 68 sanık hakkında beraat kararı verildi. Çetin Doğan, Çevik Bir, Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri, İlhan Kılıç ve İsmail Hakkı Karadayı'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet cezaları müebbete çevrildi. Davada bunlarla birlikte eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz de müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Yaşlılıkları gerekçesiyle uygulanmayan bir ceza verilerek onların istinaf ve temyiz sürecinin sonuçlanması beklendiği için haklarını alamayan mağdurlar… Üstelik bunların mağduriyetleri, darbecilere bu cezayı veren mahkeme tarafından da tescil edilmiş iken.

O dönemin üzerinden 22 yıl geçti. Bu ülkede, sonraki yıllarda darbe planlayan suçlular bile, bir yolunu bulup ‘mağduriyet’ zırhıyla devletten her türlü maddi ve manevi hakkını alabilmişken; gerçekleştirilmiş bu darbenin mağdurları içeride(hapiste) ve dışarıda hala bir peygamber sabrıyla beklemektedir.

Yaşadığımız zulümler, uğradığımız mağduriyetler ve mahrumiyetler, defalar kere ‘mahkemeler’ aracılığıyla tescil edilmesine rağmen hiçbir hakkını alamayan BİZLER (ve o süreçte sürgün ve mobbinglerle istifaya zorlanarak meslekten uzaklaştırılmış, daha sonra da hiçbir hakkını alamamış olan 28 Şubat mağduru Türk Edebiyatı öğretmeni BEN Ayten Durmuş) artık diyoruz ki:

-Mağduriyetimizin tek sorumlusu artık sadece darbeciler değil, aynı zamanda mağduriyetlerimizi gerçek anlamda gidermeyen iktidar sahipleridir de. Geciken adalet, adalet değildir. Ey darbeciler ve muktedirler! Bugün bal tutan parmaklarınızı, büyük bir iştahla yalayabilirsiniz. Bilmem sizler inanıyor musunuz ama bizler bir hesap gününe dünyadan fazla inanıyoruz. İşte inandığımız o HESAP GÜNÜ, sizin her yolunuzun üstünde BİZ olacağız ve sizin her birinizle teker teker hesaplaşacağız. Biliniz ki

BİZ SİZİN HİÇBİRİNİZE HAKKIMIZI HELÂL ETMİYORUZ!

Yorum Ekle
Yorumlar
Mumtehine inanır

28.02.2019

Sakın, Allah´ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.ibrahim 42.bizler o günü bekliyoruz. ...
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye