Sana Bana, Bu Coğrafyanın Müslümanlarına Dair Bir Muhasebe(1) - M.Ali SERVER

02.02.2020

SANA,BANA BU COĞRAFYANIN MÜSLÜMANLARINA DAİR  BİR MUHASEBE:-

(1.BÖLÜM)-

Garb’ın karşısında yaşadığın o büyük yenilgiden sonra hamaset ve kahramanlık nutukları atmak dışında, bir asırdır cehalet ve tefrika içinde boğuşmaktan başka bir arpa boyu yol almadın Ey Şark!.

Sen ki aklını dondurdun,Kitab’ı duvara astın.Hafızlar yetiştirip mezarlık ve türbelerde okuttun.Kısa bir süreliğine kesintiye uğrasa da uzun bir zamandır alenen dergahlarda,tekkelerde ilahiler okuyup kendinden geçtin.Uydurduğun dine kendin de uydun.

Sahte Şeyhler ve Önderler edindin. Kimini Mehdi ilan edip peşlerinden gittin,aklını,imanını,onurunu ve benliğini onlara adeta teslim ettin.

Maskeleri düşürülünce deccal ve hain dedin ama yedekleriyle yoluna devam ettin.

Bu Ümmet için çırpınan,Öze dönüşü tavsiye eden,Kur’an ve Peygamberi uygulaması/pratiği olan Sünneti hayata hakim kılmak için yeniden yorumlayanlara mezhepsiz, modernist ya da me’alci dedin.

Yüzyıllardır bu coğrafyada yaşamış, ülkelerine bağlı vatanperver diğer din mensuplarını baskı ve dışlamalarınla azınlık durumuna düşürdün.

Oysa en kudretli zamanlarında bile diğer din mensupları bu medeniyetin vazgeçilmez asli unsurları ve zenginlikleri sayılırdı.

Dindaşın olup senin gibi giyinmeyen,senin gibi düşünmeyen diğer mahalle sakinlerinin dünyadaki değişimleri görüp Ülkesinin akıl ve bilim yolunda ilerlemesi için harcadığı çabaları küçümsedin.

Yetmedi bu uğurda ömrünü tüketenlere dinsiz, batıcı ya da komünist dedin.

Ülkenin bağımsızlığını savunanlara bile işbirlikçi veya satılmış demekten utanmadın.

Yetmiyormuş gibi Cemaleddin Afgani’yi kovdun.Muhammed Abduh ve Reşit Rıza’yı modernist ilan ettin.M.Akif’in resmî ödüllü İstiklal Şairi ünvanıyla sürgününe seyirci kaldın,uyanamadın.

Müslümanların birliğinin sembolü olan Hilafet kaldırıldı diye itiraz eden Şeyh Said’i asmalarına,laf aramızda Kürt Devleti kuracaktı diye için için sevindin.

 

Bir bahane uydurup peşinden Seyit Rıza idam sehpasına bir gece vakti koşar adımlarla yürürken haykırdığı “Evlad-ı Kerbalayıh bi hatayıh ayıptır,günahtır’ haykırışına sessiz kaldığın yetmiyormuş gibi, sen yine Kızılbaş-Alevi Zaza diye derin bir oh çektin.

Şapka inkilabına muhalefet etmek iddiasıyla İstiklal Mahkemelerinde ölüm cezasına çarptırılıp infaz edilen İskilipi Atıf Hoca için timsah gözyaşları döktünse de tez zamanda sadece gardrobunu değiştirmekle kalmadın,her alanda Frenk Mukallitliğine soyundun.

Zulüm hızını alamayıp imparatorluk bakiyesi ülkenin seçilmiş Başbakanı Menderes ve arkadaşlarının idama götürülmesine,ağlıyormuş gibi yapıp aslında derin sistemin emirlerine itaate devam ettin.

Said-i Kürdi’ye tam kırk yıl içerde hapis ve sürgün yaşatılmasına bir çok efsane uydurdun,ölüsüne bile sahip çıkamadın.

Oysa ne çok severdin türbeleri,anıt mezarları.Üstadın İttihad-i İslam amacını kenara bırakıp,sözüm ona iman davası diye Risale-i Nur’ları biraz da tahrif ederek,üstelik adını da Said-i Nursi olarak değiştirerek Nurculuk adı altında nerdeyse yeni bir ‘din’ oluşturdun.

Bu  cereyandan amip hücre bölünmesi gibi,onlarca grup-klik çıkardın.Muhammed İkbal’i anlayacak rüşde hiç varmadın zaten, Hasan el Benna ve İhvan-ı Müslimin(Müslüman Kardeşler)hareketine Vahhabi yaftasını yapıştırdın.

Mevdudi’ye merdudi,idam sehpasında Nasır’dan özür dilemeyi red ederek canını veren İslam  mütefekkiri Seyyid Kutup’a sapık dedin.

İmam Humeyni’ye molla, Ali Şerati’ye şia dedin.

Zaten Malik b. Nebi, Mustafa Sibai, Abdülkadir Udeh, Halil Cibran ve Cevdet Said’i hiç tanımadın.

M. Bakır es Sadr yağlarda kızartılınca sen Saddam seviciliği yapıyordun.

Ömer Muhtar’ı bir filmde seyrettin sadece.

Sezai Karakoç’u Cüppeli kadar dinlemedin, şair ve aksiyon adamı Necip Fazıl’ı alim belledin.

Devrimci İsmet Özel’i mahalleye hasbelkader transfer olunca milliyetçi-mukaddesatçıya çevirdin.

Yasal bir partinin genel başkanı ve seçilmiş bir Başbakan olan Necmettin Erbakan’ın koalisyon hükümeti postmodern darbecilerin  baskısıyla devrildi, peşinden partisi kapatılıp, hırsızlıkla mahkum edilmesine ve siyasi yasaklı olmasına seyirci kaldın. ..

”Bir toplum kendi içinde olanı değiştirmedikçe Allah o toplumun gidişatını değiştirmez” Ra’d:11.

Devam Edecek...

Yorum Ekle
Yorumlar
mehmet ali

06.02.2020

bu eski islamcılara neler oluyor, anlamak kabil değil! Bu, öz eleştiri mi, bezginlik mi ? anlaşılmıyor.. 90 ların sonunda başladı bu tarz şikayetler, sonra ak parti ile biraz sustular..düşüncelerini buzdolabına kaldırdılar, şimdi ise....
Enti Halı / Makina halıcılığında ÖNCÜ