NİJER'den İZLENİMLER - Doç. Dr. Enver ARPA
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

NİJER'den İZLENİMLER - Doç. Dr. Enver ARPA

30.07.2018

Yazarımız Doç. Dr. Enver ARPA Hertaraf Haber takipçileri için Nijer izlenimleri ve yaşadıklarını yazdı.

Nijer’den İzlenimler

Cumhurbaşkanı’nın 25-27 Temmuz 2018 tarihlerinde Güney Afrika Cumhuriyeti’nde düzenlenen 10. BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) zirvesine katılımı sebebiyle “Türkiye Afrika İlişkileri” konusu aynı dönemde bir proje kapsamında Nijer’e gerçekleştirdiğimiz seyahatin hemen tüm aşamalarının kaçınılmaz konusu haline geldi. Cumhurbaşkanının Kıta seyahatlerinin Kıta’da Türkiye’den daha fazla ilgi uyandırdığını söylesek pek de mübalağa etmiş sayılmayız. Türkiye’nin son yıllarda Afrika’ya yönelik yürüttüğü politika ve faaliyetleri sayesinde Kıta insanı Türkiye’ye karşı çok duyarlı hale gelmiş bulunmaktadır. Gerek bu seyahatimde ve gerekse daha önce farklı ülkelere gerçekleştirdiğim seyahatlerimde bu durumu yakından gözlemleme imkanı buldum. Elde ettiği ekonomik gelişme, sahip olduğu deneyim, uluslararası meselelerde takındığı tutum ve bunun sonucunda elde ettiği saygınlıkla Kıta ülkelerinde ilgiyle karşılanmaktadır. Gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde en çok muhatap olduğumuz sorular bu konularla ilgili oluyor. Türkiye’nin elde ettiği bu konum bir yandan merak ve ilgi uyandırırken öbür yandan da mazlum milletlerin bir yükselişi şeklinde değerlendirilmektedir. Kıta ülkeleri, bunu adeta kendilerinden olan bir ülkenin başarısı gibi görmektedir. Yönetimlerin tepki ve düşüncelerini ölçmek zor ancak ziyaretleriniz sırasında geniş halk kesimlerinden bu izlenimi rahatlıkla edinebiliyorsunuz. Doğrusu Türkiye’nin dış dünyadan nasıl göründüğünü anlamada bu tür seyahatlerin büyük bir faydası olmaktadır.

Nijer, Afrika kıtasının batısında yer alan bir ülkedir. Kuzeyinde Cezayir ve Libya, doğusunda Çad, güneyinde Nijerya ve Benin, batısında ise Burkina Faso ve Mali Cumhuriyeti ile çevrilidir.

1.267.000 km² yüzölçümüne sahip olan Nijer topraklarının üçte ikisi çöllerden oluşmaktadır. Afrika Kıtası’nın en büyük üçüncü nehri olan Nijer Nehri ülkenin güneybatısında yer almaktadır. Tarıma elverişli alanlarının çoğu bu nehir havzasında yer almaktadır. Ülke sıcak ve kurak bir iklime sahiptir.

2012 yılı verilerine göre ülkenin nüfusu 16.274.738 kişidir. Nüfusun % 94'ü Müslüman, % 6'lık kısmı ise Hristiyanlık ve diğer yerel dinlere mensuptur. Nüfusun büyük bölümü Benin ve Nijerya sınırlarına yakın bölgelerde bulunan şehirlerde yaşamaktadır. Kuzey bölgelerinde göçebe ya da yarı göçebe yaşam sürdüren bazı topluluklar bulunmaktadır. Ekonomik durumu çok kötü olan Nijer devleti maalesef insani gelişim endeksi, yaşam kalitesi bakımından dünyanın en düşük ikinci devleti konumundadır.

            Nijer devleti, sömürgeciliğin yarattığı tahribatın en çok hissedildiği ülkelerden biridir. Bu geri kalmışlığın en önemli sebebi sömürge döneminin yarattığı olumsuz koşullar ve yerleştirdiği zihniyet sorunudur. 19. Yüzyılın sonlarında Fransız işgaline uğrayan ve 1960 yılına kadar tüm kaynakları acımasızca talan edilen ülkede sömürge döneminde tabiri caizse taş üstüne taş konulmamıştır. Ülke şehircilik altyapısından tamamen yoksundur. Yağmur yağınca şehirler sular altında kalmakta ve her taraf bir çamur deryasına dönüşmektedir. Bağımsızlıktan sonra da sürdürülen modern sömürü sisteminden dolayı ülke geride bırakılan enkazı düzeltme konusunda arzulanan gelişmeyi bir türlü sağlayamamıştır. Ülke ekonomisi oldukça zor durumda bulunmaktadır. Nijer, kişi başına düşen 1,100 dolarlık mili geliriyle dünyanın en fakir beş ülkesinden biri durumundadır. Üretimin yok sayılabilecek bir düzeyde bulunduğu ülkede kalkınmanın motor gücü sayılan eğitim sektörü acınacak haldedir. Okuryazarlık oranı % 20 seviyelerinde bulunmaktadır. Eğitim kurumları çok zor şartlarda faaliyetlerini sürdürmektedir. Sömürgeciliğin yarattığı bundan daha büyük bir tahribat ise kültürel alanda yaşanmıştır. Nüfusunun tamamına yakını (% 94) Müslüman olan Nijer’de yerel kültür adeta yok edilmiştir. Kağıt üzerinde bağımsızlık gerçekleşmiş olsa da gerçekte o zalim sistem hala bütün veçheleriyle devam etmektedir. Afrika’nın 22 ülkesinde resmi dil hala Fransızcadır. Bu ülkelerden biri de halkının tamamına yakını Müslüman olan Nijer’dir. Ortaöğretimde, üniversitelerde eğitim dili Fransızcadır. Ders kitaplarının tamamı Fransız kültürünün izlerini taşımaktadır. Çarşıda, pazarda, her yerde Fransızca konuşulmaktadır. Fransızca bilmiyorsanız kimseyle anlaşabilme şansınız yoktur. Fransızlar ayrılırken kurdukları sistemle dolaylı hakimiyetlerini sürdürmeye devam etmektedirler.

            Seyahatimiz süresince başta akademi camiası olmak üzere pek çok kesimle görüşme imkanımız oldu. Yukarıda arzettiğim tespitlerin önemli bir bölümü çoğu öğretim üyesi olan dostlarımız tarafından da dile getirildi. Öğretim üyesi dostlarımızın dile getirdiği düşünceler ileride bu ülkelerde yaşanmasını arzu ettiğimiz dönüşüm konusundaki ümidimizi arttırmış bulunmaktadır. Dostlarımızın bu hususta Türkiye’den de beklentileri bulunmaktadır hem de en üst düzeyde. Türkiye hakikaten dışarda, içeride göründüğünden daha büyük görünmektedir. Herkes Türkiye’nin dünya siyasetinde önemli değişiklilere önayak olacağını düşünmektedir. Bir Türk sivil toplum kuruluşuna ait Yetim Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz Türkiye Afrika ilişkilerini değerlendirme toplantısında söz alan dostlarımızın hemen tamamı aynı kanaati dile getirdiler. Hatta bazısı daha da ileri giderek Türkiye’nin Osmanlıda olduğu gibi yeniden bir Hilafet Devleti olması gerektiğini savundular.

Başkent Niamey’de, Türkiye’den gelip burada hizmet vermekte olan bazı sivil toplum kuruluşlarının ofislerini de ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldık. Her açıdan oldukça zor koşullara sahip olan bu ülkede fedakarca hizmet vermekte olan bu dernek veya vakıfların gerçekleştirdiği farklı alanlardaki projelerle sömürgeciliğin izlerini silmekte önemli bir işleve sahip oldukları muhakkaktır. Zira bu dönüşümün ancak eğitim alanında elde edilecek gelişmeyle sağlanabileceği kuşkusuzdur. Buradaki yerleşik Türk STK’larının faaliyetlerinin ana iskeletini eğitim faaliyetleri oluşturmaktadır. Eğitimin yanısıra yetimhane faaliyeti, su kuyuları açma, sağlık projeleri, tarımsal teknik destek ve tarımsal hibe gibi birçok alanda faaliyet göstermektedirler.

Türkiye’den belli periyotlarla gelip projeler yürüten bazı derneklerin yürütmekte olduğu sağlık projeleri de son derece yararlı olmaktadır. Türkiye’den gelen sağlık ekipleri başta katarakt ameliyatları olmak üzere ülkede en sık görülen çeşitli hastalıkların teşhis ve tedavisi için büyük fedakarlıklarla çare bulmaya çalışmaktadır.

Bütün bu faaliyetlerin ülkemizle Nijer halkı arasında dostane ilişkilerin tesis edilmesine büyük bir katkı sağladığı muhakkaktır. Maarif Vakfı, henüz yeni olmasına karşın önemli bir mesafe kaydetmiş bulunmaktadır. Vakfa bağlı okullara büyük bir rağbet söz konusudur. FETÖ’den devralınan okullarda eğitim faaliyetlerini devam ettiren Vakfın bu sene hizmete alınması planlanan muazzam bir kompleksi de bulunmaktadır. Türkiye tarafından inşa edilen 1200 kişilik kapasiteli yatılı okul binası gelecek eğitim öğretim yılına yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Türkiye, gerek kamu kurumlarıyla ve gerekse sivil toplum kuruluşlarıyla Nijer’de önemli bir görünürlük elde etmiş bulunmaktadır.

Doç. Dr. Enver ARPA / ASBÜ / Doğu ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü Müdürü

Bu makale 606 defa görüntülendi.

Yorum Ekle
Yorumlar
Alaattin Akyazı

05.08.2018

Afrika ile Ülkemiz arasında gönül bağlarını tesis edecek gönüllülük esasına dayalı ziyaretler gerçekleştirilmeli. BU KONUDA SİZE ÖNEMLİ GÖREVLER DÜŞÜYOR SEVGİLİ DOSTUM
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye