16 Eylül 2019 Pazartesi •

MUHAFAZAKARLIK İSLAMCILIĞI YENDİ - 2 - (Cavit OKUR)

03.07.2019

İslamcılar siyasette ağırlıklı olarak Necmettin Erbakan’ı desteklemişler, O’ndan siyaseti de öğrenmişlerdi.çok çile çekilmişti.Particiliğe karşı olan azınlık bir grub olsa da İslamcıların kahir ekseriyeti siyasetten yanaydı. Çok çileler çekilmiş, çok badireler atlatılmıştı.Ancak geçen 30 yıllık bir zaman göstermişti ki Erbakan İslamcıları iktidara taşıyamıyordu.Öyle ise yeni bir parti kurulmalıydı ve kuruldu da.Partinin ana kadrosu geçmişin İslamcı genliği içinde yer almış kişilerdi.Bunların çoğu da genç iken de MTTB , Akıncılar vb yerlerde İslamcı gençliğin lider kadrosundandı. İlk seçim yapıldı ve tek başına iktidar oldu. Erbakan yol gösterme yerine çok sert muhalefetle karşıladı,siyasetteki eski öğrencilerini.

Türkiye kapitalizmle yönetiliyordu . öyle ise bunun gereği yapılmalıydı, neticesi emperyalizme çıksa da. İlk başta siyasetin içinde ve dışındaki bütün İslamcılar yeni siyasi oluşumu kalben,fikren ve bedenen var güçleri ile desteklediler. İslami argümanlar topluma taşındı,herkes özgürce okumayı ,giyim kuşamı ve insanca olan tüm haklarını yaşayabiliyor,seçebiliyordu.Uzun müddet nerede ise bu ülkenin zencileri durumunda olan İslamcılar eşit bir konuma erişmişlerdi. Biz bu idik artık. Bir müddet işler yolunda gitti. İslamcılar, sosyal demokratlar,liberaller vs. herkes memnundu. Adildi, problem çözücü idi, ahlaki kurallar öncelikli idi.

Nasıl oldu ise bir anda 28 şubatın perde gerisindeki baş aktörü fetö ,şimdi açıktan Türkiye’yi yönetme aktörlüğüne soyunmuş siyasetle iş birliğine girmişti.28 şubatın askeri aktörlerini görüşlerini ve yaptıklarını İSLAM İCTİHADI olarak niteyen fetö , şimdide mevcut iktidarla iş birliği yapıyor ve parti içinde sürekli yükseliyordu.Birçok kurum onlardan sorulur hale gelmişti. Kendilerine karşı çıkanları da hain olarak niteleyip saf dışı ediyorlardı.Bunlara karşı kardeşane uyaranlara da partiden, “alnı secdeye gidenlerle uğraşmayın” cevabı geliyordu.

Dünün İslamcıları da yavaş kapitalistleşiyor, devlet içinde makamlar elde ediyorlardı.’’Dünün mücahitleri müteahhit oldu’’söylemi dillerde pelesenk oldu .Bir İslamcı olarak söylemler onurumuza dokunsa da maalesef gerçekti.Uyarılara kimse kulak asmıyordu, gücü elde etmişlerdi. Dün; hak,adalet,özgürlük,ahlak,merhamet,edeb , adab önemli iken, bugün bunların yerini para, makam , şahsi menfaatler almıştı. Bir sembol olsun diye de çoğu namazı filanda terk etmemişti! Siz “Din sadece namaz değil, ilkelere bağlı kalalım, semboller bizi bir yere götürmez ,böyle bir din topluma da fayda sağlamaz” diye uyarsanız da artık sizi dinleyen yoktu. Başlangıçta birlikte olduğumuz,yol arkadaşlığı yaptığımız İslamcılardan çok az kişi kalmıştı. Artık lüks ve modern yaşam tarzını benimsemişler ve onun gereğini güzel bir şekilde yerine getirmek için uğraşıyorlardı. Muhafazakarlık gereği var olan durumu korumaları gerekirdi. Çünkü muhafazakarlığın gereği buydu. Onlar da öyle yaptılar . Elde ettikleri makam ve kapitalle artık Türkiye’nin yeni kapitalist MUHAFAZAKARLARI eski İslamcılardı. Öyle ise muhafazakarlığın tüm gereği yerine getirmeli idi.Muhafazakar hangi sistemde menfaatler elde etmişse onu korumak,ayakta tutmak en önemli vazifesi idi.Öyle bir yaşam için dini olmasa da yüzlerce muhafazakar argüman ürettiler. Elde ettikleri yeni hayatın önündeki engelleri aşmayı, paylaşmayı denemedikleri gibi yanlışlara da sahip çıktılar. Uyaranları linç etmeye, hain ilan etmeye ve marjinallikle itham etmeye başladılar.

Halbuki geri dönüp baksalardı bu sıfatların en çok kimlere yakıştığını bilirlerdi! İslamcıların inancında/hayatında ihanete yer olmamıştır, bundan sonra da olmaz..Hele marjinallik ne kelime; aslolan İslamcılardır. Marjinal olansa yeni muhafazakarlardır.. “Muhafazakarlaşan İslamcılar” kurulu sömürü düzenini ayakta kalması için savaşıyorlardı artık. En küçük kayıpta feryatları onun içindir .Yoksa 20 yıla yakındır sırtına bindikleri kişinin kaybetmesi de onları ilgilendirmez. Öyle olmasalardı fikir/çözüm üretirlerdi. Bütün cemaatler ve stk’lar da benzer duruma geldiler. Yaşam ve faaliyetlerini iktidarın nimetleri içinde ve hep beraber devletçilik oynayarak sürdürüyorlar. Ortak iddia islama hizmetti, ancak topluma hakikat olarak sunduğunuz ne var deseniz hep birlikte; herşeyi devlet yapsın diye sesleri çıkıyordu. Neyi iddia ederlerse etsinler yaşantıları kapitalistçe ve modernisttir. Hakikat tektir. İslam, küfre ve onun koyduğu tüm ilkelere karşıdır. Oysa bizler daha önceleri hep birlikte “Küfrün hısım olduğu her şeye İslam hasımdır” diyorduk. Özgürlük adı altında da olsa tüm sapıklıklar ve gayr-i meşru yaşamlar meşrulaştırılıyorsa ve ses çıkarılmıyorsa ve buna susuluyorsa işte muhafazakarlık budur. Aman eski sloganları kullanmayalım,sert çıkışlar yapmayalım deniliyorsa işte bu muhafazakarlık. Helal ve haram unutulmuş nerden gelirse gelsin, kul hakkı ne imiş anlayışı ile hareket ediliyorsa işte muhafazakarlık budur. Daha çok şey sayabiliriz.Dünün İslamcıları bu günün kapitalist ve makam sahibi muhafazakarları ,tüm kaygıları bir kenara atmışlar toplum için dertleri, aşkları, çözüm önerileri de kalmamıştır artık. Muhafazakar argümanlarla teselli buladursunlar. Bizim buradaki iddiamız iktidarı veya bir partiyi suçlamak değildir. Görünen odur ki başka parti veya iktidarlarda da bu fırsat ele geçse değişen bir şey olmazdı.

***

Yazı dizisinin ilk yazısı:

MUHAFAZAKARLIK İSLAMCILIĞI YENDİ - 1 -  (Cavit OKUR)

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye