MAZLUMDER: "28 Şubat mağdurları serbest bırakılsın"

28.12.2018

MAZLUMDER, Türkiye’nin farklı illerindeki şubelerinin de katıldığı “28 Şubat Yeter Artık!” başlıklı basın açıklamalarının bir yenisi daha bugün gerçekleştirdi.

MAZLUMDER tarafından Aralık 2017-Şubat 2018 tarihleri arasında haftalık olarak, Şubat 2018’den itibaren de aylık olarak gerçekleştirilen “28 Şubat Yeter Artık!” basın açıklamalarının bu ayki toplantısı, Türkiye’nin farklı illerindeki şubelerinde eşzamanlı olarak gerçekleştirildi.

28 Şubat mağdurları için yapılan basın açıklamasında Mazlumder Ankara Şube Başkanı Abdurrahman Ünlü, 28 Şubat mahkumlarının yeniden yargılanıp serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

MAZLUMDER Ankara Şubesi dernek merkezinde düzenlenen basın toplantısında 28 Şubat mahkumlarının yeniden yargılanması ve serbest bırakılması talebi dile getirildi. Toplantıya diğer STK'lar da destek verdi. Ayrıca açıklamaya mağdur yakınları ve STK temsilcileri da katıldı.

MAZLUMDER'in 2018 yılı boyunca 28 Şubat mağduriyetlerinin giderilmesi için Türkiye genelinde cezaevi ve adliye önlerinde, dernek binalarında haftalık ve aylık toplantılar düzenlediğini hatırlatan Ankara Şube Başkanı Ünlü, "Brifingli ve paralel yargı zeminindeki ön yargılarla oluşturulan içtihatlarla halen devam eden yargı zulümlerinin artık son bulması gerekmektedir. MAZLUMDER olarak '28 Şubat siyasi yargı kararları iptal edilsin ve 28 Şubat mahpusları derhal serbest bırakılsın' talebimizi bir kez daha vurguluyoruz." diye konuştu.

Toplantıya katılan STK temsilcilerinden Re'sen Emekliler Derneği (RE-DER) Yönetim Kurulu Üyesi Muammer Taşer de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 1960 yılından beri yapılan darbelerin uygulayıcılarının, hala bu ülkenin nimetlerinden yaralandığını belirtti.

Taşer, "Bugünlerde 'FETÖ ile mücadele ediyorduk' yalanına başvuran 28 Şubat'ın zalim cuntası, FETÖ'nün hiçbir dershanesine, okuluna, bankasına, gelir kaynağına dokunmamış, elemanlarının ise bilakis devlet kadrolarında önleri açılarak soru hırsızlıklarına, emek hırsızlıklarına göz yummuş, hayatlarımızın çalınmasına bilerek ve isteyerek vesile olmuştur." dedi.

14 yıldan beri cezaevinde bulunan Hakim Buhan'ın eşi Ayşe Buhan, yıllardır büyük mağduriyet yaşadıklarına dikkat çekti.

Eşinin üzerine bir çok faili meçhul dosyanın atıldığını belirten Buhan, "Hiç bir şekilde işlemedikleri suçlardan yargılanan bir çok kişi var. Dava süreci 4 buçuk sene sürdü ve 36 yıl ceza aldı. Eşim 12 yıl Kandıra Cezaevinde kaldıktan sonra Osmaniye Cezaevine götürüldü ve orda, hücrede yan tarafında kalan kişi de kendisini cezaevine atan savcıydı. Ve o savcı bundan haberi olmadan eşimden dua talebinde bulundu." ifadelerini kullandı.

15 yıldır cezaevinde bulunan Ali Rusuk'un eşi  Saliha Rusuk da şunları söyledi: "Eşimin dosyasına baktığımda orda tarif edilen kişinin eşim olmadığı açıkça ortadaydı. Eşim 2003 yılında cezaevine girdi. 2005 yılında işlenen bir cinayeti 2 yıldır cezaevinde olan eşime yüklemeye çalıştılar ve mahkeme esnasında bulunan bir hakim bu suçlamayı kabul etmedi  ve 2 gün içinde bu hakim sürgün edildi."

Hertaraf Haber Yayın Kurulu Başkanı Gazeteci Yazar, Emekli Albay Mehmet Yavuz Ay ise ellerine yıllar sonra nasıl fişlendiklerine dair belgeler geçtiğini anlattı. Ay, "Hiyerarşinin dışında bir astsubay, bir generali rahatlıkla fişleyebiliyordu. Bunu bir generalden dinlemiştim. 'Bu yapı benim verdiğim raporu kabul etmiyor ama Batı Çalışma Grubu içindeki gayriresmi örgütlenmenin üyesinin yazdığı raporu kabul ediyor.' diyordu." ifadelerini kullandı.

Mazlumder Ankara Şube Başkanı Abdurrahman Ünlü'nün okuduğu basın açıklaması metni şöyle:

BİR YIL DAHA BİTERKEN 28 ŞUBAT ZULMÜ DEVAM EDİYOR!

MAZLUMDER olarak çok sayıda kişi ve kurumun desteğiyle 2018 yılı boyunca 28 Şubat mahpuslarının halen devam eden mağduriyetlerinin giderilmesi için Türkiye genelinde cezaevi ve adliye önlerinde, meydanlarda ve dernek binalarımızda haftalık ve aylık toplantılar düzenledik, mağdurları dinledik, basın açıklamaları yaptık. Her bir eylemde, “28 Şubat Siyasi Yargı Kararları İptal Edilsin!” ve “28 Şubat Mahpusları Derhal Serbest Bırakılsın!” talebini dillendirerek halen devam eden zulmün sonlandırılması çağrısında bulunduk.

Bir yıl daha geçerken bir takım istisnalar dışında bu konuda herhangi bir adım atılmadığı gibi, gündeme gelen af ya da şartlı tahliye indirimi mahiyetindeki düzenlemelerde de 28 Şubat mahpuslarının kapsam dışı bırakıldığını gözlemledik.

Teşebbüsün ötesine geçip gerçekleşmiş bir darbe olarak gündemimize oturan 28 Şubat Darbesi halen insan öğütürken, 20-25 yıllık mahpusların aileleri cezaevi yollarında süründürülürken, çocuklar babasız büyümek, anneler çocuklarına hasret bir ömür sürdürmek zorunda kalırken bir yılı daha geride bırakıyoruz.

90’lı yıllardan bugüne Türkiye ve dünyada çok şey değişmiş, rejimler yıkılıp rejimler kurulmuş, heyacan uyandırıcı devrimler ve halk hareketleri yaşanmış, işgaller ve darbelerle toplumlarımız baskılanmaya ve son yaşadığımız darbe girişimi ile 28 Şubat tekrar hortlatılmaya çalışılmıştır. Bütün bu değişimler karşısında değişmeyen bir zulüm olarak yargıdan kaynaklanan zulümler devam etmiştir.

Defalarca vurguladığımız üzere kendilerini tutuklayanlar tutuklu hale geldiği halde af talebinde bulunmayan, vakur ve onurlu bir duruşla haklarını arayan bu insanların ve ailelerinin hak taleplerine kulak vermek ve gereğini yerine getirmek, açıktır ki başta yargı, iktidar ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir.

28 Şubat’ın brifingli yargısının kararlarıyla hapsedilen mazlumların tahliyesi; 28 Şubat’ın tahkim ettiği zemine basarak büyüyen paralel yargının kararlarıyla hapsedilen hemen her çevreden mazlumun tahliyesi; brifingli ve paralel yargı zemininde oluşan önyargılarla oluşturulan içtihatlarla halen devam eden yargı zulümlerinin artık son bulması gerekmektedir.

MAZLUMDER olarak,

-28 Şubat Siyasi Yargı Kararları İptal Edilsin!

-28 Şubat Mahpusları Derhal Serbest Bırakılsın!

talebimizi bir kez daha vurgularız.

 

MAZLUMDER

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye