25 Ağustos 2019 Pazar •

MAZLUMDER: Ankara'da Kaçırıldıkları İddia Edilen Kişilerin Faiileri Kim veya Kimlerse Ortaya Çıkartılmalı

28.07.2019

Son zamanlarda Medya’da yer alan FETÖ Mensubu gerekçesi iddiası ile kaçırıldıkları siyah transporter araçlarla Ankara’da kaçırıldıkları iddia edilen kişilerle ilgili Mazlumder Ankara Şubesi bir basın açıklaması yaparak olayların gerçek yüzünün ortaya çıkartılmasını ve kimler tarafından kaçırıldığının devlet tarafından  açığa çıkartılması istenildi.

MAZLUMDER yaptığı açıklamada , kaçırıldığı iddia edilen söz konusu şahısların  suçları varsa, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yapılacak adil bir yargılama neticesinde ortaya çıkarılmasını, suçları yoksa;  süreç içinde ve masumiyet karinesi çerçevesinde, suçlu olarak herhangi bir muameleye tabi tutulamayacakları hukukun ve hukuk devletinin gereği olduğunun altını çizdi.

Uluslararsı sözleşmelere de dikkat çeken Mazlumder, Birleşmiş Milletler Evrensel Bildirgesinin 3. Maddesinde düzenlenen ‘’Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır’’ maddesine atıfta bulunarak; Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen, “Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi”ndeki koruma hükümlerine; Anayasanın 19. Maddesinde ifade edilen ‘’Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir’’ ilkesine açıkça aykırı olan; Türk Ceza Kanununun 109. Maddesinde düzenlenen “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçunun kapsamına giren uygulamaların kesinlikle kabul edilemeyeceğinin altını çizdi.

Mazlumder Ankara Şubesi, Hiçbir hukuk devletinde kabulü mümkün olmayan kaçırma veya  kaçırılma iddiaları karşısında; TBMM’yi, Hükümeti, Adalet Bakanlığını, Yargıyı, İçişleri Bakanlığını ve ilgili tüm resmi kurumları acil sorumluluk almaya, etkin bir soruşturma başlatmaya  ve bu olayları her kim yapmış veya yaptırmışmışsa ortaya çıkarmaya davet  etti.

Basın açıklamasında kaçırıldığı iddia edilen şahışların aileleri ile de görüşen MAZLUMDER, Onların hikayelerini de dinleyerek metin haline getirdi.

MAZLUMDER Ankara Şubesi Tarafından Yapılan Açıklamanın Tam Metni Şu Şekilde:

2016 ve 2018 yılları arasında 22 kişinin çeşitli tarihlerde zorla alıkonduğu basına yansımıştı sonra bu kişiler bir şekilde ortaya çıktı yada tutuklandılar. Ancak son aylarda Türkiye’nin değişik illerinde kaçırılma iddialarına tekrar şahit olduk. Özellikle yoğun olarak birbirine yakın tarihlerde (Şubat 2019) Türkiye genelinde toplam 6 (altı) kişinin kaçırıldığı ve şu ana kadar kendilerinden bir haber alınamadığı iddia edilmektedir.

     Kaçırıldığı söylenen kayıp kişilerden Yasin UGAN, Özgür Kaya, Salim ZEYBEK, Mustafa Yılmaz’ın Ankara’da; Erkan Irmak’ın İstanbul’da, Gökhan Türkmen’in ise Antalya’da ikamet ettiği görülmektedir.

     Ankara’da ikamet eden Özgür Kaya, Salim ZEYBEK ve Mustafa Yılmaz’ın eşleri, Yasin Ugan'ın ise ağabeyi derneğimize müracaat ederek konunun aydınlatılması ve kaçırılan yakınlarının bulunması için yardım talebinde bulunmuşlardır. Kaçırıldığı ifade edilen Yasin Ugan'ın ağabeyi Mikail Ugan şunları ifade etmiştir:“Ankara ili Altındağ ilçesi Çamlık Mahallesi 1847 nolu sokakta bulunan 12 numaralı evden 13 Şubat 2019 tarihinde saat 15:00 ile 16:00 saatleri arası ellerinde silahlar bulunan ve kendini polis olarak tanıtan kişiler tarafından Kardeşim Yasin UGAN, kafasına siyah poşet giydirilerek göz altına alınmıştır. Olay bizzat bütün mahallenin gözü önünde olmuştur ve bütün mahalleli olayı görmüştür. Kardeşim ve arkadaşının gözaltına alınmaları sırasında kendilerine ev sahibi tarafından kim oldukları sorulduğunda, Polis kimliklerini göstermemişler ve savcılığın kardeşimle alakalı yürüttüğü soruşturma dosyasının numarasını vermişler. Ben olayı haber alır almaz günlerce Emniyetin tüm birimlerinde araştırdım ama bütün birimlerden bizde öyle bir gözaltı yok cevabını aldım. Cumhuriyet savcılığına yaptığım şikâyetten de şu ana kadar bir netice alamadım. Ayrıca CİMER’e, Kamu Denetçiliği kurumuna, Anayasa Mahkemesine, Birleşmiş Milletler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine baş vurduk bekliyoruz.

Kardeşim 13 Şubat’tan bu yana kayıp, bu süre içinde devletin hiçbir resmi kurumu bizi aramadı. Kardeşimin işkence görmesinden ve can güvenliğinden endişe duymaktayız. Kaçıranlar her kimse bunların ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu konuda her türlü yardımı bekliyoruz.’’ demiştir

Yasin Ugan ile aynı evde kalan ve aynı gün kaçırıldığı söylenen Özgür Kaya’nın eşi Aycan Kaya da benzer ifadelerde bulunarak:

Eşim kaçırılalı 4 ay oldu eşimin işkence görmesinden ve can güvenliğinden çok endişeliyiz, eşimin kurtarılması için her türlü katkıya en acil şekilde muhtacız, ben ve üç çocuğum için yardımlarınızı bekliyoruz.” demiştir.

Kendisi ve çocuklarının kaçırılma olayını Salim Zeybek’in eşi Fatma Betül Zeybek ise  derneğimizde şu şekilde anlatmıştır:

’Eşim Salim ZEYBEK, 670 sayılı KHK ile işinden atılmış olup kendisi ile iki buçuk yıldır görüşmemekteydim. Kendisinin isteği üzerine çocuklarım (5,5 ve 8 yaş) ve ben eşimle İstanbul’da buluşup görüştük. 21 Şubat 2019 Perşembe günü ailecek rahat görüşebileceğimiz bir mekâna doğru ilerlerken aracımızın önü 22... plakalı Dacia Duster marka beyaz cipe benzeyen bir araç tarafından kesildi. Kendini sivil polis olarak tanıtan silahlı bu kişiler eşimi alıp götürdü. Beni eşimle buluşturacaklarını, önce Edirne Emniyeti’ne götürdüklerini söyleyen bu kişiler, daha sonra İstanbul istikametine doğru yönelip bizi İstanbul Emniyeti’ne aktaracaklarını belirttiler ama bu dediklerinin hiçbirini yapmayarak eşimi alıp başka bir araçla götürdüler. Beni ve çocuklarımı da 22 Şubat 2019 05.16 da Ankara’da evimin yakınlarına kadar getirip bıraktılar.

Kim olduklarını sorduğumda kendilerine ‘’biz devletiz’’ diyerek karşılık veren bu kişiler beni Emniyete ve Savcılığa gitmemem konusunda uyardı. Yaşadığım şokla önce ne yapacağımı bilemedim. Ailemin de desteğiyle 25 Şubat Pazartesi 2019 da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum. Yolda gelirken İstanbul çıkışında girip benzin aldığımız AYTEMİZ firmasına ait benzin istasyonunun ismini ve evimize yaklaşırken yanından geçtiğimiz Yozgat bulvarı üzerindeki YAYLA TAKSİ durağının önündeki kavşakta bulunan mobese Kamerası numarasını ‘’ANK-0570’’ ve yine devamında geçtiğimiz MİS BAŞAK fırınının bulunduğu kavşaktaki Mobese Kamerası numarasını ‘’ANK- 0571’’ ve çocuklarımla beni eve getiren taksi plakasını incelenmek üzere Savcılığa verdim.  Ardından Esertepe karakoluna gidip başımdan geçenleri aktardım. Şu ana kadar olumlu bir netice alamadım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonuna başvurdum Komisyon üyesi 34 vekili tek tek dolaştım, yerinde bulabildiklerime durumumuzu anlatmaya çalıştım. Ayrıca Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezine, Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezine, Ankara Valiliği İnsan Hakları Kuruluna, Anayasa Mahkemesine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, Birleşmiş Milletlere ve Sivil İnsan Hakları Kuruluşlarına baş vurdum.

Eşim Salim Zeybek’in sağlığından hayatından ciddi manada endişeliyim. Eşim Salim Zeybek’in bulunması adına çalışmalar yapılmasını ve bu konunun takipçisi olmasını talep ediyorum.’’  

 Yine Ankara Yenimahalle’de kaçırıldığı iddia edilen Mustafa Yılmaz’ın eşi Sümeyye Yılmaz, eşinin kaçırılma olayını şu şekilde anlatmıştır:Eşim 19 Şubat 2019 sabahı saat 07.20 gibi Etimesgut Elvankent’te bulunan çalıştığı özel Tıp Merkezine gitmek üzere evden çıkmıştı. Ben eşimin işe varmadığını iş yerindeki arkadaşının 11.05 gibi bana gönderdiği mesajla öğrendim. Eşimi telefondan aradım telefonu kapalıydı. Bundan sonra eşimin ailesi ve arkadaşlarını aradım ancak hiçbirinde de yoktu.  20 Şubat 2019 tarihinde Ostim karakoluna eşimle ilgili ifade verdim.

Daha sonra evimizin yakınındaki büfe kamara kayıtlarına bakmaya karar verdim. Büfe kamera kayıtlarında eşim otobüs durağına doğru yürümekte iken karşıdan biri geliyor önce eşimle konuşuyor, sonra eşime sağ eliyle vuruyor, bunun üzerine sendeleyen eşime karşı yönden gelen sağ ayağı engelli bir kişi koşarak yaklaşıyor ve başına beyaz bir torba geçiriyor. Bu iki kişi eşimi köşede bekleyen araca doğru çekerek

Eşim fizyo terapisttir hiçbir devlet daresinde çalışmamıştır. Eşim 09 Ekim 2018 tarihinde FETO soruşturmaları kapsamında tutuklandı 100 gün sonra 08 Ocak 2019 tarihinde 6 yıl 3 ay hükümle tahliye edildi.

24 Aylık bir kızım var, her geçen gün endişelerimiz daha da artıyor. Kızıma bana ve eşime yapılan bu hukuksuzlukları hiçbir şekilde kabul etmiyorum, gereken işlemlerin yapılmasını talep ediyorum.”

     Kaçırıldığı iddia edilen söz konusu şahısların  suçları varsa, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yapılacak adil bir yargılama neticesinde ortaya çıkarılmalıdır. Süreç içinde ve masumiyet karinesi çerçevesinde, suçlu olarak herhangi bir muameleye tabi tutulamayacakları hukukun ve hukuk devletinin gereğidir.

         Birleşmiş Milletler Evrensel Bildirgesinin 3. Maddesinde düzenlenen ‘’Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır’’ maddesine; Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen, “Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi”ndeki koruma hükümlerine; Anayasanın 19. Maddesinde ifade edilen ‘’Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir’’ ilkesine açıkça aykırı olan; Türk Ceza Kanununun 109. Maddesinde düzenlenen “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçunun kapsamına giren uygulamalar asla kabul edilemez.

Hiçbir hukuk devletinde kabulü mümkün olmayan kaçırma, kaçırılma iddiaları karşısında; Türkiye Büyük Millet Meclisini, Hükümeti, Adalet Bakanlığını, Yargıyı, İçişleri Bakanlığını ve ilgili tüm resmi kurumları acil sorumluluk almaya, etkin bir soruşturma yapmaya ve bu olayları her kim yapmış ise ortaya çıkarmaya davet ediyoruz.

MAZLUMDER ANKARA ŞUBESİ

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye