19 Ağustos 2019 Pazartesi •

MAZLUMDER: 28 Şubat’ın Brifingli-Siyasi Yargılamaları Yok Sayılsın!

28.01.2019

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları ve Mağdur Yakınları ile birlikte Ankara Dernek Merkezinde düzenlediği Basın Toplantısında Yargı TBMM ve Adalet Bakanlığına seslenerek “Sahte delillere dayanarak ve  aşağılık iftiralarla suçluymuş gibi medyanın önüne atılan 28 Şubat Mahpuslarına özgürlük talebiyle bir kez daha karşınızdayız ve adil bir yargılama istiyoruz “ dedi.

MAZLUMDER adına basına çaıklaması yapan Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dalaz, teşebbüsün ötesine geçip gerçekleşmiş bir darbe olarak gündemimize oturan 28 Şubat darbesi halen insan öğüttüğünü, 20-25 yıllık mahpusların aileleri cezaevi yollarında süründürüldüğünü, çocukların babasız büyüdüğünü, annelerin çocuklarına hasret bir ömür sürdürmek zorunda kalarak  yeni bir yıla girdiklerini belirtti.

Ali Dalaz açıklamasında  “Beraat etmesi gerekirken bir torba dosyaya dahil edilen; en ağır yorumda bile “adli nitelikli süreli hapis” cezası alması gerekirken “siyasi nitelikli müebbet hapis” cezası verilen; oynanmış dijital kayıtlarla cezalandırılan; avukatsız ve işkenceli sorgulamalarda imzalatılan sahte ifade tutanaklarına dayanılarak gençlikleri ellerinden alınan; toplumsal zemin oluşturmak adına ev ya da işyerlerine yerleştirilen sahte delillere dayanarak aşağılık iftiralarla suçluymuş gibi medyanın önüne atılan 28 Şubat Mahpuslarına özgürlük talebiyle bir kez daha karşınızdayız. Defalarca vurguladığımız üzere kendilerini tutuklayanlar tutuklu hale geldiği halde af talebinde bulunmayan, vakur ve onurlu bir duruşla haklarını arayan 28 Şubat mahpuslarının hak taleplerine kulak vermek ve bu talebin gereğini yerine getirmek başta yargı, iktidar ve TBMM olmak üzere herkesin üzerine düşen önemli bir görevdir.” dedi

MAZLUMDER  Yaptığı çağrı da:

  • “Brifingli yargılamaların kötü mirasını devralan mevcut mahkemeleri, iş yoğunluğu bahanesini bir tarafa atarak, gerekirse gecelerini gündüzlerine katarak bu sorunu çözmeye davet ediyoruz.
  • 28 Şubat sürecindeki siyasi yargı kararlarının iptal edilerek 28 Şubat’ın brifingli-siyasi yargılamalarının yok sayılmasını talep ediyoruz.
  • 28 Şubat mahpuslarının hiçbir bahane ya da erteleme olmaksızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.” dedi.

SONER KARTAL: ZULME SESSİZ KALMAK ZULUMDÜR

Basın toplantısında Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu Sözcüsü Soner Kartal ise 28 Şubat mağdurlarının hak ihlallerini dile getirdiklerini ve bu uğurda kurulmuş olan Ankara  İnanç Özgürlüğü Platformunun Yaklaşık 13 Yıldır Ankara’da  Her hafta basın açıklamaları yaparak Hak ihlallerini gündeme getirmeye çalıştıklarını,28 Şubat mahkumlarının ve Sivas  olayları mahkumlarının tekrar yargılanmaları gerektiğinin altını çizdi. Kartal, Zulme sessiz kalınmaması gerektiğini, en azından duyurulması gerektiğini belirterek , Zulme sessiz kalmak zulümdür, Bu Zulmü duyurdukları ve gündemde tuttukları için Mazlumder’e teşekkür ederiz dedi.

Soner Kartal, 28 Şubat mağdurlarının af değil yeniden yargılanma talep ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Onlar o dönemde haksız yere tutuklandıklarını, haksız yere işkencelerden geçtiklerini biliyor. Biz de burada yetkililere çağrıda bulunuyoruz. Devletin organları da bunu ispatladı. O dönemde karar veren savcı, hakim veya tutuklama yapan polislerin birçoğunun paralel yapının elemanları olduğu tespit edildi. Bu hakim savcılar ya yurtdışına kaçtı ya da şu anda tutuklular, görevlerinin başında değiller. Buna rağmen verdikleri kararlar sorgulanmıyor. Özellikle yetkililere çağrı yapıyoruz; bu konuda kararlar tekrar gözden geçirilsin, bu insanlar tekrar adil bir şekilde yargılansın. Bu insanların çok basit sebeplerle veya farklı hiçbir ceza almadan serbest bırakılacağı görülecektir."

-"İnancını dünyevi menfaatleri için değiştirmeyenlere teşekkürler"

Enderun Eğitim Vakfı adına konuşan Faruk Özcan da 28 Şubat mağdurlarıyla ilgili bir çalışmanın yapılmamasının kendilerini derinden yaraladığını ifade etti.Özcan, "28 Şubat'ta dik duran, inancını, düşüncesini, manevi hayatını hiçbir şekilde dünyevi menfaatleri için değiştirmeyen herkese teşekkür ediyorum. Bundan sonrası için de hak, adalet, hürriyet çırpınışını sürdüren hem sivil toplum kuruluşlarına hem de bireylere çok teşekkür ederim." şeklinde konuştu.

28 Şubat'ta başörtüsü gerekçesiyle 19 yıl öğretmenlik yapamayan ancak 4 yıl önce görevine iade edilen Canan İlhan da "Haklarımız iade edilse de şu anda 28 Şubat mağdurlarının hakları iade edilmediği müddetçe o sevinci yaşayamıyor, o mutluluğu hissedemiyoruz." dedi. Canan İlhan, 28 Şubat sürecinde üniversitede okurken, okul yönetiminin  okulda Namaz dahi kıldırmadıklarını namazları gizli gizli kıldıklarını ifade etti.

Babası müebbet hapis cezası alan ve 19 yıldır cezaevinde bulunan Abdullah Arasan’ın oğlu  Musab Arasan ise çocukluğunda ve ilk gençlik çağlarında babasından uzak kalmak zorunda olduğunu ve bir an önce adaletin tecelli etmesini istediğini dile getirdi. Hayatında Baba olgusunu hiçbir zaman hissedemediklerini, sadece cezaevi görüşünde hissettiklerini belitti. Annelerini de Hastalık nedeniyle kaybettiklerini ifade etti.

8 Kardeş Annesiz-Babasız Büyüdük

8 çocuklu bir aileye mensup olan Arasan, 28 Şubatçıların başta olduğu 2000 yılında Antep`te yakalandıktan sonra haftalarca işkenceye maruz bırakılan ve daha sonra müebbet hapis cezasına çarptırılan Babası Abdullah Arasan`tan 8 yaşındayken ayrı bırakıldıklarını ve Annelerinin de Kanser Hastalığı nedeniyle vefat ettiğini belirterek “ haksız yargılamalar ve sahte deliller nedeniyle  8 Kardeş Anne Babasız Büyüdük” dedi.

Arasan, Mazlumder’e duyarlılığından dolayı teşekkür etti.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye