Mazlumder: 15 Temmuz Direnişi ve Davası Sulandırılmamalıdır

04.08.2017

İnsan Hakları ve Mazlumlarla Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Ankara Şubesi, 15 Temmuz darbe girişimi davasının görüldüğü , Sincan Cezaevi Kampüsü önünde bir basın açıklaması yaparak darbecileri ve destekçilerini kınadı, davaların  ivedi bir şekilde sonuçlandırılmasını istedi.

Fetö’nün bugüne kadar yaptıklarını ve kumpaslarını göz önüne seren,  Mazlumder Ankara Şubesi adına Ali Dalaz’ın yaptığı açıklamanın tam metni şöyle:

 

MAZLUMDER Ankara Şube : 15 Temmuz Direnişi ve Davası Sulandırılmamalıdır

 

Türkiye İnsan hakları karnesi zayıf olan bir ülkedir.

Bunun baş aktörü, kuruluşundan beri Anadolu insanının üzerinde demoklasin kılıcı gibi duran ceberut devlet anlayışı ve bu durumdan kendisine görev çıkartan çetelerdir.

İttihat terakki’den başlayıp fetö’ye kadar, kendisini bu ülkenin asıl sahibi zannedip, diğer vatandaşları ötekileştiren, hiçe sayan, onların haklarını gasp eden, onlara yaşam hakkı tanımayan, iftira ve kumpaslarla ayakta kalan bu yapılar günümüze kadar varlıklarını sürdürdüler ve insan hakları ihlallerinin baş aktörleri oldular.

Ellerindeki yayın organları ile masum insanları hedef gösterip; emniyetteki, yandaş ekiplerinin işkence ve kumpasları ile  gözaltına aldıklarını  ve  yargıdaki elamanları ile sözde adalet dağıttıklarını unutmadık!

Haziran 1994 Zaman gazetesi’nde;  Sevgi Engin’in evine polisler eşliğinde yapılan baskında ; adı geçen hanımefendiye komin hayatı yaşadığı gibi değişik iftiralar atılmış ve bu yönde yayınlar yapılarak; evine çeşitli iğrenç materyaller bırakılarak,algı oluşturulmaya ve kumpas kurulmaya çalışıldığını unutmadık!

Rahmetli Abdulhamit  Turgut’a yapılan iftira ve işkenceler ise hala dünkü bir olay gibi hafızalarımızdadır.

Tevhid Selam  - Umut Davası Sanıklarına yapılan kumpaslar ise hafızımızdaki en taze olaydır..

Uydurma örgütlerle Selam gazetesi yöneticilerine yönelik baskılar ve gözaltıları, işkenceleri unutmadık.

Ve o davaya bakan kimi hakim ve savcıların şimdiler de  fetö’den tutuklu olmaları ; bu davayı başlatanların nasıl bir kumpas ve algı operasyon’unun içerisinde olduklarının delilidir.

Aynı davada  birçok masum insanın senelerce suçsuz bir şekilde  hapislerde yattığını,   gazeteci – yazar Uğur Mumcu’nun katilinin(!) , katledildiği aynı gün düğünü olduğu,  kamera ve davetiye baskıları ile ispatlanmış diğer bir gazeteci Abdulhamit Çelik’e yıkılmaya çalışılması ve zaman gazetesinde günlerce yayın yapılması, bu yapının şimdiye kadar nasılda bir şer örgütü olduğunun delilidir.

Uydurma örgütlerle ; yıllardır bu ülkenin Başbakanını, Bakanlarını,  Milletvekillerini, Gazetecilerini, STK yöneticilerini  ve üyelerini,  toplumun her kesiminden insanın telefonlarını  dinledikleri  ve onların mahremiyetlerini hiçe saymışlardır.

KPSS sorularının çalınarak kendi yandaşlarına verilmesi ve yandaşlarının devlet dairelerine yerleştirilmesi de ayrı bir skandallarıdır.

Saymakla bitiremeyeceğimiz insan hakları ihlalleri zinciri bu örgütü 15 temmuz olayına getirmiştir.

 

 

Kadın erkek çocuk demeden, halkın üzerine   bombalar ve ağır silahlarla saldırabilecek kadar gözü dönen bu şer örgüt, tarih sayfalarına kara bir leke olarak geçmiştir.

15 Temmuz Türkiye tarihinin en kanlı, en zalim ve en insan hakları açısından kara bir gecesidir..

15 Temmuz darbe girişiminin arkasında  ABD, Nato ve Avrupa vardır.

Bu gece Anadolu insanının temel hakları elinden alınmaya çalışılmış fakat, yiğit anadolu insanının şanlı direnişi sayesinde darbe püskürtülmüş, darbeciler açığa çıkartılarak kirli emelleri kursaklarında bırakılmıştır.

250 kişinin hayatını kaybettiği  darbe girişimi , yediden yetmişe halkımızın insanlığa örnek direnişi ve karşı koymasıyla başarısızlığa uğratılmıştır. 

15 Temmuz gecesi  meydanlarda olanların, bugün de meydanlarda olduklarını görüyoruz.

Şunu dünya müstekbirleri ve yerli işbirlikçileri sakın unutmasın ki ; her zaman direneceğiz ve yapılanları unutturmayacağız...

 

Değerli Basın Mensupları;

Şimdi bu darbecilerin hesap verme vakti geldi.

Darbecilerden yaptıklarının hesabı tek tek sorulmalı ve cezaları bir an evvel verilmelidir.

Allahu Teala’nın  “Ey İnananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahitler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sürüklemesin; adil olun; bu, Allah'a karsı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'tan sakının, doğrusu Allah işlediklerinizden haberdardır (Maide -8) ayeti ve

Merhum Alia İzzet Begoviç’in “Düşmanlara karşı tek bir borcumuz var; o da Adalet” sözü  bizlerin temel düsturu olmalı ve adaletten kesinlikle vazgeçmemeliyiz.

 

Mazlumder olarak, adli mercilerden talebimiz bu dava ile ilgili hükmün  daha fazla uzatılmadan adil bir şekilde verilmesi ve gerekli cezanın ivedilikle kesilmesidir.

Mazlumder olarak bu davanın takipçisi olacağımızı ve darbecilerin hakettikleri bir şekilde cezalandırılması gerektiğinin altını çiziyoruz

 

MAZLUMDER Ankara Şubesi

Yorum Ekle
Yorumlar
Songül aşkın

05.08.2017

Tamda yerinde bir açıklama sizlere katılıyorrum inşallah
Adalet yerini bulacak
Fuat Erdoğan

04.08.2017

Binlerce mağdurun telafisi mümkün olmayan haklarının takipçisi olmak kime düşüyor? Maide 8 i önce kendi zihniyetinize okuyun!
Mazlumderin misyonu kalmamıştır. Hükümetin arka bahçesi olma zilletinden biran önce kurtulmalıdır.
Suriye yemen bahreyn ırak olaylarında bütün tarafları dinlemek yerine ırk ve mezheb refleksiyle hareket etmiştir. Adalet sıfatı düşmüştür
Yazık çok yazık! Nerelerden nerelere geldik!
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye