17 Ağustos 2019 Cumartesi •

Lütfi Oflaz: Türkiye İttifakı öyle kurulmaz, böyle kurulur!

01.06.2019

Türkiye bir darboğaza girmiş bulunuyor.

Güneyimizde, Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Batı Trakya’da Türkiye için savaş ihtimali her geçen gün artıyor.

Bırakın Batı dünyasını, İslam dünyasının önemli bir bölümü bile Türkiye’ye düşman gözüyle bakıyor.

Rusya başta olmak üzere, Doğu dünyasıyla ılımlı ilişkilerin ise pamuk ipliğine bağlı olduğu görülüyor.

Dış politikada ülkemizin geldiği durum bu safhadadır.

Peki, ülkemizin ekonomide geldiği durum ne safhadadır?

Şu anda ülkemizde ekonomik kriz yaşanmaktadır.

Yerli ve yabancı yatırımlar durdu duracak noktasındadır.

31 Mart’ta bitmesi gereken yerel seçimin, İstanbul gibi en önemli kısmının 23 Haziran’a kadar uzatılması, ekonomideki yangını arttırmıştır.

Hele de 23 Haziran’da yapılacak İstanbul’daki yerel seçimin sonucu zorunlu bir erken genel seçime yol açarsa, o zaman ekonomideki yangın, üzerine benzin pompalanmışçasına azacaktır.

Ülkeyi yakıp kavuracaktır.

Bunun gerçekleşmesi durumunda, şu anda Türkiye’nin en büyük ordusu olan işsizler ordusunun sayısı kat be kat çoğalacaktır.

Şu andaki geçim sıkıntısı ise kat be kat artıp, aile bütçelerini yakıp kül eden bir felaket haline dönüşecektir.

Böyle bir durum Türkiye için olduğu kadar, Türkiye’yi yöneten Recep Tayyip Erdoğan iktidarı için de felaket demektir.

Böyle bir durumda Recep Tayyip Erdoğan, sadece muhaliflerinin değil destekçilerinin gözünde bile nefret odağı haline gelecektir.

Bunu biz görüyoruz da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görmüyor mu?

Hiç görmez olur mu?

Zaten başta dış politikadaki, ekonomideki kötü gidişatı gördüğü için, toplumun her kesimini kucaklayacak bir Türkiye İttifakı’nın kurulmasını istiyor.  

Çünkü milletin yarısının desteklediği, diğer yarısının ise nefret ettiği bir iktidarla, Türkiye’yi yakıp kavuracak bir yangının önlenemeyeceğini o da biliyor.

Dış politikadaki, ekonomideki sorunlar başta olmak üzere Türkiye’nin giderek artan sorunlarının, milletin yarısının desteğini alan Cumhur İttifakı’yla göğüslenemeyeceğini o da biliyor. 

Onun içindir ki Türkiye İttifakı’nı bir kurtarıcı gibi görüyor.

Gerçekten de bu şartlarda Türkiye’yi kurtaracak olan Türkiye İttifakı’dır.

Ancak Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye İttifakı’nı kurabilmesi için, siyaset yöntemini acilen değiştirmesi lazımdır.

Biliyoruz ki, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin çoğunluğunu oluşturan sağcı, muhafazakar seçmeni kendi etrafında kenetleyecek bir siyaset yöntemi uyguluyor.

Bu siyaset yöntemi sağcı, muhafazakar seçmene, karşısındakileri düşman gibi göstermeye dayanıyor.

Böylelikle her seçim bir harp gibi görülüyor.

İşte Recep Tayyip Erdoğan, bu siyaset yöntemiyle sağcı, muhafazakar seçmenin çoğunluğunu kendi etrafında toplamayı başarıyor.

Recep Tayyip Erdoğan, bu siyaset yöntemiyle girdiği seçimleri kazandı.

Ancak bu siyaset yöntemi, milletin bir kısmı ile diğer kısmını birbirine düşmanlaştırdıkça düşmanlaştırdı.

Türkiye birbirine düşman iki kampa ayrıldı.

İşte Türkiye İttifakı, ülkenin bu hastalıklı durumuna son vermenin tek ilacı.

Ne var ki Türkiye İttifakı, Recep Tayyip Erdoğan’ın bugüne kadar uyguladığı siyaset yöntemiyle kurulmaz, onun tam tersi bir yöntemle kurulur.

Hani, 2000 yılında Türkiye İttifakı’nı kurduğumuz yöntemle kurulur.

Öyle bir yöntemdir ki bu, farklı siyasi düşüncelerden, farklı inançlardan, farklı yaşam tarzlarından olanları buluşturur. 

O zaman ortam her rengin buluştuğu gökkuşağı gibi olur.

O zaman ülke her çiçeğin yan yana bir arada yaşadığı demokrasi bahçesi gibi olur.

O zaman ülke barış ülkesi olur.

Kimse kimseyi düşmanlaştırmaz.

Kimse kimseyle savaşın diliyle konuşmaz.


Birbirine tahammülsüzlük, hoşgörüsüzlük hayat bulmaz.

İktidardakiler karşılarındakileri  “vatan hainleri”, ”teröristler”, “zillet ittifakı” diye suçlamaz.

İktidardakiler karşılarındakileri böyle suçlayarak, mesela bir şehit cenazesinde ana muhalefet liderinin linç edilmeye çalışılması gibi olaylara yol açmaz.

Ya da Galatasaray Lisesi’nin önünde kurdukları Yeryüzü Sofrası’nda oruç açanları polisin tartaklayıp gözaltına alması gibi olaylara da yol açmaz. 

Türkiye İttifakı, düşmanlaştırarak değil dostlaştırarak kurulabilir.

Türkiye İttifakı, kavgalaştırarak değil kucaklaştırarak kurulabilir.

Türkiye İttifakı, uzaklaştırarak değil buluşturarak kurulabilir.

Türkiye İttifakı, ayrıştırarak değil barıştırarak kurulabilir.

Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte bu şekilde kurduğumuz Türkiye İttifakı’nı iyi bilir.

Çünkü kendisi de geçmişte kurulan bu Türkiye İttifakı’nın destekçilerindendir.

Recep Tayyip Erdoğan, bugün böyle bir Türkiye İttifakı kurmak istiyorsa, geçmişte kurulan Türkiye İttifakı örnek alacağı tek modeldir. 

(The Independentturkish)

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye