KORANIN İKTİDARI / Cavit OKUR

17.03.2020

 

Bela ve musibetler Allah tarafından bir imtihan olduğu kadar insanların isyanlarına karşı bir ceza da olabilir. Her halükarda insanlığa düşen şey tedbirleri alıp düşünerek, tefekkür ederek bunlardan maddi ve manevi dersler çıkarıp yoluna devam etmesidir. Allaha isyanın, maneviyat eksikliğinin ortaya koyduğu panik halini hep birlikte izliyoruz. Nerede ve ne şekilde biteceğini ve insanlığa nelere mal olacağını da henüz kimse bilmiyor. İnsanlık tarihinde bunun gibi birçok salgınlar olmuştur. Tarihtaki veba ve kolera gibi salgınlar da, bir dönemde 50 milyon -100 milyon insanın hayatını kaybettiği salgınlar olmuştur. Ve bu son da olmayacaktır.

Sosyal medyada bu konu ile o kadar tartışma var ki ve o kadar maddi ve manevi çözüm üretiliyor ki doğrusu şaşmamak mümkün değil.Son anda bir de buna toplu ibadetler ve hacc yasağı da konulunca piyasa müctehidlerle de doldu. Dini konular sonuna kadar tartışılıyor ve kendince çözüm üretiliyor.

Bu Allahın bir güç gösterisi değildir, Allahın buna ihtiyacı da yoktur. Bu belki de ders alması için insanlara Allahın varlığını hissettirmesi ve ondan başka dayanak ve sığınak olmadığını da insanlara göstermesidir. Bu tip olayları Allah insanlara düşünmeleri için verdiğini, ibret almaları, ders almaları gerektiğini Kuranda beyan etmiştir. Belki de sonunda hayır bile vardır. "Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız, halbuki o, hakkınızda bir hayırdır. Ve olur ki, bir şeyi seversiniz, halbuki hakkınızda o bir şerdir." (Bakara, 2/216) buyuran Allah en iyisini bilmez mi? Elbette (Eyyüb AS) da derdin neticesi rahmet, Nemrutta da derdin neticesi zillet ve ölüm olmuştur. Yüce kitabımız KUR’AN-I KERİM ibret dolu kıssalarla doludur ve bizden bu kıssalardan ders almamız istenmektedir.

Görüyoruz ki, ders almayı bırakın Allahın kudreti önünde eğilip ona teslim olmak, ders alıp işlediğimiz amelleri sorgulamak yerine onun kudretinde kendimize pay çıkarma yarışındayız. Unutmayalım ki EBABİL kuşlarının zaferinde Abdülmuttalibe pay yoktur. Camiler kapanmış, hacc yasaklanmış, büyük olay öyle mi? Neden? Camiye kaç kiş gidiyor du? Biz bir cemaat ola bildik mi, caminin islamdaki varlık amacı işlevini görüyor muydu? vb sorgulamıyoruz. Yer yüzünün en büyük islam şurası olması gereken haccın Kabenin etrafında dönmek ve kendimizi tatmin etmekten başka bir amacı var mıydı? Şeytan taşlayıp yine şeytanca dönenlerimiz yok muydu? Sahi inandığımız dinin AHLAKİ öğretileri ve yaptığımız İBADETLERLE insanlığa örnek olabildik mi? Kel kızın ablasının saçı ile övünmesi gibi biz de asr-ı saadetle, ensarla, muhacirle vb. övünmekten başka ne yaptık. Paraya, makama, şehvete, şöhrete, servete kulluk bizim aramızda da yayılmadı mı?

Yok efendim Allah güce soyunanlardan korana ile intikam alıyormuş, İslamın temizlik emri ne güzelmiş, namaz boşuna emredilmemiş vs..vs… Elbette Allah dilediği zaman Rahmatini de, gazabını da insanlar üzerinde hissettirecektir. Önemli olan Allahın rahmetini bizim amellerimizin celbetmesi ve gazabınıda def etmesidir. O zaman söz söylemeye hakkımız vardır. Yoksa Allahın intikam almasından sana ne..

İşte Allahın ayetleri:

“İnsanlar sırf `inandık’ demekle; hiçbir sınavdan geçirilmeksizin bırakılıvereceklerini mi sanıyorlar?” (Ankebut:29)

Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız.” (Mü’minun s:115’’)

Yoksa siz, Allah(cc.) içinizden çaba harcayanları ve sabredenleri belirtip, ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız” (Ali imran s)

“Mallarınız ve canlarınız konusunda kesinlikle deneyden geçirileceksiniz, gerek kitap ehlinden ve gerekse müşriklerden birçok incitici söz işiteceksiniz. Eğer (bunlara karşı) sabreder ve Allah’tan korkarsanız, bu tutum azimliliğinizin, kesin kararlılığınızın bir belirtisidir.” (Ali imran s)

Andolsun ki sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azalma (fakirlik) ile imtihan eder, deneriz. (Ey Peygamber!) Sen sabırlı davrananları müjdele. İşte o sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman ‘Biz Allah için varız ve biz sonunda O’na döneceğiz’ derler (Bakara)

Yoksa sizden önce gelip geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda peygamber ve beraberindeki müminlerle “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah’ın yardımı pek yakındır denildi.” (Bakara s)

İşte birkaç ayetle Allah bize neler yapacağını belirtiyor. Buna rağmen yine de yardımın kendisinden olacağını da ilan ediyor. Coronanın gücü onun müsaade ettiği kadar. Kitab sadece doğruları bidirmiyor, sadece hakkı ortaya koymuyor. Yanlışları da bildirip batılı da ortaya koyuyor. Ve bize de soruyor: SİZ HİÇ AKLETMEZ MİSİNİZ? Daha önce de yazmıştım, yaşadığımız din bizim proplemlerimizi çözmüyor veya yaşadığımız din Allah katında makbul müdür.Ben kuranı her gün okuyorum,on defa hacca gittim,farzlar haricinde nafileleride kılıyorum vb söylemler ahlaka yansımamışsa ne işe yarar. Bize bir virüste bile farklı bir bakış açısiyle bir çözüm öneremiyorsak bunlar ne anlama gelir.

“Biz, insanların hangisinin daha güzel amel işleyeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi, dünyanın kendine mahsus bir ziynet/süs yaptık. (Kehf s)

O hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için, ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır. (Mülk S) İnsana bir zarar dokunduğu zaman Bize yalvarır. Sonra, kendisine tarafımızdan bir nimet verdiğimiz vakit, ‘Bu bana ancak bilgimden dolayı verilmiştir’ der. Hayır! O bir imtihandır, fakat çokları bilmezler.” (Zümer S)

Güzel amel kuranın hepsidir. İmansız ibadet olmaz, İbadetsiz iman ayakta kalmaz. İbadet ise insanlığa faydalı tüm amellerdir. Top yekün cemiyete ve insanlığın faydasına sunacağımız bir amelimiz, işimiz var mı? Geçmişte var!. Örnekliğimiz ne kadar. Kimse kendisini sorumluluktan müstağni addedemez. Güzeli de, çirkini de hakkı da batılıda yaratan o.Dileyene dilediğini verir Ama haddimizi bilmezsekte zaman zaman haddimizi bildirmekte onun şanındandır.

Karun ise “O servet bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi” demişti. (Kasas s)

Sizi yeryüzünde halife yapan ve verdiği nimetler hakkında sınavdan geçirmek için bazılarınızın derecesini diğer bazılarınızdan üstün kılan O dur. Hiç şüphesiz Rabbinin cezalandırması gecikmesizdir, aynı zamanda O, bağışlayıcı ve merhametlidir. (Enam s)

Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet, insanlara süslü ve çekici kılındı. Bunlar dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır. De ki: ‘Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin katında, içinde ebedî kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah, kullarını hakkıyla görendir.” (Aliimran S)

Bütün mesele yeryüzündeki iktidarı da insanların kendi elleri ile Allahın iktidarına çevirme gayretinde olmalıdır. Müslümanlık da bu olsa gerektir. İlim, irfan, fenn, tababet, fıkh, akaid, tefsir, daha doğrusu fenni, dini, tıbbi, sosyal ve siyasal tüm ilimlerde söz sahibi bir Müslümanlık ve yol göterici, örnek müslümanlarala dolu bir dünya değil mi Allahın kitabında bize öğrettiği…

Nerden bakarsak bakalım halimizi sorgulamak ve Allahın yüklediği halifelik sorumluluğu gayreti içinde olmak yegane kurtuluşumuzdur diye düşünüyorum. Kaynağını Allahın kitabından almamış hiçbir çözüm gerçek ve kalıcı çözüm üretemez. Hepimiz biliyoruz; din bir oyuncak değildir. Yapılan her hatayı, yapmadığımız her ibadeti dine yükleyip kurtulamayız. İpe sapa gelmez ölçülerle, yapılan içtihatlarla bu dini yanlış yollara götürmek Müslümana yakışmaz. Yüz defa hacca da gitsek, hergün kuran da hatmetsek, vaktinde namaz da kılsak vb. Allahın yapın, okuyun, kılın vb.emirlerini amacından uzaklaştırıp top topyekün bir diriliş ve direnişin ve kurtuluşun çözümü olarak görmüyorsak, yani halimizi kurani yaşam olarak düzeltmezsek, değiştirmzsek halimiz iyiye değil kötüye doğru devam edecektir, aramızda üzerine düşeni yapan masumlar olsa bile.

Her şeyi yapan korona mıdır, en büyük o mudur. Onu da yaratan Allah değil midir? Öyle ise asla bakmak gerekirken sebebi yaratılanda arayıp ondan bu kadar korku niye. Görüyoruz ki yeryüzünün tüm TAĞUTLARI gözle bile görülmeyen KÜÇÜK bir varlık karşısında perişanlar. Korona bütün dünyaya hakim, iktidar onda. Kehanetleri kendilerinden menkul, azraili kovanlar, eteğimize tutunun kurtulun diyenler, cenneti parselleyenler, cennetin yolunu biz yaptık diyenler vs. vs.. sus pus.,

Biz inanıyorsak ki inanıyoruz Allah gerçek müminlerledir. Bir an önce Allahın birlikte ve sonsuz yardım ve rahmeti ile destekliyeceği kul olma gayretini gösterelim. Yoksa:

“Hayır, Allah'ın nizamı onların sandığı gibi değildir! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye kadiriz. Bizim elimizden kurtulan, gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.” (Mearic s)

İşte Allahın vaadi.. Hakimiyet kayışız şartsız Allahındır. Tedbir kulluğun gereğidir. Tedbirsiz mü’min olmaz. Ancak, ALLAH HAKİMLERİN HAKİMİ DEĞİL Mİ?...

Buraya daha bir çok ayet ve hadis kaydetmek mümkündür. Bu kadarı bile akletmemize yeter diye düşünüyorum. Önce kendime olmak üzere bir hatırlatmadır bu…

Bütün bu yazdıklarımızdan sonra şunu da söylemek gereğine inanıyorum. Bu mikrobu birileri başka bir amaçla çıkarmış ve yaymış olabilir. Ama bu ynede bizi sorumluluktan kurtarmaz diye düşünüyorum…

OL DEDİK OLDU.. BUYRUDU ALLAH….


 

Yorum Ekle
Yorumlar (3)
Mustafa BELKIRAT

19.03.2020

Tamamen yerinde bir tesbit. Allah razı olsun.
Fahrettin gündoğdu

19.03.2020

Allah razı olsun hocam çok güzel tespit.
Saim

17.03.2020

Allah razı olsun bazı acı ve gerçek konulara temas ettiginizden dilinize yüreğinize sağlık selam ve dua ile