İnsanlığın Vicdanı Olmak
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

İnsanlığın Vicdanı Olmak

14.01.2018

İnsanlığın Vicdanı Olmak

Arapça’dan isim olarak dilimize yerleşen vicdan, lügat anlamı itibariyle şöyle tanımlanıyor:

 

1. İyiyi kötüden, hayrı şerden ayırmayı sağlayan iç duygu, ahlâk şuuru 2. His, duygu 3. Din, inanç.

İnsanı insan yapan bir değer olarak vicdan, Allah’ın kalbimize yerleştirdiği eşsiz bir mücevher.

 

Nurettin Topçu’nun eşsiz ifadesiyle, “Vicdan, Cenab-ı Hakk’ın kalbimizdeki sesidir.”

 

İnsanlık tarihinin büyük yıkımlara sebep olan savaşlarının toplam bilânçosu, 19 ve 20. yüzyıl savaşlarının korkunç sonuçlarının yanından yöresinden bile geçemez.

 

17. yüzyıldan itibaren çıkışa geçen Batı Medeniyeti’nin, 1918 Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışını müteakip dünyanın tek hâkimi olması, insanlığa ne kazandırdı sorusunu sormalıyız.

 

Soruya ilişkin akıl yürütmelerimize geçmeden önce, 19 ve 20.nci yüzyıl Batı egemenliği dünyayı nasıl bir tabloyla karşı karşıya bıraktı, kısaca bakalım:

 

1850-1864 yılları arası Çin-Taiping Ayaklanması’nda  20-30 milyon insanın öldüğü ifade ediliyor. Çin ordusuna Amerikalı daha sonra İngiliz bir subay komuta ediyor.

 

1914-1918 Birinci Dünya Savaşı’nda 17 milyon asker ve sivil hayatını kaybetmiş.

 

1918-1922 Rus İç Savaşı’nda 12.5 milyon insan toprağa düşmüş.

 

1939-1945 İkinci Dünya Savaşı’nda 60-65 milyon insanın telef olduğu kayıtlara girmiş.

 

6-9 Ağustos 1945’de Hiroşima ve Nagazaki’ye, büyük cani Amerika’nın attığı atom bombaları ile 360.000 Japon’un öldüğünü, onbinlercesinin sakat kaldığını da not edelim.

 

Çok genel bir sınıflandırmayla Batı’nın madde, Doğu’nun manayı temsil ettiğini varsayarsak;  Batı egemenliğinin talancı, hazcı yapısı; kalbi, vicdanı, ruhu kararttı.

 

Hz. Musa’nın dinini bozup Siyonistliği benimseyenler, Hz. İsa’nın tevhid dinini teslise çevirenler, merhamet duygularını yitirerek, kalplerindeki mahkemenin sesi olan vicdanın üstünü örterek, yeryüzünü kana, zulme, gözyaşına, talana boğdular.

 

Arnold J. Toynbee’nin belirttiği gibi Batı Medeniyeti, 25 medeniyeti fosilleştirerek ya da yok ederek ortadan kaldırmıştır.

 

Devleti yıkılmış, hilâfeti kaldırılmış, farklı etnik yapıları birbirine düşürülmüş İslâm Medeniyeti hâlâ Batı’nın tek düşmanı. Çünkü Müslümanlar, fert ve toplum olarak İslâm’ı yaşamaya devam ediyorlar.

 

İmamesi kopmuş tespih taneleri gibi dağılmışız dünyanın dört bir yanına.

 

Dünya petrol rezervinin % 58’ine sahibiz. Doğalgaz, bor ve toryum gibi enerji kaynakları daha yüksek oranlarda Müslüman coğrafyada bulunuyor.

 

Bütün Müslüman coğrafya, Batı tarafından işgal edilmişken; yeraltı, yerüstü kaynakları acımasızca talan edilip kullanılırken, ülkelerimiz emperyal, maddeci, pagan Batı Medeniyeti’nin doğulu-batılı ülkelerince nüfuz alanı olarak paylaşılmışken, 21. Yüzyıl savaşları niçin bizi kasıp kavuruyor?    

 

Batılılar, kendi ülkelerinde alt kimliklerin kullanılmasını asla kabul etmezken; biz Müslümanlara neden Türk- Kürt- Arap- Fars gibi etnik, Şiî- Sünnî gibi mezhep eksenli dinî kimlikli üniformalar giydiriyorlar? Haydi onlar bunu yaptı. Biz bu üniformaları sırtımıza geçirip içinde yaşadığımız sanal devletlerin biçimsel göstergeleriyle bağımsızlık şarkılarını nasıl söyleyebiliyoruz?

 

Dünya beşten büyük ama, halkı Müslüman devletler beşten küçük!

 

 

Gökyüzü ile irtibatı bozulmuş dinler dahil tüm yeryüzü dinleri, devletsiz, güçsüz, desteksiz yaşayamazken; biz Müslümanlar Allah’ın sonsuz merhametiyle fert ve toplum düzleminde yaşamaya devam edebiliyoruz. Devletimiz, özgür kaynaklarımız, silâhımız, teknolojimiz, kültürel bağımsızlığımız olmasa da… İşte Batı’yı tam da bu çıldırtıyor.

 

Gri alanların belirsizliğine kapılsak, pagan Batı toplumuna benzemeye çalışsak, yakın hayatı çok sevip ölümden korksak da… Büyük bir mucizeyle gelen her günün seher vakitlerini yatakta geçirsek de Batı’nın bizden istediği bir şey var : VİCDANIMIZ!

 

Vicdanımızı teslim etmedikçe bizden memnun olmayacaklar. Vicdanın, yeniden dirilişin merkez üssü olduğunu biliyorlar. Yüce Yaratıcının içimizdeki sesini bastırmış olabiliriz ama bütün bütün onu yitirmedik.

 

Vicdanını kaybetmiş fert ve toplumlar, nesilleri ve kültürü acımasızca tahrip etmektedir. Vicdansızlığın kaos ve tahrip gücü öyle bir akıl tutulmasına geçit verir ki, birbirlerini yemeğe başlarlar.

 

Yukarıda örneklediğimiz 19 ve 20.yüzyıl savaşlarında en az 110 milyon insan hayatını kaybetmiştir.

 

Gelin Vicdanımıza sahip çıkalım!

 

Dünyanın topyekûn dengesini kaybetmesinin sebebi biz Müslümanların yapıbozumuna uğramasıdır. İçimize serptikleri fitne tohumlarıyla, içimizden devşirdikleri kendileri gibi kara vicdanlılara kurdurdukları terör örgütleriyle İNSANLIĞIN SON KALESİ VİCDANIMIZA saldırıyorlar.

 

Yetmiyor, 5 yaşından 50 yaşına dek milyonlarca Müslümanın oynamasını sağladıkları bilgisayar oyunlarıyla Merhamet Medeniyeti’nin çocuklarını katil sürülerine, ölüm makinelerine, duygusuz robotlara çeviriyorlar. Naklen yayınlanan savaşlar, ölümler çığlıklar yıkımlar, bir oyun kadar etkilemiyor bizi…

 

Nerde Aliya, nerde Ömer Muhtar! “Düşmanlarımız bizim öğretmenimiz olamaz!” diyen…

 

Seküler, pagan Batı Medeniyeti putlarının oyun sahasına dönen dünyayı, onların araçlarıyla aslına döndüremeyiz.

 

İnsanlığını, merhametini kaybetmiş; vicdanını karartmış Batı’nın oyuncak putlarını bir kenara bırakıp, haydi Vicdan Kalkışmasına! İnsanlığın kurtuluşu bizim dirilmemize bağlı.

 

Haydi: Yeniden insan olmaya! Yeniden iman etmeye! Yeniden insanlığın Vicdanı olmaya!

 

Yorum Ekle
Yorumlar
yılmaz taşova

06.02.2018

Takdir i hüda bazu ile dönmez, bir şem'a ki mevla yaka üflemekle sönmez. Kalemine sağlık komutanım.
ufuk reis

25.01.2018

vicdan ... en denetleme aracı... ne iyi yazmışsınız
Mehmet

21.01.2018

Kaleminize Sağlık
H. Çelik

19.01.2018

Yine çok güzel bir yazı olmuş. Gerçi sen İslam aleminin batı dünyasının karşısında neden bu duruma düştüğünün nedenlerine girmemişsin ama, ben bundaki asıl sorumluluğu İslam dünyasında görüyorum. İslam aleminin Yüce Kur-an 'ın hedeflerinden, amaçlarından sapmasını temel neden görüyorum. Bence, İslam dünyası İslamiyeti yaşamıyor, yaşıyor "muş" gibi yapıyor. Bu konu ayrı bir yazı konusu olabilir bence. Eline, yüreğine sağlık diyorum.
H. Çelik

17.01.2018

Ayrıca, insan "kurt mudur, kuzu mudur" ? İnsanin doğasında her iki yön de mevcuttur. Kurt yönünü dengelemek, kontrol altında tutmak için ALLAH insanlara vicdanı yerleştirmiş, ayrıca kurt yönünü kontrol etmeyenleri de cezalandırılacağını gönderdiği peygamberlerle insanlara duyurmuş. Birey ya da toplum farketmez, din (bir anlamda vicdan) duygusu zayıfsa, kuruluğu ortaya çıkıyor. İslam alemine düşen ise,dini duygusu (vicdanı) zayıf bati dünyasına karşı adaletle hükmeden ve birlikten ayrılmayan yönetimler oluşturmaktan geçiyor. Bunun arkasından kendini "kurtlardan" koruyacak güce ulaşmak zaten gelecektir diye düşünüyorum.Öpüyorum...
A. Arslan

17.01.2018

Öncelikle ellerinize,ağzınıza sağlık. Rabbimden her gün duam müslümanlara güç vermesinden yana idi. Yazınızı okuduktan sonra da vicdanların harketlendirilmesi için dualarımın içerisinde olacak inşallah. Yaklaşık olarak 2-3 aydır aklımda bir soru işareti var. Neden ortadoğu çok rahat bir şekilde start-stop(İstedikleri zaman hareketlendirip, istedikleri zaman da duraksatmaları) düğmesi gibi çalıştırılabiliyor? Son olan İran ve Tunus olayları bunu bir kere daha gösterdi ki çok çalışmamız gerek.. Rabbim bizlere güç versin sağlık sıhhat versin inşallah
S. Saldık

17.01.2018

Değerli abim. Vicdan yazınızı okudum. Rabbim sizden razı olsun. İnsanı insan yapan Allaha imandan sonra insana şekil veren Vicdan duygusu ayağa kalkarsa medeniyetde ayağa kalkar diyorsunuz. Elinize yüreğinize sağlık. Allahın rahmeti üzerinize olsun. Selam ve Saygılarımla.
Sami Dönmez

17.01.2018

Çok güzel. Elinize sağlık üstadım. Mezhepçi gericilikikten kurtulmak ve tüm yaşayanların vicdanı olmak. Dinler üstü bir vicdanı yakalamalı müslüman; ...... Ve her şeyin sorumluluğunu yüreğinde hissetmeli. Eğer ki bir halifeliğe muhatap ise olması gereken bu. Her kese musavi olmalı ve adalet müslümandan sadır olmalı yeryüzüne.
Mehmet Yıldız

16.01.2018

Her zaman elimiz vicdanımızın üzerinde olmalıdır.Hani derler ya elini vicdanına koy.Selamlar.

Mahmut AY Kepez köyü kültür ve dayanışma derneği başkanı

15.01.2018

Güzel bir yorum tebrikler.
Rogicel vunip

15.01.2018

Aradığımız hakikat içimizdeki en karanlık derinliktedir
Kaleminize sağlık
Hüseyin colak

15.01.2018

Hakikati kendi vicdanımızda sürekli olarak aramamizi elde ettiğimiz sonucuda insanlık için paylaşıma sunmamız için verdiğiniz mücadelenin en güzel örneği bu olsa gerek
Fatih Y

15.01.2018

“...Kalbimizde bize seslenen bir şey var. Bir ses var içimizde. Buna üst bilinç diyebilirsiniz, vicdan diyebilirsiniz, gönül diyebilirsiniz, ne derseniz deyin böyle bir ses vardır herkesin kalbinde..... Önemli olan o sese kulak verebilmektir. O ses sizinle tartışmaz, size söyler ve çekilir. Önemli olan o sesi duyabilmektir” diyor Muhyiddin Şekûr
Alim Yılmaz

15.01.2018

NUTKUM TUTUK, YORUM SIZIM.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05