22 Temmuz 2019 Pazartesi •

Gay mi oluyoruz? - Ömer Faruk Altuntaş

10.01.2019

Gay mi oluyoruz?

Popüler gündemi yazmayı sevmiyorum ama bazen popüler gündem ilkesel unsurlara bamtelinden dokununca yazmadan da geçmek olmuyor.

Malum, AB sponsorluğunda ETCEP (Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi) muhafazakâr kamuoyunun tepkisiyle karşılaştı. Tepkinin ana unsurunu, “cinsiyet temelli yaklaşım yerine insan temelli yaklaşımın kabul edilmesi ve sonuç olarak gayliğin meşrulaştırılması” şeklinde özetleyebiliriz.

Hatta bunu yorumlayan İslami yazar/çizerler, sloganın ilk bölümünün oldukça masum göründüğünü ama yol açacağı sonuçlar açısından şeker içine gizlenmiş uyuşturucu olduğunu resmettiler.

El-Hak, söyledikleri doğrudur.

Batı mantalitesi bütün bu amaçlar gibi pek çok amaca sahiptir. Ama burada sorunlu olan kısım Müslümanların tepkiselliğidir. Müslümanlar bu tür tepkisel duruşu yüzlerce yıldır gösteriyorlar. Tepki; davranış inşa etmez, kurum inşa etmez, hele hele toplumu hiçbir zaman değiştirmez. Tepki yalnızca toplumun o anki gazını alır ve sonra her şey hiç değişmeden devam eder.

Deizm’i tartıştık bitirdik.

Ne oldu o tartışmanın sonucu?

Bu konuda Müslüman bilim adamları bu alanda bir anket yapıp, derin bir analize giriştiler mi? Bu iddiayı ilk ortaya atan Profesör beyfendiye bizatihi mesaj atıp bu konuda bir alan araştırması yapıp yapmadığını, varsa bunu paylaşıp paylaşamayacağını sordum?

Cevap mı?

Tabii ki yok!

Çünkü sayın akademisyen muhtemelen toplumdan bihaber ve toplumu yalnızca odasına gelen öğrencilerden ibaret zannediyordu.

Ama şu'yûu vukûundan beter sözü gereğince, gençler arasında gerçekten yaygın olup olmadığı bilinmeyen deizm; kötülük güçleri tarafından sosyal medyada atlama tahtası olarak kullanıldı ve şu anda deizm gençlerin ateizme geçiş köprüsü haline geldi. Bu kadar düşüncesiz, bu kadar hedefsiz bir tepki, düzeltmeye çalıştığınız toplumu ifsat etti. Direk Allah’ı inkar etmek çok rijit ve korkutucu olduğu için artık sosyal medyada ateistler bile ateistim demiyor deistim diyorlar.(*)

Muhafazakâr insanımız M.Kemal’e boşa kızıyor.

M.Kemal’in radikal biçimde halka dönük yaptığı pek çok kültür devrimi, zaten son üç yüzyıl içinde Osmanlı Saraylarında gerçekleşmişti. Bir Osmanlı paşası olarak bu devrimleri kendi adına tamamladı, o kadar!

Çünkü Osmanlı entelijansiyası batıdan gelen her şeye önce tepki gösteriyor sonra alternatif üreten bir toplumu üretemediği için ve eleştiremediği devlet yapısından dolayı içten içe kabulleniyordu. Tabii bu kabulleniş öncelikle Saray’a yansıyordu. Bundan dolayı sürgüne giden Osmanlı hanedanın yaşantısında İslam’ın izlerini zor bulursunuz. Hatta pek çoğunun kendilerini sürgün eden M.Kemal’e övgüler dizmesi de şaşılacak bir durum değildir.

Müslümanlar şunların cevabını verip kurumlarını ortaya koyduklarında ETCEP projesi gibi projeler tarihin çöplüğüne gidecektir;

1-) Müslüman kadına cinsel, ekonomik, fiziksel, ruhsal şiddet konusu, bunu önleyici hukuki, sivil toplum inisiyatifi, kurumsal alternatifler ve alan çalışmaları vs.

2-) Müslüman kadının Anadolu’da miras hakkının gaspı,

3-) Kadınların namus cinayetine kurban gittiği bölgelerin aynı zamanda en çok medresenin bulunduğu bölgeler olması çelişkisi,

4-) Müslüman kadının bilgi ve teknolojiye erişimi.

5-) Müslüman kadının bilge ve alime olmasına ilişkin tasarım ve kurumlar.

6-) Kadın şiddet gördüğünde çözüm yolumuz ya da kurumlarımız,

7-) Kadın hakkında vaaz veren, köşe yazan kaç Müslüman alan çalışması yaptı? Kaç ilahiyatçı bunu vaaz kürsülerinden halletmek yerine inip kadınlara sordu?

8) 28 Şubat olmasaydı acaba müftülüklerde ve imam hatip okullarında bu kadar kadın öğretmen ve din görevlisi olur muydu?

Bu projeleri çoğaltabiliriz, şimdi Bismillah deyip tepki yerine buna hangi medya organları, hangi Müslüman sermaye sahipleri sponsor olacak; odasında değil alanda hangi bilim adamları çalışacak görelim.

Allah’tan emin olun, Allah’a emanet olun!

* Deizm tartışıldığında, google’da deizm kelimesinin arama oranı https://trends.google.com/trends/explore?geo=TR&q=deizm

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye