Atasoy Müftüoğlu'na Trol Saldırısı!

30.11.2018

İslami camianın önde gelen mütefekkirlerinden,Mütefekkir - Yazar Atasoy Müftüoğlu, troller tarafından hedefe konuldu. 
 
Uzun bir konuşmasının 30 saniyelik kısmı kesilerek yayınlanan Atasoy Müftüoğlu, uzun zamandır olumlu yanlarıyla birlikte popülist milliyetçiliği tetiklemesi nedeniyle 15 Temmuz’un bir uyuşturucu işlevi gördüğünü söylüyor.

Müftüoğlu yine, ‘tarihin en aşağılık darbe girişimi’ olarak nitelediği 15 Temmuz sonrası Fethullah Gülen’in kişiliği üzerinde magazinel değerlendirme yapılmasının yanlış olduğunu, bu kişiyle ve yapıyla hesaplaşmak için referanslarının değerlendirilmesi gerektiğini ısrarla dillendiriyor.
 
1980’li yıllardan beri Fethullah Gülen’in Siyonizmden daha tehlikeli olduğunu ve açıkça Amerika’nın lehine çalıştığını savunan Atasoy Müftüoğlu, birçok konferansında bugün onu hedefe koyan milliyetçi/muhafazakar kesim tarafından ‘Hocam abartıyorsunuz, suizan ediyorsunuz, bu kadar da değil’ gibi suçlamalara muhatap olmuştu.
 
Türkiye’de FETÖ konusunda alnı en ak olan ve bu noktada bir ödül verilecekse listenin başında gelen Atasoy Müftüoğlu’na ‘FETÖ’cü, hain, alçak’ yaftalarını vurmanın hafifliğini kamuyounun takdirine bırakıyoruz.

İşte Sakaryadaki Yazar Atasoy Müftüoğlu'nun, Sakarya'da İkra İlim ve Kültür Merkezi tarafından düzenlenen "Tarihin Öznesi Olmak" konulu konferansta konuşmasının metni:

Batılı kolonyal güçlerin İslam coğrafyasını işgal için geldiklerinde, kendi uyuşturucularına maruz kalmaya uygun bünyeler bulduğunu söyleyen Müftüoğlu "Siyaset, ekonomi, kültür vb. kuramlar oluşturmuyoruz. Kur'an çok sık okuyoruz, ama Kur'an bu çağa ne söylüyor; Kur'an'ın mesajı bu çağa nasıl taşınabilir soruları üzerine kafa yormuyoruz. Camiler inşa etmek için döktüğümüz paraları fikirler inşa etmek için dökmüyoruz. Medinetul Fazıla'dan beri bir siyaset felsefesi oluşturamadık, İslam toplumları olarak ontolojik ve epistemolojik düzlemde tarih sahnesinden çekildik " dedi

5 Temmuz darbe girişimi ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Müftüoğlu, "15 Temmuz'da tarihin en aşağılık darbe girişimine maruz kalmamızın nedeni zihinsel sömürüdür. Zihinsel sömürü de iki yolla yapılmaktadır; birincisi dini popülizm, ikincisi politik popülizm. 30 yıldır insanlara Neo-Nurculuğu anlatmaya çalıştım, Siyonizmden daha tehlikeli olduklarını söyledim. Bu hususları siyaset kurumuna da ilettim. Ancak dikkate alınmadı. Türkiye'de dini hayat, kliniklerde tedavi görmesi gereken din manyakları tarafından ele geçirilmiştir. İnsanlara peygamberin misyonundan değil, sümüğünden bahsedilirken hiçbirimiz rencide olmuyorsak burada gerçek bir zihinsel taşralaşma var demektir" ifadelerini kullandı.
15 Temmuz sonrası bu zihinsel taşralaşmanın etkilerinin halen sürdüğüne ve ders alınmadığına dikkat çeken Müftüoğlu, "Malum zatın kişiliği üzerinden değerlendirme yapılırken, onun referansları üzerine değerlendirme yapılmıyor. Burada kaçırdığımız nokta tam da budur"
diye konuştu.

15 Temmuz sonrası sağcı-milliyetçilik doğdu

15 Temmuz'un sağcı-milliyetçilik anlayışını doğurduğunu dile getiren Müftüoğlu, "Olumlu etkileri bir yana, 15 Temmuz sonrası maalesef nur topu gibi bir sağcı milliyetçiliğimiz oldu" görüşünü dile getirdi.
Diplomaside "Değerli Yalnızlık" diye bir şey yoktur

İslam toplumlarının ulus devletler temelinde bölünerek birbiriyle ayrıştırıldığını ifade eden Müftüoğlu, "Türkiye dış politikasında son dönemde Türk vizyonu, Osmanlı vizyonu gibi mottolar öne atıldı. Arap halkları ve entelektüelleri bu mottolardan son derece rencide oldular, Batılı işgaller dönemine geri döndükleri vehmine kapıldılar. Sonrasında ulus-devlet tezinin bir parçası olan bu mottolar tutmayınca, dış politikadaki arkadaşlar "değerli yalnızlık" kavramını diplomasiye armağan ettiler. Bu mottonun yanlışlığı bir tarafa, ihraç edebilecek bir vizyonumuz, medeniyet tasavvurumuz var mı diye sorgulama bile yapılmadı.

Dinin hiçbir rüknunun geçerli olmadığı bir ülkede mezhepsel tartışmalar yapıyoruz

"Ülkemizde İslam'ın hiçbir rüknu geçerli değil, biraz niteliği konuşuyor olsaydık bu gerçeği fark edecektik. Ancak ülkemizde dinin hiçbir rüknunun geçerli olmamasına karşın, bizler mezhepsel tartışmalar yapıyoruz. Dini; siyasi hayata, sosyal hayata, ekonomik hayata nasıl nüfuz ettirebiliriz üzerine kafa yormak yerine, mezhep yarıştırıyoruz, bu hangi mezhep olursa olsun yanlıştır."

Yorum Ekle
Yorumlar
ŞAHİN

08.12.2018

Bir baksan İlahiyatçı bir baksan siyasetçi bir baksan sosyolog bir vakfın psikolog la bu adam neci. Her konuda çok bilen fakat hiçbir şey bilmeyen biri... her konuda ahkam kesiyor kullandığı ifadeler çok öznel, gerçeklikle bağdaştıramıyorum
Erol Türk

01.12.2018

Atasoy Hocam eline diline yüreğine sağlık ALLAH RAZI OLSUN
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye