17 Ağustos 2019 Cumartesi •

AİLEDE HUZURA DOĞRU (1)

15.05.2019

Aile toplum binasının temel taşıdır. O ne kadar sağlıklı olursa toplum da o kadar sağlıklı olur. İnsanın ilk eğitimi, karakter oluşumu ailede başlar. Aynı şekilde psikolojik, sosyal, biyolojik ne kadar ihtiyacı varsa fıtratına uygun olarak ancak ailede karşılanabilir. Küçük grupların, bireye etkisinin çok güçlü olmasının yanında, koruyucu, kollayıcı, kuşatıcı, sevgi, saygı ve paylaşım ihtiyacını güçlü olarak karşılayabilme potansiyeline de sahiptirler.

Bileşenlerinin birbirine güvenle bağlandığı, sorumluluk, sevgi, saygı ve adalet duygusu ile hareket ettiği aileler idealdir.

İletişimde hikmet esastır. Sözün, tavrın en güzeli seçilir. Kaçınılmaz olarak ortaya çıkan problemler; yerinde, zamanında konuşularak çözülür. Her insan cinsinin (kadın/erkek) rolünün, (anne, baba, evlat vs.) evresinin (çocukluk, gençlik, yaşlılık) ve bütün ilişkilerin (eş olmanın, yönetici olmanın vb.) değişmez, sabit bir doğası vardır.

Bütün değerler sisteminde, bütün kutsal metinlerde, ayetler sadece metinlerdeki teorik ayetler değil aynı zamanda doğanın kendisinde bulunan; güneş, ay, insan, kadın, erkek, çocuk, hayvan vs. gibi kevni olan ayetlerdir. Tam da burada bazı ayetlere saygı ayrımcılığı yapmak ve gücü kutsamak, yönetememek, “güçlü isem zulüm de hakkımdır”, şeklinde düşünmek bir sapmanın yol açtığı zihniyet bozukluğudur.

Kadını ötekileştiren, fiziksel, ruhsal, farklılığını kendi cinsine tehdit olarak gören bozuk zihniyet; çağlar öncesinde kız çocuklarını diri diri toprağa gömüyor, kız evlat sahibi olduklarında kompleks duyuyordu. Yaratan mutlak adildir öyleyse kadın; yürekte, onurda, erkekle eş olduğuna göre kadını ötekileştirme niye?

Aileyi kurtarma ve insanlığın geleceğine pozitif katkı sunmak adına şiddetin sebepleri ve terapi yollarını birlikte irdeleyelim, İnşallah…


 

Hatice Altuntaş

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye