Abdüsselam Durmaz: Yeniden Adil bir Şekilde Yargılanmak İstiyoruz!
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Abdüsselam Durmaz: Yeniden Adil bir Şekilde Yargılanmak İstiyoruz!

29.01.2018

Abdüsselam Durmaz: Yeniden Adil bir Şekilde Yargılanmak İstiyoruz!

Allah’ın Adıyla…

 

Asrımızın Ashab-ı Kehfi, 28 Şubat mağduru Müslüman gençler….

 

Onlardan biri de yazar Abdüsselam Durmaz. 

 

İslamî Hareket davasından bir kumpas sonucu gözaltına alınmış ve yaklaşık çeyrek asırdır ( 25 yıldır) cezaevinde bulunuyor…

 

Birçok Müslüman gibi O da  laik-kemalist , fetö yargı ve basını el birliğiyle mahkum ettirilipp ağır cezalara çarptırdığı insanlardan birisi…1994 yılında İzmir'de yakalanmış..  Jet hızı ile 1995 yılında idam cezası  verilmiş. İdam olmadığı için hüküm müebbet hapse dönüştürülmüş.  15 gün boyunca , en ağır işkenceleri görmüş. İşkence altında konuşmaması, savcı tarafından  örgüt üyesi olduğu şeklinde değerlendirilmiş.    4 şahit olmasına rağmen  hâkim onları mahkemeye davet etmemiş. 12 kardeşler ... En küçükleri Abdüsselam … İçeri girdiğinde 18 yaşında idi…

 

Abdüsselam Durmaz, siyasî iradeden af istemiyor; yeniden âdil bir şekilde yargılanmak istiyor...

 

Abdüsselam Durmaz, İslamî camianın ve  basının 28 Şubat Mahkumlarına olan ilgisizliğinden şikayetçi…

 

Cezaevini gerçek manada kendisine medrese edinmiş bir genç..

 

Annesini cezaevindeyken kaybetti.. Yaşlı babası  fani dünyadan ayrılmadan önce evladına özgür bir şekilde sarılmak ve hasret gidermek istiyor…

 

 

Abdüsselam Durmaz’ın 93 yaşındaki babası Ahmet Durmaz, “ Oğlu’nun 15 gün boyunca işkenceye uğradığını söylüyor.. O dönem yaşanan tüm karanlık olayları Müslümanların üzerine yıktıklarını ifade ediyor… Olayın içinden FETÖ’nün çıktığını söylüyor . Yürüyemediği için artık oğlunun görüşüne gidemiyor… Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan  tek ricası, ölmeden önce oğlunun  özgürlüğüne kavuşmasını görmek. Bir daha asla 28 Şubatlar gelmesin diyor,  yaşlı baba…

 

 

Kendisi henüz içeriden çıkmadan, cezaevinden bir bir kitapları çıkıyor. “Son Nişanlı”, "Lanetli Duvar", "Duhanın Terazisi”… Dört ciltten oluşacak Evrenin Kitabı/İLMA eseri, Timaş yayınları tarafından, Türk edebiyatının öncü epik fantastik roman dizisi olarak tanımlanıyor.

 

Yazar Abdüsselam Durmaz,bir taziye için cezaevinden izinli çıktığında,  Hertaraf Haber’e, yaşadığı mağduriyeti ve kitaplarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu…

 

Abdüsselam Durmaz ve Ağabeyi Tevfik Durmaz’ın hertaraf.com’a yaptığı açıklamaları ilginize sunuyoruz

 

O yaşadığınız karanlık dönemden ve kendinizden bahsedebilir misiniz?

 

Çocuk, genç, yaşlı, kadın demeden dindar insanlara yönelik topyekûn bir saldırının yaşandığı ve özellikle 90’lı yıllarda başlayan ve 28 Şubat’la tavan yapan bu karanlık ve zalim dönem, birçok dindar insana ağır mağduriyetler yaşattı. Ben de o karanlık dönemlerde, birçok Müslüman gibi laik-kemalist, fetö yargı ve basının el birliğiyle mahkum edip ağır cezalara çarptırdığı insanlardan biriyim. Yaşadığımız o karanlık dönem, adaletin esamisinin okunmadığı; laik kemalist kesimin ve fetö’nün basınıyla, askeriyle, sivil dernekleriyle, üniversiteleriyle; Vural savaş, Yekta Güngör Özden, Nuh Mete Yüksel gibi militan hukuk insanlarıyla dindar avına çıktıkları karanlık bir dönemdi. Başörtüsüne hiçbir tahammülün gösterilmediği, bir çok Müslüman bayanın okulunu bırakmak zorunda bırakıldığı; dernek, tarikat, parti vb. gibi bir çok İslami yapının basit sebeplerle ve kumpaslarla kapatılmaya çalışıldığı; İslami çevrelerin örgüt diye içeriye tıkıldıkları; Müslümanlar için karanlık bir dönemdi o dönem….

 

Böylesine karanlık bir dönem ve ağır bir mağduriyete rağmen yılmamışsınız ve içeride güzel işlere imza atmışsınız. Evrenin Kitabı/ İLMA da bu çalışmalarınızdan biri. Bize biraz da çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

 

 

İman eden insanlar olarak Allah’tan hiçbir zaman ümidimizi kesmedik. Hz. Yusuf gibi ümidimizi koruduk. Hep Allah’a dayandık. Hep O’na sığındık. Zindanı, Medrese-i Yusuf-i bildik. Bu süreçte iki üniversite bitirdim. Cezaevi sıkıntılarına rağmen ilmi araştırmalardan, şiir, öykü, roman ve denemelere kadar birçok alanda, kendimizi eğitip, geliştirmeye, hayırlı ve güzel işler yapmaya gayret ettik. Müsbet çalışmalara önem verdik. Evrenin kitabı/İLMA da bu çalışmalardan biri. Tamamen kendi dinî ve millî değerlerimizden neşet eden, İslami epik fantastik bir roman. Dört ciltten oluşan bir eser. İlk üç cilti Timaş yayınları tarafından yayınlanmıştı. Kısmetse dördüncü cildi de önümüzdeki günlerde yayınlanacak.

 

 

Tabii burada gayem; çocuklarımızı ve gençlerimizi, batılı kültürün bir propaganda vesilesi kıldığı HARRY POTTER, Süperman, Örümcek adam vb. gibi batılı değerlerle yaratılan kahramanların etkisinden kurtarıp, kendi inanç ve değerlerimizden neşet eden kahramanlar yaratmaktı. Fantastik alan için oldukça zengin olan coğrafyamızda, bu alanı batının kendi mit, efsane ve dünya görüşüne dayanan eserlerine mahkûm etmememiz gerektiğine inanıyorum. Her alanda olduğu gibi bu alanda da güzel, örnek eserlerle mücadele etmek zorundayız. İLMA da gerek özgünlüğü, gerek derinliği ve hacmiyle ve gerekse yerel olmasıyla hem ülkemizde hem de İslâm dünyasında bu alandaki mücadeleye öncülük edeceğine inanıyorum.

 

Dile kolay 25 yıldır içeridesiniz. Gençliğinizi dört duvar arasında geçirdiniz. Bu süreçte İslami kamuoyunun sizin gibi Mağdur Müslüman mahkûmlara yeteri kadar sahip çıktığını düşünüyor musunuz? Bu konuda İslami camiâya; siyaset kurumuna, basına bir kırgınlığınız, bir şikayetiniz var mı?

 

Onlar için bir anlamı olur mu bilmiyorum ama bu sorunuza “ susarak “ cevap vermek istiyorum.

 

Neden susarak?

 

Çünkü bu süreçte onlar da hep sustu… Ve Hz. Yusuf’u zindanda unutan zindan arkadaşları gibi onlar da bizleri zindanda unuttular ve sustular. Hep yokmuşuz gibi davrandılar. Dünyanın öbür ucundaki mağduriyetlere bile sesini yükseltenler, her nedense burunlarının dibindeki mağdurları görmediler. Veya görmek istemediler. Mağduriyetler uzak oldukça sesler güçlü çıktı, bir bedel gerektirmiyor diye. Ama mağdurlar yakın olunca nedense sesler çok kısık, bir bedel olur diye… Keşke sol parti ve basının kendi mahkumlarına ( Ergenekon, Balyoz, KCK, PKK, DHKPC gibi..) sahip çıktıklarının yarısı kadar bile Müslüman mahkumlara sahip çıkacak cesareti ve vefayı gösterebilselerdi… Çıkmadılar. Onun için bir şey demiyorum. Susuyorum. Ve onları önce Allaha sonra vicdanlarına havale ediyorum.

 

Çok geç belki ama en azından bu mağduriyetlerin bir an önce giderilmesi için neler yapılmalı? Bu konuda neler dersiniz?

 

Bu konuda harekete geçmesi gereken kurumlar belli, İslami basın ve hükümettir. Ama burada asıl muhatap hükümettir. Çok basit bir düzenlemeyle bu mağduriyetleri gidermeleri mümkündür. Önemli olan bu konudaki iradedir. Lakin maalesef İslami basının veya camianın ya da hükümetin bu mağduriyetleri giderme noktasında ortaya koyduğu istek ve çaba pek ümit vermiyor. Birçok kez bu konuda sözler verilmesine ve bu iş halledilecek denilmesine rağmen ( ve her şey bilinmesine, ortada olmasına rağmen) somut hiçbir girişim ve adım görmedik. Bu işin çözülmesi noktasında çok elverişli fırsatlar çıktı lakin yine de hiçbir adım  atılmadı. Hep hasıraltı edildi.

 

 

Göreceksiniz, böyle duyarlı kardeşlerimiz(!) olduğu sürece, bu ülkeye göz diken Fetö’cülerin çoğu bile çıkacak, biz yine içeride kalacağız. Çünkü hep böyle oldu. Sesi olan, gücü olan bir şekilde kendini dışarıya attı. (Ergenekon, Balyoz davalarında olduğu gibi). Ergenekon balyoz davalarındaki herkes suçsuz muydu? Olmadığını bizzat Cumhurbaşkanı bile dile getirdi. O vakit nasıl oluyor da dışarıdalar? Ve nasıl oluyor da onların haksız bir şekilde içeriye tıktıkları Müslümanlar bunca sene içeride olabiliyorlar? Yani bu işin elle tutulacak hiçbir tarafı, hiçbir bahanesi kalmamıştır artık.

 

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

 

Başımıza gelenler, Ashab-ı Kehf gibi inançlarımızdan dolayıdır. Bundan dolayı sabır ve şükür içerisindeyiz her zaman. Biz de Ashabı Kehf gibi genç yaşlarımızda bu davanın şahitleri olduk ve zindan çukurlarına atıldık. İsterim ki, bir gün inananlar da bizim  arkamızdan, onların arkasından söylediklerinin aynısını söylesinler. “…onlar iman etmiş gençlerdi…” diye.

 

 

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Ayşe Nural

02.02.2018

...
İmran

30.01.2018

Bu haber vasıtası ile senden haberdar oldum...içime tarifi zor bir hüzün kapladı...Allah bizleri affetsin...senin ve senin gibi mağdur olan kardeşlerimden dolayı hesabımız kolay olur inşaallah...
Osman Sevim

30.01.2018

Tez zamanda aydınlığı solumak nasip olsun.
Kenan kurban

29.01.2018

Abdüsselam kardeşim selam üzerinize olsun. Hepinizi özgür günlerde kucaklamak duasıyla.Allaha emanet olunuz
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye