28 Şubat Uygulaması Yargı Zulmü Devam Ediyor!
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

28 Şubat Uygulaması Yargı Zulmü Devam Ediyor!

30.12.2017

İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği (Mazlumder ) Hizb-ut Tahrir davalarından yargılanan 78 kişi hakkındaki toplam 450 yıl hapis cezasının onanması ile ilgi basın toplantısı düzenleyerek, Yargıtay 16. Dairesinin itiraz üzerine verdiği karara tepki gösterip, yargı zulmünün devam ettiğini ve bu yanlıştan dönülmesini söyledi.

 

Basın toplantısının açılış konuşmasını Mazlumder Genel Sekreteri Av. Kaya Kartal yaptı.

 

MAZLUMDER Genel Sekreteri Kaya KARTAL: YARGI ZULMÜ DEVAM EDİYOR!

 

Yargıtay 9. Ceza Dairesindeki oluşumun dağıtılması sonrasında siyasi dosyalara bakmakla görevlendirilen Yargıtay 16. Ceza Dairesi son 3-4 ayda başta Hizb-ut Tahrir dosyaları olmak üzere (78 kişiye toplamda 450 yıl ceza) birçok siyasi dosyada cezaların Onanması  yönünde kararlar verdiğini belirten Kartal; Özel Yetkili Mahkemelerin kapatılması ve yaşanan darbe teşebbüsü sonrası oluşan yoğunluk nedeniyle uzun süredir Yargıtay'da bekleyen kumpas niteliğindeki dosyalar, ne hikmetse, hızlı bir şekilde Onanmaya  ve ceza alan insanlar hapsedilmeye başlandığını belirtti.

 

Kaya Kartal, 28 Şubat döneminin Brifingli Yargı Kararlarının İptal edilmesini beklerken, arkasından gelen bu kararın  Müslüman Siyasi Mahkumlar yönünden, yargı uygulamaları bakımından  değişen herhangi bir şey olmadığını göstermiştir diyerek sözlerine şöyle devam etti:  “Yargının son 30 yılı incelendiğinde, Terörle ilişkilendirilmesi düşünülemeyecek çok sayıda kişi ve kurum gerek 28 Şubat sürecinin brifingli yargı kararları, gerekse bugün FETÖ üyeliği iddiasıyla tutuklu bulunan emniyet personeli, savcılar ve hakimlerce hazırlanıp cezalar yağdırılan dosyalar dolayısıyla yıllarca cezaevlerinde tutuldu, yıllardır cezaevlerinde tutuluyorlar,  Hizb-ut Tahrir özelinde yargının durumuna baktığımızda bugüne kadar hiçbir şiddet eylemine bulaşmamış, 60 yılı aşkın bir süredir aynı düşünceyi aynı yöntemlerle savunan ve siyasi bir mücadele ile  yürüten bir parti ile karşı karşıya olduğumuzu görebiliriz. Bu partinin çalışma metodu ve fikirleri değişmemiş olmasına rağmen son 30 yıl içerisinde  bir dönem “yasadışı örgüt”, daha sonra “silahsız terör örgütü” ve nihai mahkeme kararlarında ise “silahlı terör örgütü” olarak anıldığını görebiliyoruz. Bu durum ortada ne kadar keyfi ve sübjektif bir süreçle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.”

 

Mazlumder Genel Sekreteri Av. Kaya Kartal; 28 Şubat soğuğunda ve paralel yargı kumpas süreçlerinde bir şekilde düşman ceza hukuku çerçevesinde yargının bu zulmü belli bir mantıkla açıklanabileceğini, ancak gelinen bu noktada  yaşadığımız sorunun ; bunca  değişim ve dönüşümlere, 28 Şubatçıların müebbet hapis cezasıyla yargılanıyor olmalarına, paralel yargıyı inşa edenlerin tutuklu ya da firari olmalarına rağmen ve bu süreçlerde verilen kararlara halen itibar edilmesinin olduğunu belirtti. Kartal; Bugün çok sayıda insan kendisine operasyon yapan, ceza isteyen ve ceza veren polis, savcı ve hakimlerle aynı cezaevlerinde yatmakta olduklarının da altını çizdi..

 

Yapılan Basın Toplantısına Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ve Mustazaflar Cemiyeti İstanbul Şubesi Başkanı Mehmet Eşin katıldı.

 

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar, basın toplantısında Yargıtay’ın vermiş olduğu kararı  eleştirerek, Hizb-ut Tahrir’in silahlı terör örgütü olmadığını ve üyelerinin de hiçbir silahlı eyleme katılmadığını belirtti.

 

BİZİ YARGILAYANLAR BUGÜN FETÖ’DEN İÇERİDE..

 

Kar açıklamasında; “Yargıtay 78 kişi hakkında cezaları onadı. Ancak örgüt üyeliği suçundan aynı dosyada yer alan 10 kişi hakkında bozma kararı verdi. Bu nedenle karar çelişkilerle doludur. 2000 yılından bu yana yaklaşık 400 kişi hakkında dosyalar hazırlandı. Toplamda 700 yılın üzerinde cezalar istendi. Yaklaşık 100’ün üzerinde arkadaşımızın dosyası Yargıtay’da görülüyordu. Bunlardan 78’inin cezası onandı. 25 kişi hakkındaki dava ise Yargıtay’da halen karar aşamasında. Yargıtay paket halinde iki ay içerisinde Türkiye genelindeki bütün dosyalar hakkında karar vermiş. 16. Ceza Dairesi’nde bir üye yargıç konuyla alakalı karşı oy kullanmış. Hizb-ut Tahrir’in yasalara göre terör örgütü olmadığını söylüyor. Yargının Müslümanlara karşı düşman ceza hukuku tavrını bırakması gerekiyor. Biz Türkiye’deki rejime Müslüman kimliğimizden dolayı muhalefet oluşturuyoruz. Hükümetin politikalarını eleştiriyoruz. Ancak bu bizim suçlu olduğumuzu kanıtlamaz. Suçun tanımı yapılmış ise o suçu işlemediğimiz sürece suçlu olarak kabuk edilmememiz gerekir. Dün Hizb-ut Tahrir dosyasından yargılama yapan kişiler FETÖ adıyla cezaevine girdi. Ancak onların hazırladığı dosyalar üzerinden kararlar veriliyor. Hizb-ut Tahrir dosyasındaki arkadaşlarımız mağdurdur” dedi.

 

Mahmut Kar, Emniyetçe verilen bilgi notları da dâhil olmak üzere mahkemelere sunulan tüm bilgi ve belgelerin de gösterdiği gibi Hizb-ut Tahrir’in şiddete bulaşmadığına ve mahkemelerin de bu yönde verilmiş kararlarının olmasına rağmen Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin içtihat kararlarıyla Hizb-ut Tahrir üyelerinin mahkûm edildiğini ifade etti.

 

Özgürder Başkanı Rıdvan KAYA: 28 Şubat’a Benzeyen Yargı Kararları Son Bulsun!

 

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya da Müslümanların maruz kaldığı yargısal süreçlere değindi ve Fetö yargısı gibi bir bahanenin artık geçerliliğini yitirdğini ve bu bahanenin arkasına sığınılmaması gerektiğini belirterek:  “İster “Kemalist yargı” denilsin isterse de “FETÖ” yargısı denilsin, ne şekilde ifade edilirse edilsin dünden bugüne Müslüman kardeşlerimizin çeşitli yargısal zulümlere maruz kaldığının görüldüğünü mağduriyetlerin sürekli devam ettiğini, 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetlerin sona ermesini beklerken -Hizb-ut Tahrir örneğinde olduğu gibi- yeni mağduriyetlerin yaşandığını “belirtmek isterim dedi..

 

İktidar sahiplerinin mağduriyetlerin giderilmesi noktasında bir inancının olmadığını söyleyen Kaya, aslolanın İslamî camianın olayları örtbas etme tavrından vazgeçip vicdanla, hak, hukuk ve adalet anlayışıyla bu olayları gündemleştirmesi ve bu dünyada da ahirette de hesap vereceklerini kendilerine hatırlatmaları gerektiğini belirtti.

 

Mustazaflar Cemiyeti Başkanı Mehmet Eşin : Devlet Hafızasının Yenilenmesi gerekir

 

Mustazaflar Cemiyeti İstanbul Başkanı Mehmet Eşin ise konuşmasında; “Bugün Hizb-ut Tahrir’i konuşuyoruz, dün Hizbullah’ı konuştuk, ondan önce İslamî Hareket’i konuştuk, seneler önce İstiklal Mahkemeleri’nin kararlarını konuştuk tartıştık. Ardından askeri mahkemeler DGM’ler, Ağır Ceza Mahkemeleri, Özel Yetkili Mahkemeler… Sağcısı geldi, solcusu geldi fakat hiçbiri bağımsız olmadı-olamadı” diyerek başladığı konuşmasını bu haksız soruşturmaları yapan polislerin, yargılamayı yapan hâkimlerin şuan tutuklandığını ve bu kararın verildiği mahkemelerin kapatıldığını zira haksız kararlar verdiğinin anlaşıldığını, fakat kapatılan mahkemelerce verilen bu haksız kararların devlet hafızası silinmediği için infaz edildiğini, onandığını dolayısıyla en azında adaletle hüküm verilebilmesi için önceden gelen devlet hafızasının silinerek yeniden yargılanmaların yolunun açılması gerektiğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

Bu makale 793 defa görüntülendi.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye