22 Temmuz 2019 Pazartesi •

2019’un gündemi / Aydın Ünal

05.01.2019

Suriye

Öyle görünüyor ki 2019’da da çokça Suriye konuşacağız.

Suriye krizine müdahil olan tarafların hemen tamamı ülkeyi kimin yöneteceğinde anlaşamasalar da toprak bütünlüğünün korunmasında hemfikirler. Mevcut rejimin üstünlük kazandığı artık tartışılmaz bir gerçek. Muhalifler zor durumdalar, PYD ise er ya da geç kontrol ettiği bölgeden çekilecek. Belki de 2019’da mevcut rejim Suriye’nin tamamını kontrol etmeye başlayacak.

Bu geçişin şiddet içereceği şimdiden görünüyor. Türkiye-PYD arasında ve rejim-muhalifler arasında kanlı çatışmalar olabilir. Sonuçta, 2019, Suriye’de daha çok rejimin geleceğinin, yeni Anayasa’nın, bunlarla bağlantılı olarak göçmenlerin dönüşünün konuşulacağı bir yıl olacak. “İnşallah” diyelim; zira, yeni bir Anayasa’nın konuşulması, toplu katliamların, kimyasal silahların, terör örgütlerinin, mülteci kamplarının, mültecilere yönelik ırkçı saldırıların konuşulmasından yeğdir.

Yemen

Yemen’deki insanlık dramı tahammülü zor bir noktaya geldi. Suudi Arabistan ile İran’ın müdahalesi Yemen’i harabeye çevirdi ve ne Müslümanlar, ne de Batılılar sorunla ilgileniyorlar. 11 milyondan fazla Yemenli acil insani yardıma muhtaç. Yemen’deki trajedinin baş sorumlusu Muhammed bin Selman’ın Kaşıkçı cinayetinin zanlısı olması Yemen’e gözünü kapatanların biraz olsun gözünü açtı ama yokluğun, açlığın, işkencenin, tecavüzün, göçün önüne geçilemiyor. Yemen, 2019’da da gündemimizde olacak. Ne kadar gündemimizde olacağı ise biraz vicdanımıza bağlı.

Filistin

Filistin, her yılın olduğu gibi 2019’un da değişmez gündemi. Şartlar değişir mi? Hiç öyle görünmüyor.

2018’de ABD Kudüs’ün İsrail’in başkenti olması tasarısını kabul etti. Yine ABD, Filistinlilere BM üzerinden yapılan yardımı kesti. İsrail Parlamentosu, İsrail’i “Yahudi Ulusunun Devleti” olarak tanımlayan yasayı kabul etti. Bu ve benzeri gelişmeler neticesinde Gazze’de Büyük Dönüş Yürüyüşü başladı ve onlarca Filistinli İsrail askerleri tarafından keyfice katledildi. Yaralılara yardım için çırpınan Rezzan hemşire de şehit olanlar arasında.

2018’de BM’de en çok kınanan ülke İsrail oldu. 2018’de İslam dünyası Filistin’i yine sadece uzaktan izledi. Daha da kötüsü, Suudi Arabistan ile İsrail arasında bir yakınlaşma olduğu haberlere yansıdı.

Normal şartlar altında 2019’da Filistin için güzel haberler ufukta gözükmüyor. İsrail’deki hükümet krizleri Filistinlilerin şartlarını daha da zorlaştırabilir. Allah’tan umut kesilmez; gözümüz, gönlümüz ve dualarımız 2019’da da Filistin’le olacak. Kim bilir, belki bir Selahattin çıkar, her şey bir anda değişir.

31 Mart Seçimleri

2019’un ilk 3 ayında 31 Mart Yerel Seçimleri gündemi işgal edecek. 16 yıllık deneyim, 31 Mart akşamında da sonuçları az çok tahmin etmemize imkan sağlıyor. 2023’e kadar yeni bir seçim olmayacağı için Türkiye 31 Mart’tan sonra artık gerçek gündemlerine yoğunlaşabilir.

Ekonomi

Ekonomi 2019’da Türkiye’nin en öncelikli gündemi olacak. Ekonomi hızla toparlanıyor ancak kalıcı bir iyileşme için daha fazla reforma, daha radikal kararlara ve daha fazla “güven artırıcı önlemlere” ihtiyaç olduğu da açık.

Terörle Mücadele

Türkiye terörle mücadelesinde 2018’i tarihi başarılarla kapattı. 1984’de başlayan PKK terörü ilk kez 2018’de en ağır darbesini, en somut gerilemesini yaşadı. Milli silahlar, FETÖ’cü teröristlerden arındırılmış ordu, siyasi kararlılık ve diplomatik çabalar terörün geriletilmesinde etkili oldu. 2019’da kararlılığın devam edeceğinde şüphe yok. Ancak, Suriye kuzeyinde PKK/PYD’ye yönelik bir operasyon, PKK’nın ölüm-kalım meselesi olacaktır ve PKK saldırılarını Türkiye içine yaymak için her yola başvuracaktır. Güvenlik ve istihbarat birimlerinin hiç gevşemeden mücadeleyi sürdürmesi inşallah eylemlerin önüne geçecektir. 2019’da Suriye krizinde iyileşme olması, Türkiye-Irak ilişkilerinin daha da ısınması, AB’nin ve ABD’nin teröre desteğini bitirmesi PKK’nın sonunu getirebilir. 2019 terörle mücadelede bir milat yılı olabilir.

FETÖ ile Mücadele

FETÖ 2019 yılının da gündeminde olacak, olmak zorunda.

2013 sonunda başlayan, 15 Temmuz 2016’dan sonra hız kazanan mücadele artık belli bir noktaya geldi. Mücadelede kararlılığın muhafaza edileceğine şüphe yok ancak suç-ceza orantısının daha hassas kurulması ve adaletin herkes için tesis edilmesi 2019’un beklentileri arasında.

Siyaset

2019’da siyaseti kuşkusuz 31 Mart seçimleri şekillendirecek. CHP’de Kılıçdaroğlu koltuğunu koruyabilecek mi? İP varlığını sürdürebilecek mi? Cumhur İttifakı devam edecek mi? HDP kendisini yenileyebilecek ve bitmekte olan terörün etkisinden kendisini kurtarabilecek mi? Bu soruların yanıtını da Nisan’dan itibaren göreceğiz.

 

3.1.2019 / Yenişafak

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye